4 Kasım 2010 Perşembe

Youtube; aç-kapa musluğu!

Youtube'un ülkemizde iki gün boyunca erişim yasağının kalkması ile ülkemizin gençleri arasında adeta bayram ilan edilmişti. Hatta ben de 'sonsuza dek genç kalmak üzere gençlik iksiri içmiş ARIZA ADAM' olarak, onlarla birlikte aynı bayramın coşkusunu yaşadım o iki gün. Bir adet daha ARIZA ADAM kanalı açtım youtube'da ve arka planına en iğrenç, depresif bakışlı bir fotoğrafımı döşedim. Yeni videolarımı da oraya hemen eklemeye giriştim.

Ama gel gör ki; internet kanun lugatı yine tersten okundu ve internetin en yaygın video platformunda yaşanmış olan iki günlük bu özgürlük rüzgarından sonra bugün yine siteye erişimin kapatıldığı haberini aldık!?

Bu seferki sebep başkaymış efendim! Baykal'ın aksiyon sahnelerinin bu siteye sızmış olmasıyla birlikte Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesi youtube'a girişi engelleme kararı almış.
Buyrun bur'dan yakın!.. Ya da hiç yakmayın da; mum "süs" olarak yatağınızın yanında durmaya devam etsin. Sadece yatmadan önce bir kere muma bakıp, duanızı edin ve uykuya dalın!

Bol bol rüya görün. Rüyanızda yemyeşil çimenlerde ve güneş ışığı altında özgürce(!) koşun. Ama sakın ola o mumu yakmayın! Lakin mumun fonksiyonu; onun karanlık gecelerinizi aydınlatması değil, süs olarak evinizin dekorasyonunu tamamlamasıdır!

E biz şimdi o kadar çok sevinmiştik ki 'Youtube yeniden açıldı' diye... Ve bu güzel tat öyle bir kursağımızda kaldı ki bu yeniden yasaklanma olayı ile ; vallahi ne yapacağımızı şaşırdık be kardeşim?!

Yani bugün bir siyaset büyüğümüz olan Baykal'dan dolayı kapattık; canı sağolsun! Eh yarın belki yine açarız siteyi erişime. Nedir ki?.. Açarsın, kaparsın, açarsın, kaparsın. Taharet musluğu mübarek! Ama bu sefer de belki 'hatun bir siyasî büyüğümüzün' g-stringli görüntüleri düşer internete ve yine kapatıveririz o güzelim paylaşım platformunu erişime!? Olur mu, olur yani!

Tamam, anladık kişisel haklara ne kadar saygılı olduğumuzu da; yarın-öbürgün benim, yani ARIZA ADAM'ın bir bayanın ayaklarını ve naylonlarını elle, suyla ve kremle bakıma(!) aldığı korsan çekimleri, kendi iradesi ve onayı dışında
internete düşse; ben de bir Türk Vatandaşı olarak dava açsam, suç duyurusunda bulunsam, youtube'a erişim benim onurum adına da kapatılacak mı?..

Bu ülkede yaşayan her görevden, her mevkiden insanın haklarının eşit olduğunu biliyorum?..

Bakkal Hasan Efendi, tam da mart ayı gelip, hormon krizine girdiğinde; o büyük buzdolabının arkasında bir acele, bir bayanla çok önemli ve yakın iş görüşmesi halindeyken görüntülense ve internete sızsa, kendisinin kişisel haklarına tecavüzden dolayı da kapatabilecek miyiz youtube'u?..

Kasap Memet Efendi de insan sonuçta?.. Adam dellenmiş bir kere ve yan şubesi olarak değerlendirdiği sevgilisi Ayşen'i arka soğuk depoya bir güzel kapatıp, orada asılı etlerin kanlı ve lop lop, romantik manzarasına karşı onun kaba etlerini kantara koysa ve 'kaç kiloymuş' diye el yordamıyla araştırmalara dalsa, ertesi gün de onun bu görüntüleri internete sızsa; kendisinin de kişisel hakları için youtube kapatılabilecek mi yeniden?

E o zaman hiç açmayalım en iyisi biz bir daha bu siteyi erişime, çünkü bizim toplumumuzdaki her insanın da gözlerden uzakta bir dünyası elbette vardır veya bunun olması hakkı hepsinde vardır ve bu gerçekler eninde-sonunda gün ışığına çıkacaktır.

Peki, acaba bizde "youtube" deyince akla artık sadece onun-bunun yatak odası mı geliyor? Çünkü en genel ve kolay kapatma sebebi bu olabilir iyice bir olay üzerine düşününce. Yani sonuçta her erkek ve her kadın sevişiyor hayatının bazı zamanlarında, değil mi?!

Şöyle bir önerim var o zaman:

"Youtube" isimli, dünyanın en büyük video paylaşım sitesi, bizlerin yatakodası sırlarımızı uluorta açık etme riski içerdiğinden, yani kirli çamaşırlarımızı ortaya dökme riski içerdiğinden, diğer hangi konularda insanlığa yararı olursa olsun, yine de bir daha girilmemek üzere, kapatılmıştır!


ARIZA ADAM
Ömer

---------------------------

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder