İnsan insan sevmeli
Nefret köyden gitmeli
şaştın mı haline şimdi
geldi çattı midene!
Olmaz böyle bereket
zengin sofrasında sebze-et
şaştın mı haline şimdi?
bildiğin yolda devam et!
İnsan insan sevmeli
adam olanı bilmeli
Nefret köyden gitmeli
kurtul ya da devam et!..
Gerçek bacayı sardı
başla ayak karıştı
şeytan fena kaşındı
Nefret köyden gitmeli.
Ömer Dalman
ARZ
nefret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nefret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Temmuz 2020 Perşembe
13 Mart 2018 Salı
Kendimden bildim
En büyüğünü darbenin
dibimden gördüm.
zehirlenmiş meğer kanım
su diye içtim de
yine şükrettim...
Yalan beyanla
yargısız infazla sıkıldı kafama
o karanlık kuyuyu ben
dibimden gördüm.
Yalandan bıraktılar çiçeklerini
tıpkı diğerlerine yaptıkları gibi
çoktan gömmüşlerdi halbuki
kusmadım yine de nefreti
Rabbimden bildim.
Ya zehirliydi zaten kanım
ya da sonradan ekmişlerdi
okşadım ellerimle o tohumları da
kendimden bildim.
Arıza Adam
Ömer Dalman
13.03.2018
dibimden gördüm.
zehirlenmiş meğer kanım
su diye içtim de
yine şükrettim...
Yalan beyanla
yargısız infazla sıkıldı kafama
o karanlık kuyuyu ben
dibimden gördüm.
Yalandan bıraktılar çiçeklerini
tıpkı diğerlerine yaptıkları gibi
çoktan gömmüşlerdi halbuki
kusmadım yine de nefreti
Rabbimden bildim.
Ya zehirliydi zaten kanım
ya da sonradan ekmişlerdi
okşadım ellerimle o tohumları da
kendimden bildim.
Arıza Adam
Ömer Dalman
13.03.2018
Etiketler:
affetmek,
aile,
aile bağları,
arıza adam şiir,
iyi niyet,
kin,
nefret,
şiir
23 Mayıs 2011 Pazartesi
1 Aralık 2010 Çarşamba
ARIZA ADAM hesap soruyor
Hayranlarım; beni avradımın bile elinden büyük ölçüde aldılar ve bundan çok da memnunum. Hayranlarım; beni, gerçek, merkezdeki felsefemle, bütün tepkilerimle beni kalplerine alıyorlar. Diğer taraftakiler sadece düzgün duruşumu 'ben' zannedip, azla yetiniyorlar. Onlar beni suya sabuna dokunmadan sevenler. Hayranlarımsa; beni sorgusuz, bedenimi ve geçmişimi bir kenara itip, ana rahminden çıkmamış, topraktan doğmuş olan Arıza Adam kişiliğimle her türlü sevenler...
Bu düzene ve kokuşmuş rutinlerine kendilerini büyük ölçüde maledip, benle geçmişimde birlikte olanlar doğal olarak Arıza Adam'dan utananlar, ona destek vermeyenler, aralarında "Yahu Ömer'e ne oldu böyle allahaşkına?!" diye hayret dedikodularıyla sabah kahvelerini yudumlayıp, sonra sıradan kalıplaşmış kişiliklerine gömülüp, kaybolanlar...
Onlar düzgün duruşlarının tersine, tariflerini bu hayatın onlara şart koştuğu kılişelerin merceğinden yapanlar... Yani sistemin zavallı kurbanları, fosiller, sonsuzu yakalayamamış ruhlar... Genelde bedenleri için yaptıkları bütün yatırımlara, emlaklara, paraya ve arabalarına güvenenler... Tabii öldükten sonrasına hiç pirim vermeyenler, ama bir yandan hayatta zorluk çektikleri günlerde imana gelip, Allah'a yalvaran yalancılar... Aslında görmedikleri hiçbir şeye asla inanmayan gafiller...
Bense, önce kendi içsel boyutlarımı keşfedip, kendi ışığımda yükselip, ellerime ruhumun o gizemli topunu alıp, şekilden şekile girebilen Arıza Adam... Sizlerin bilge yaramazı, bilge ahlaksızı, arlanmazı... Aslında yüzde yüz bir iman ve enerji topu... Sevdi mi, kalpten seven ve karşısındaki en derin yerlerine işleyen, sosyal olarak yalnız, ama dışarıdaki taşla bile konuşan, onda Allah'ı bulan, o taşla O'nun huzurunda dertleşen bir çilekeş...
