26 Eylül 2013 Perşembe

Facebook'daki şiddet meraklıları


Nette, feyzde, internette, bazıları profillerinde ve kapaklarında aşırı uç, aykırı, şiddet ve korku öğeleri içeren resimler kullanıyor. Hatta bunu, kendilerini ifade eden en öndeki öğe haline getiriyor.

Bense onlara hep aklımdan hep şu soruyu soruyorum:

Gerçekten korku ve şiddetin felsefesiyle uğraşıyor musun? Bu konularla ilgili geçmiş araştırmaları inceliyor ve yazıp çiziyor musun?.. Ruhunda gerçekten şiddet ve korkunun izleri ve özleyişi var mı? O eklediğin resimleri kendi ruhunda kabulle yaşıyor musun? Yani sen de ruhen korkunç musun, yoksa sadece diğerlerinden farklı görünmek ve dikkat çekmek için, sadece bir materyel olarak mı o resimleri paylaşıyorsun?

İşte cevaplanması gereken en önemli soru bu...

Belki de bir anlamda hem kendine, hem başkalarına karşı yalancısın?..


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

25 Eylül 2013 Çarşamba

Para kimde, iman kimde

Ödül varmış gibi sonunda
hep yoğunuz a.. koyayım.
bedeni eskitiyor
zamanı geçiriyoruz
bir iki kazanç yanına kâr...
sona yakın edilen dualar
panikleyen imanlar...

Alınca demiri sonra dünyadan
bir telaş bütün gafillerde...

Yanılma insanoğlu!
kaptırma kendini kokuşmuş döngüye.
Bir dur, düşün en azından
ruh denen şey neden üflendi bedene...

Boş ne dese Arıza Adam
hep verirler çocukluğuna, deliliğine
ama bilir misin
hiçbir zaman belli değil
para kimde, iman kimde?..


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

23 Eylül 2013 Pazartesi

Salaklar


Beni tanıyıp da hâlâ
körlüğü, sağırlığı sevmediğimi bilip de hâlâ
fişimi doğru yere taktığımı
aracılardan, maddeden nefret ettiğimi bilip de hâlâ
kör bir çobanın eteklerine sımsıkı tutunup
çukurdan yukarı baka baka
bana gökleri öneren salaklar...

Alemleri, gökleri görmeyip hâlâ
mesajı kıçından anlayıp Yaratan'dan
oto boka takıp kuş beyinlerini
bir de ukalalık yapan salaklar...

Bir ömrü çobanın peşinde tüketip hâlâ
ağacı, çiçeği, taşı-toprağı dinlemeyen
kör, sağır, tekdüze moronlar...

Rotamı bilip de hâlâ
kayarken bastıkları topraklar altlarından
ne bok yediklerinden bihaber
gözlerini toprağa dikmiş aptallar...

Hala ne konuşursunuz bana
sizi gidi gafiller, salaklar...


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

8 Eylül 2013 Pazar

Çocuklar çaresiz


Erkeği içiren kadındır
içindeki arslanı uyandıran dırdırdır.
dayandı mı bıçak kemiğe
susması kadının en iyi akıldır.

Nice aileler dağılmış yirmi yıllık, otuz yıllık.
arada kalmış zavallı çocuklar çaresiz.
İki yetişkinin gurur savaşında
hep zavallı çocuklar yenik, kimsesiz...

Bir nebze iman olsa gafil gönüllerde
izin verirler mi?
Bir çift güzel söz, tek bir güzel bakış
geçmiş savaşları barışa bağlamaz mı?

Kadının o son çaresiz gururu
erkeğin son umut çırpınışları
arada mahfolan çocuğun çığlıkları
imanlı yetişkine aklı çağırmaz mı?

Hep böyle biriktirilmiş kin
çözülmemiş hesaplar
gelir dayanır kapına en sonunda
en ağır son bildirilerle
sonuç ister sizlerden.

seçim anı gelip çattığında
son vermiyorsan savaşa
yüzünde o eskimiş gülümseme yeşermiyorsa
yine amansızca kuşanıyorsan erkeğine savaş aletlerini
yıkılacak bir aile daha
bozulacak Allah'ın huzurunda verilmiş o söz
ve çocuklar yine feryat-figan
yine çaresiz
yine kimsesiz...


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

6 Ağustos 2013 Salı

Bedenim arena

Gecenin karanlığında
canavar meşalelerin ışığında
bedenim arena...

Çilelerimle mutluluğum karşı karşıya
silahım sadece şarkılar
ve uyku ilacım.
Glagyatör kahrolası çileler
kahvem onunla
ayakta durmak zor karşısında!

Seyirci verecek kararı.

Hafif hafif uyuşmalar
iniyor göz kapaklarım
zafer benim mi olacak bu gecelik de?

Anladım artık
tek başıma hiçbir şeyim.
Şarkılar, uyku ilacım ve sevenlerim...
ancak böyle ayaktayım.

dövüş hep yarım kalıyor
kesemeden gladyatör başımı
sabaha uyanıyorum yine bezgin...

Kaçışımsa kendimi korumak
en azından hayatta kalmak
razıyım korkak olmaya.

Göremiyorum gladyatörü
siliniyor gözlerimden
gecenin karanlığında
bedenim arena...

Yarım kaldı yine dövüş
yine ödlek ben...
seyirci beklemede

şarkılar, uyku ilacım
ve sevenlerim
bu beden sadece size köle...


ARIZA ADAM
Ömer