inanç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
inanç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2025 Pazar

BAZILARI

36PUnB2.md.jpg

Bazıları; hem hayatını yaşarken keskin dini kurallarla Yüce Yaratan Allah'ın bütün emirlerini kabul ederler ve duaları da kendi hayatlarını temiz kılma adına okurlar, hem de "Ne düşünüyorsun Evren hakkında? Sence de dünya insanından başka zeki insan formlu varlıklar da var mı?" diye sorduğunda, işin o tarafına pek de destek vermezler. Hatta nedense dünya insanı dışında başka insan türleri olduğu gerçeğine aslında içten içe inanmazlar. Ama Kuranı Kerim'de geçen 'yerdeki ve göklerdeki zeki varlıklar' sözlerini ısrarla hatırlattığınızda, Kuranı Kerim'e ters düşmemek akıllarına gelir ve tam samimi olmadan da olsa "Tabii, yüz seksen bin alemi Allah herhalde bir tek bizim için yaratmadı." derler! Sonra başlarını yine yere doğru eğip, dünyevi yaşamlarına gömülürler.

Bunun temelde ne kadar politik ve çıkar amaçlı bir duruş olduğunu görebiliyor musunuz? Dini kuralların ana ilkelerine temelde uyarak, aslında kendi cennetlerini garanti ettiklerini düşünen bu tür ruhlar, sonsuz olasılıklar gerçeğine ve yaratılışa aslında hiç katkıda bulunmayan bireylerdir bence.

Düşünsenize; koca bir ömür yaşıyorsunuz ve kafanızı bir kere olsun hayallerle de olsa gökyüzüne doğru çevirmiyorsunuz! Böylesi tekdüze ve sıradan bir hayata tahammül ettikleri için bu ruhları kutlamak lazım!..


Ömer İlhami Dalman
AZRL

7 Mart 2025 Cuma

Neden Dua ediyorsun?

3K0u9Re.md.jpg

Neden dua ediyorsun?

Haydi şimdi kendine ve bana karşı dürüst ol ve sana soracağım soruya cevap ver.

Yüce Yaratan Allah'a zaman zaman ellerini açıp dua ettiğinden eminim. Tabii inanmayanlara değil bu sözlerim. Sürekli buradaki hayatına dair şeyler için mi O'na dua ediyorsun, yoksa daha üst katmanlara yönelik bir şeyler de istiyor musun dualarında?..

Sen hangi sınıftansın?..

Dualarında; "Allahım; bana, evlatlarıma ve akrabalarıma sağlık, şifa ve mutluluk ver. O hayal ettiğim kocaman evi almamı, hayalimde beş yıldır barındırdığım Mercedes arabayı almamı sağla. Kurmayı istediğim büyük işimi gerçek kıl ve bereket, para bana aksın." mı diyorsun? Yoksa daha farklı bazı isteklerin de oluyor mu gücü her şeye kâdir olan Yüce Yaratan Allah'tan?..

Şunun gibi örneğin:

"Allahım; mevcut hayatımı konforla sürdürebilmem için bana yeteri kadar bereket, sağlık ve huzur ver. Bunun yanında sana daha yakın olmayı, seni biraz olsun anlamayı, ruhumun gizemlerine tanık olmayı ve bahşettiğin sonsuz gücümü bu yaşamda ortaya çıkartmayı diliyorum senden. Kapalı olan farkındalıklarımın açılmasını ve sonsuz bir varlık olarak yaşamıma devam etmemi sağla. Bana bu gezegen şartlarının ötesinde bir varoluş hali bahşet."...

Sen bu iki sınıftan hangisine ait bir insansın? Dualarında ve isteklerinde dünyevî bir titreşimdesin, yoksa sonsuzluğa el uzatmak isteyen bir seyyah mısın?

Sor kendine şimdi. Bunu şimdi sor ve cevabını da kendine söyle...


Ömer İlhami Dalman
AZRL

7 Haziran 2022 Salı

İnan!

Emirle, korkuyla değil
sevgiyle, aşkla güzel iman.

Aksini söyleyip inandırmışlarsa seni
sonunda kazancın az olacak inan!..


AZRL

1 Nisan 2022 Cuma

Mutluyum Rabbim

Rüyalarla besleyen
Gerçeklerle aydınlatan
Neşemle eğlendiren Rabbim...

Olaylarla sınayan
görevler yükleyen
çaktırmamamı isteyen
şah damarımdaki Rabbim...

Fazlasını yüklemeyen
sabrımı sınayan
ne yapacağımı bekleyen
uzaktan gülümseyen Rabbim...

Sapmadım yolundan
sandılar yalandan
çocuk gibi gerçek
kendi gibi sonsuz Rabbim...

Uymadım onlara
vermedim ödün
olmadım onlardan
korkmadım Şeytandan
seninle mutluyum
Rabbim...


AZRL

5 Nisan 2021 Pazartesi

Yakışır

Anlamayınca
çözemeyince
emek veremeyince
hüsrana kapılınca
tek yönlü
saldır ey İnsan!
sil bitsin...

Konuşamayınca
isyan edince
ormanları yakarcasına
bitirmek istediğinde
saldır ey İnsan!
yakışır...

Tek göz oda duvarları
erzağı, tahılı, çorbayı
ortak tabakların ılığını
anlamayınca
kızınca
hiç düşünme
devir elinin tersiyle
saldır ey İnsan!
sil bitsin
yakışır!..


ARZ

19 Eylül 2020 Cumartesi

Bu yemek hepimizin

Dert etmeyin, endişelerinizi çöpe atın. Nasıl olsa hepinizin ayrı ve eşsiz renkleri var. Büyük oranda kendi içinize odaklanın ve ol'un.

Kıskanmayın, imrenmeyin, diğerlerinin renklerini de hayranlıkla izleyin, alkışlayın ve içinize dahil edin. O zaman daha da genişlemez misiniz?

Ne yaparsan yap bir diğeriyle aynı olamayacaksın, çünkü birinizin bile bir eşi yok!?.. Sev, kabul et, kucakla ve onu da izle... Kafanda bir yere koymaya ve tanımlamaya çalışma. Sen de o sonsuz Yaratan'ın tam ve eşsiz bir parçasısın. Karşındakini tanımlarsan kendini de sınırlarsın. Tanımlar ilüzyondur ve o an olduğun yerin ölçülerindedir. Sen ölçüleri aşmak ve en yüksek teklik noktasına gelmek için uğraşmalısın.

Kimseyle bire bir bütünleşmeye de ihtiyacın yok. Sadece kendinde kalsan zaten en büyük genişlikte ve sonsuzsun. Ve bu olgunlukla diğer canlarını da kucaklasan yine aynı sonsuzsun, ancak o zaman daha da renklisin.

Bundan daha büyük bir zenginlik var mı?!

O halde sev, kabul et ve alkışla! Olan'ı alkışla!

Bu yemek hepimizin...


Ömer Dalman
ARZ

16 Eylül 2020 Çarşamba

Görmüyor musun?

Görmüyor musun gökyüzündeki buğulanmaları, oluşan ve sonra kaybolan minik bulutsuları?.. En açık havada bile vurulan suluboya darbelerini?.. Mecaza vurma ve aptala yatma! Bu sefer apaçık kendinlesin! Yüzleş ve kaçma!

İşin çok diye mi bakmıyorsun?.. Bakıp da görenleri dinlemiyorsun... 'Hareketleri' gerçekten mi görmüyorsun?.. İşlerin, özelin çok diye mi?.. Yoksa körlüğe devam etmek için onları sen mi çoğaltıyorsun?..

Yarın aynen devam edeceğini mi sanıyorsun? 'Hareketleri' gerçekten mi görmüyorsun?

Kullandın mı duyguları, yoksa yüzeyde mi bıraktın?

Sadece ağladın mı?
Sadece sevdin mi?
Acıya acı mı dedin?
Hüznü çektin mi?
Çekip de yüzeyde mi bıraktın?
Kullandın mı duyguları yoksa sadece yaşayıp geçtin mi?

Hepsini üst üste bindirip neden basamak etmedin Kendin'e? Neden sadece etkisinde kaldın ve tepkiler verdin?.. Mesajı neden almadın?


'Hareketleri' gerçekten mi görmüyorsun?

Görseydin şu an başka şeyleri dert ederdin. Hatta dertten geçip, onları da kendine basamak ederdin. Bazı şeyler sana sadece yaşaman için değil, üzerine basıp daha yukarı çıkman için verilir.


Ömer Dalman
ARZ

26 Temmuz 2020 Pazar

Sadece aracı oldum

Öyle büyük bir güç ki bu; ona aracı olarak katkıda ve yardımda bulunduğun insanların karşısında 'o gücü' üstlenemezsin. Memnuniyete aracı olduğun için şükredersin ve alçak gönüllülükle "Ben sadece aracı oldum. Akışa uy, Yaratan'a güven." dersin.

Öyle bir güç ki bu; onu kendine mal edip omuzlarına yüklemek istemezsin. Sonsuzluğu tek bir bünyede toplayıp, sabitlemek seni eritir. Bu sorumluluğu taşıyamazsın. Detaylarına hakim olamazsın, ama minnet ve şükranla ona aracı olup, burada yaşatabilirsin.

Ben sadece aracı oldum. Akışa uy, Yaratan'a güven...


Ömer Dalman
ARZ

14 Temmuz 2020 Salı

Görmezler

Her şeyi görmek isterler inanmak için.

Kendi içlerindeki sonsuzluğa bir kere olsun teslim olup, oradan açılan pencereden tüm gerçekleri hemen görmeseler bile onların kokusunu çekmeyi hiç düşünmezler. Görmenin, koklamanın ve duymanın ötesinde 'düşünce'nin olduğunu önemsemezler. Çünkü çoğu bilmeden dahil oldukları sistemin düşük titreşim ve yaşam stilini sorgusuz benimsediler.

Görmenin de bir zamanı olduğunu düşünmezler. İnsanlık olarak ortak bilinç titreşim seviyesi yeterli noktaya gelmediği halde, kendilerinde her şeyi bilmeye hak görürler. Bunun yanında bir de, ihtişamla dolu kozmosa ve bilinmeyenlere dalgacı ve eleştirel gözle bakarlar!? Acaba ileri seviye zekaların şu an kendilerine ne gözle baktıklarından haberleri var mı?..

Sonsuz Varoluşun onlara ne borcu var ki; bütün bu ilkel düşük titreşimlerine rağmen özveride bulunup, onlara bütün ihtişamıyla kendini belli etsin?.. Hala derin düşünenlerle ve kozmosdaki yaşam belirtileriyle, inanmadıkları için dalga geçen bir insanlıkken, mucizeleri hayatlarına dahil etmeleri nasıl mümkün olsun?..

Her şeyi görmek isterler inanmak için. Ancak sözüm ona çok yoğun hayatlarında, günde yarım saat ayırıp da kendi içlerini görmezler.


Ömer Dalman
ARZ

22 Haziran 2020 Pazartesi

Görmek şart değil

İnanmak için her şeyi görmene gerek yok. Sen hele bir emin şekilde inan; tüm gerçekler zaten sana sevgiyle yaklaşıp, kendini gösterir. Varoluşun Sonsuzluğunu kendi bilinç sınırlarınla sorgulama ve ona şart koşma! Sen ortaya çok güzel eserler koyan filozof bir sanatçıysan ve karşına gelen yeni bir öğrenci "dediklerine inanırım, ama bana şunu bunu göster öncelikle" dese, onun bütün istediklerini ona hemen sunar mısın?..

Ayrıca 'görmek' de şart değil. İnan...



Ömer Dalman
ARZ

17 Haziran 2020 Çarşamba

Karanlık Diyar ve Papatya

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber iken; her tarafı yeşilliklerle bezenmiş, kadınları erkekleri birbirinden güzel bir diyar varmış.

Sahip olduğu bütün imkanlara rağmen nedense o diyar bir türlü gezegendeki diğer diyarlar gibi rahata ve zenginliğe erememiş. Korkudan, sinmekten, 'başıma kim bilir neler gelir?' diye düşünmekten; doğruları veya bildiklerini kendine saklar olmuş herkes. Gördüklerinin yalan olduğunu bilse bile, orta yere söylemezmiş kimse. Gördüklerinin doğru olduğunu ise yine 'neme lazım' deyip, kendine saklayıp, ayağa kalkıp alkışlamazmış o diyarın insanları.

Böylece artık o diyarda, korkudan, sinmekten, suya sabuna dokunmadan yaşamaktan; gerçeği yaşayamaz olmuş insanlar. O gezegendeki diğer diyarlar gerçekleri ön planda tutarken, bilimde, sanatta ve ilimde ilerlerken; o diyarın insanları sanatta, bilimde ve ilimde insan olmanın hakkını veremediklerinden hep geride kalmışlar. Yalan ve renksiz bir hayat yaşamaya alışmışlar. Yalan Şeytan işi olduğundan; artık bereket de bir türlü onları bulmuyormuş. Çok çalışsalar da; bir türlü zengin olamıyorlarmış. Çünkü o gezegende bereket ve zenginlik, doğruya, dürüste ve masumiyete doğru akmaya yeminliymiş.

Gel zaman, git zaman fikirlerini, bildiklerini ve tepkilerini kendine saklayanların çoğunlukta olduğu o diyarın insanları bir de bu duruma tamamen alışmasınlar mı?! Artık doğruları veya bildikleri herhangi bir şeyi kendilerine bile itiraf edemez olmuşlar!.. Böylece kendi varlık tanımını bile unutan, varoluşun amacını dahi gözardı eden ve yaratılışın kutsallığıyla kendi bağlarını koparan bir birey topluluğu haline gelmişler.

Gök Tanrı, Güneş Tanrısı, Rüzgarların Efendisi, Son Hava Bükücü ve Yüzüklerin Efendisi bir gün bir toplantı yaparak, o diyarı tümden lanetlemişler. Doğru da, yalan da gerektiği gibi hakkını bulmadığından, artık o diyarın bolluğu, bereketi ve mutluluğu bulmaya hakkı olmadığına karar vermişler. Üstüne üstlük; bu başarılarından dolayı Sauron'u, Darth Vader'i, Hanzeb'i ve Zellenbur'u ödülendirerek, onlara birer şilt hediye etmişler!..

Yine de bu gözetimci üst kurul, o diyara gizli bir şans daha vererek, kimsenin haberi olmayan kayalık bir tepedeki kayanın altına, asla ölmeyecek bir papatya bırakmışlar. Eğer günün birinde, artık topraklarında güzel çiçeklerin bile büyümediği o diyardaki halktan, içinde hiç kötülük olmayan bir erişkin o çiçeği bulur ve onu kendi hazırladığı şirin bir saksıya dikip, diyarın meydanına, herkesin görebileceği bir yere onu bırakırsa; o diyara bolluğu, bereketi mutluluğu tekrar akıtma sözü vermişler.

Doğruluğun, dürüstlüğün, masumiyetin tekrar keşfedileceği o güne kadar yıllar boyu bir daha o diyara güneş doğmamış. Fakat her ihtimalde 'bir gün belki' diyerek; o papatya kayanın altında beklemeye devam etmiş.

Masalımız da burada bitmiş.


Ömer Dalman
ARZ

13 Haziran 2020 Cumartesi

Sizden biriydim

Bilmeseydim söylemezdim
Görmeseydim bildirmezdim
Olmadan hiç Ol demedim
Ben de sizden biriydim.

Olmasa mümkün övmezdim.
'Çok kolay' diye bellemezdim
Yığın Bilgiyle Meşk olmaz dedim
Ben de sizden biriydim.

Ömer uzak şimdi aşağıda
Bir yanınızda bir yukarıda
Oynuyorum çocuk gibi dünyada.
Ben de sizden biriydim.

Zaman yok şimdi burada orada
Sevenler sürekli buluşmada
Bilen görür her durumda
Ben de sizden biriydim.

Değişen bir şey yok bizim burada
Kitap üstüne kitap okusan da
Değer yok inan tutunduklarınızda
Ben de sizden biriydim.


Ömer Dalman
ARZ

11 Haziran 2020 Perşembe

Ol'dum

Biliyorum
hatılıyorum bazen
bir türlü tam olmadı
mimar sanamadım kendimi
giyemedim o elbiseyi
çıplak dolaştım genelde

daha üstte bir şey vardı
İnsan Olmak...

Davranamadım tekdüze
kalamadım geometride betonda
yakası açık gömleklerde
kibar kalemlerde
olamadım

daha üstte bir şey vardı
Derin Olmak...

Hatırladım sonra
bir türlü tam olmadı
insan sanamadım kendimi
daha derine daldım
durmadım
ne derlerse ona işte

Ol'dum...


Ömer Dalman
ARZ

6 Haziran 2020 Cumartesi

Aşk Ol'dum

Artık taktir beklemez oldum
Çiçektim, dünyada soldum
Su kesildi, kendim oldum

Şelale şelale bilgi doldum.

Sonsuza bağ ince gönül
gören gözü seven bulur
bırak İnsan tepişsin
Eren Gönlü Rabbim görür.

Dünya talan, alkış yalan
Dostun sesi bil ki candan
Bekleme bir şey; kendinde ol
El verir sana da Yaratan.

Artık taktir beklemez oldum
Gökyüzünden çiçeklerle doldum
Kabuk, duvar, beden kalktı
Alemin kendisi Ben'de Aşk Ol'dum.


Ömer Dalman
ARZ

10 Nisan 2019 Çarşamba

Gıybet Ustası Ulviye

Kaybedilmiş, değeri verilmemiş, şuursuzca rutinin tutsaklığında harcanmış yılların, kendine söylediğin yalanların, ışığı elinle kapamaların faturası çıkartılır mı başkasına?..

Ulaşılamamış başarıların, edinilememiş malların, yaşanamamış özgürlüğün faturası çıkartılır mı başkasına?.. Ve bu inanılmaz geç kalmışlığın, üzeri tarafından karalanmış özgürlüğün patladı diye geç yaşında; hıncını çıkartmak başkasından yakışır mı adamlığa?..

Örtercesine hatalarını, gıybet kazanında kaynamış yalanlarını, onu-bunu yanlışa koymalarını 'başarı saymak' yakışır mı sana?

Dayanamamak eleştirilmeye, vermemek fırsat karşındakine... Yıkmak ortalığı iki laf kondu diye...
Duyunca inandığın doğrunun aksini ve şizofren dersen karşındakine...

Yüzüne gülenler bir kenara ama, inanılır mı doğruluğuna, adaletine?..

Haydi tamam, benimki saflığımda, coşkumda, basılınca damarıma deliliğimde...
Peki merhametten uzak, ölümüne yok sayan bu kinle geçmişine, şuncacık masumu üzmelerin niye?..

Herkes dermiş delirtti seni bu... Herkes dediğin kime göre?..
Yanlış duymuş olmasınlar?..

Ya benim herkesim seninkinden çok daha genişse?..
Yaraladım mı ben hiç seni 'kendi herkesimle'?..
Savaştırdım mı dostlarımı birbirleriyle?..
Karıştırdım mı ailemi yuva işlerime?

Peki şimdi bu kin, bu hınç kime?..

Gerçekten okudukların, danıştıkların gibi, sen kendini koydun mu hiç o kefeye?
Yoksa bunca yanlışa rağmen ben halen şizofrensem; senin adını kim koydu melek diye?..

adaleti saptıran, gıybet ustası ulviye...


Ömer Dalman
ARZ
11.04.2019


28 Aralık 2018 Cuma

Araftaki Huzur

Bir duygu olgusunda, aşkta, sevgide, seçimlerde, ailede veya iş hayatında arafta kalmak çoğu insan için büyük huzursuzluk kaynağıdır. Hiçlik Aşığı içinse bulunmaz nimettir. Çünkü, hayat amaçları arasından oradan buraya çaresizce doğaçlama koşuşturmaları sırasında kendi nihai hiçliğini göz ardı etmiştir bilge... Fedakarlık, amaçlar ve para kazanma hedefleri...