Onlar düzgün duruşlarının tersine, tariflerini bu hayatın onlara şart koştuğu kılişelerin merceğinden yapanlar... Yani sistemin zavallı kurbanları, fosiller, sonsuzu yakalayamamış ruhlar... Genelde bedenleri için yaptıkları bütün yatırımlara, emlaklara, paraya ve arabalarına güvenenler... Tabii öldükten sonrasına hiç pirim vermeyenler, ama bir yandan hayatta zorluk çektikleri günlerde imana gelip, Allah'a yalvaran yalancılar... Aslında görmedikleri hiçbir şeye asla inanmayan gafiller...
Bense, önce kendi içsel boyutlarımı keşfedip, kendi ışığımda yükselip, ellerime ruhumun o gizemli topunu alıp, şekilden şekile girebilen Arıza Adam... Sizlerin bilge yaramazı, bilge ahlaksızı, arlanmazı... Aslında yüzde yüz bir iman ve enerji topu... Sevdi mi, kalpten seven ve karşısındaki en derin yerlerine işleyen, sosyal olarak yalnız, ama dışarıdaki taşla bile konuşan, onda Allah'ı bulan, o taşla O'nun huzurunda dertleşen bir çilekeş...
İşte beni gerçekten ilgi ile izleyip, konularımda özel mesajlar bulan ve benim içimdeki o yaramaz bilge çocuğu gerçekten sevenler; asla benden utanmayanlar... Tersine kendi içindeki tepkileri dile getirdiğimi, yapamadıklarını ayan-beyan yaptığımı söyleyenler... Arıza Adam'ın yüzde yüz dert ortakları, gönül dostları...
Unutmayın; gönül dostluğu aradaki zamanı-mekanı ortadan kaldırır. Benle gönül dostu olmanız için asla geçmişimde yer almış olmanız veya çirkin rutinlerim sırasında benle yalancı kader ortaklığı yapmış olmanız gerekmez. Yaşanan o tarz geçici dostluklar, dönemler kapandıkça sabun köpüğü gibi ortadan kaybolurlar. Bunlar yalancı yoldaşlıklar, kokuşmuş ruhların çaresiz tutunuşları yanındakilere...
Unatırmış bazıları Arıza halimden. Açıp izlemezlermiş bile veya çaktırmazlarmış izlediklerini. Yeteneklerime içten içe hayran kaldıkları halde ve kendileri hayatı yönlendirme adına ortaya hiçbir şey koyamadıkları halde, yine de kendilerini benim gibilerin üzerinde görürlermiş; umrumda mı?!.. Onlar denizdeki kumlar, yol kenarında birikmiş çakıllar, mıcırlar... Yol bittiğinde asla bakmayı aklınıza getirmeyeceğiniz geçici işaretler... Üzerlerine basılıp yükselinen basamaklar...
Kendimden çekinerek, sürekli görgü kuralları ve iş disiplinine uyarak yaptığım şeyler sadece rutinlere ve maaşa bağlı kaldı ve bana hiçbir şey kazandırmadı. Ama kuralları kırdığım noktada Arıza Adam kimliğim beni sadece bir yılda sizlerle kucaklaştırdı.
Kararı siz verin dostlar; ben halimden nasıl utanırım?.. Bu halimden, Arıza Adam'dan utanan kokuşmuş eskiler, fosiller benim koskoca kitlendem de mi utanıyorlar? Onlar çok mu üstteler? Halk çok mu alt tarafta?..
Onlar bu topraklarda denizde kum... Bizse toprağın bütünüyüz. Ve ben; bu toprakların kokusunu katıksız içime çekerek, ortak dertleri, çilekeşlikleri, ezilmişlikleri kendi içinde yaşayan, hinlenen, kinlenen, hesap soran ARIZA ADAM!.. Tamamen size yakın, sizden ve hesap soran...
Onlar tabii ki beni sevemezler ve benden çekinirler. Çünkü yalanların üzerine oturup, onları kıçlarıyla örterler.
Ben; onların kıçlarının rahatını bozacak kadar açık ve detaycı, araştırmacı bir çığırtkan!.. Ve asla rahat edemeyecekler, çünkü ben her zaman burada olacağım!
Ben; onların kıçlarının rahatını bozacak kadar açık ve detaycı, araştırmacı bir çığırtkan!.. Ve asla rahat edemeyecekler, çünkü ben her zaman burada olacağım!
O zaman onlara buradan hepbirlikte lütfen koyalımmmmm!
Bu bağlamda lütfen bu videomu bir daha izleyelim:
http://video.mynet.com/ari zalarmeclisi/ARIZA-ADAMDAN -velilere-tepki/1027106
http://video.mynet.com/ari
ARIZA ADAM
Ömer
Etiketler:
akraba,
arıza adam,
arıza yazılar,
arkadaşlar,
hesap,
kin,
nefret,
ömer dalman,
sülale,
yakınlar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)