Kimi zaman terk edilme, işsiz kalma veya meşgalesiz kalma gibi olağan olaylar normal insanı çözümsüzlüğe ve kedere sevk ederken, Hiçlik Aşığı'nın bir anda aklını başına getirir ve unuttuğu, esas kurtuluş ve huzur olan hiçliği ona hatırlatır! Umarsızca, kör gözlerle tekrar kendine, kendi sıfır noktasına, alenen sonsuz bilince dönmeyi tekrar hatırlar bu sayede.

Bu yüzden; arafta kaldım deyip de hemen arabesk bir haykırışla ağıtlar yakmasın bilgelik yolcuları. Nimetten sayıp onu, şükretmeyi hatırlasınlar. Hatırlanamamış, unutulmuş hiçlik, fıtratında olan her ruhu, mutlaka uyaracaktır ve gittikçe de sert şekilde ona varlığını hatırlatacaktır. Bu yüzden en mutlu anınızda bile O'nu anın ve şükredin!.. Arafta kaldığınıza da şükredin ki; son anda yırtın, gafillerden olmayın.

ARZ

28 Kasım 2018 Çarşamba

Anlayan Yaratan'dı

Çoğu 'delikanlı' dedi
temiz kalpli dedi
el üstünde tuttu.

Çok azı 'pislik' dedi
çamurunu yüzüme sıvadı
yerden yere vurdu
aynaya baktığını anlamadı.

Tek doğru kendim kaldı
anlayan en çok Yaratan'dı.
Ağladım kimi akşamlar
yakardım Allah'ıma
uyandım yeni sabahlara.

Kalbim delik deşik
çok yaralandı
onaran sadece Yaratan'dı.
Fevri oldum yeri geldi
keskin sözler yüreğimi deldi.

Çoğu 'delikanlı' dedi
tamam da
o 'pislik' diyen beni benden etti.
Kaldı ellerim bomboş
nefesim ve kanım damarlarımda
beni anlayan sadece Yaratan'dı.


Ömer Dalman
ARZ


Öyküsüz, saf bir başlangıç

Meditasyona büyük öykülerle, senaryolarla başlamayın! Önceden kafanızı uzun hikayelerle terbiye edenleri de dinleyin, ama sakın ola basitliğinizi, sadeliğinizi kirletmeyin!

O yatağa uzandığınızda ilk yaratılışınızdan bile saf olmak zorundasınız! Önce siz öyküsüz, ama süper bir teslimiyet ile meditasyona dalın. Sonra ilerledikçe kendi öykünüzü zaten keşfedeceksiniz!

Size bu konu ile ilgili, hayattan basit bir örnek vereyim:
Hani nasıl hiç müzik eğitimi almadan, nota bile bilmeden ilk albümleriyle gönüllere işler ya bazı şarkıcılar. Sonra eğitim aldıkça müzikleri komplikeleşir ve eski doğal tadı bir daha onların şarkılarında yakalayamayız ya, işte aynı bunun gibi...

Aman buna dikkat edelim!
Siz de, ben de...

ARZ

Meditasyonun Önemi

Size kimse meditasyonun daha iyi yolu şudur-budur; benimle başla ve devam et diyemez. Diyenler ise egolarına uygun bu tavrı sergilerler. Dışarıdan alacağınız, kesintisiz otorite içeren yardımlar, sizin kendi içsel yolunuzu dürüstçe kazanmanıza engel katalizörleri devreye sokar.

Meditasyon en basit şekilde zaten herkes tarafından uygulanabilen ana bir metottur. Önemli olan; sizin bu basit yönteme ne kadar samimi yaklaşıp, kendi içinize düzenli olarak yöneleceğinizdir. Komplike öğretilere kendinizi kaptırmayın! Sadece samimice zaman ayırın ve kendi içsel yolunuzun trafik işaretlerini doğru okuyun.

ARZ