yüksek bilinç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yüksek bilinç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mart 2025 Cuma

Neden Dua ediyorsun?

3K0u9Re.md.jpg

Neden dua ediyorsun?

Haydi şimdi kendine ve bana karşı dürüst ol ve sana soracağım soruya cevap ver.

Yüce Yaratan Allah'a zaman zaman ellerini açıp dua ettiğinden eminim. Tabii inanmayanlara değil bu sözlerim. Sürekli buradaki hayatına dair şeyler için mi O'na dua ediyorsun, yoksa daha üst katmanlara yönelik bir şeyler de istiyor musun dualarında?..

Sen hangi sınıftansın?..

Dualarında; "Allahım; bana, evlatlarıma ve akrabalarıma sağlık, şifa ve mutluluk ver. O hayal ettiğim kocaman evi almamı, hayalimde beş yıldır barındırdığım Mercedes arabayı almamı sağla. Kurmayı istediğim büyük işimi gerçek kıl ve bereket, para bana aksın." mı diyorsun? Yoksa daha farklı bazı isteklerin de oluyor mu gücü her şeye kâdir olan Yüce Yaratan Allah'tan?..

Şunun gibi örneğin:

"Allahım; mevcut hayatımı konforla sürdürebilmem için bana yeteri kadar bereket, sağlık ve huzur ver. Bunun yanında sana daha yakın olmayı, seni biraz olsun anlamayı, ruhumun gizemlerine tanık olmayı ve bahşettiğin sonsuz gücümü bu yaşamda ortaya çıkartmayı diliyorum senden. Kapalı olan farkındalıklarımın açılmasını ve sonsuz bir varlık olarak yaşamıma devam etmemi sağla. Bana bu gezegen şartlarının ötesinde bir varoluş hali bahşet."...

Sen bu iki sınıftan hangisine ait bir insansın? Dualarında ve isteklerinde dünyevî bir titreşimdesin, yoksa sonsuzluğa el uzatmak isteyen bir seyyah mısın?

Sor kendine şimdi. Bunu şimdi sor ve cevabını da kendine söyle...


Ömer İlhami Dalman
AZRL

8 Ocak 2025 Çarşamba

Etki Altında Kalmak da Hipnotize...

Dünyaya doğuşumuzdan itibaren her birimiz mutlaka etkiler alarak, yönlendirilerek yetişiyoruz. Anne, baba, dede, nine teyze derken, tam teşekküllü hipnotize almış bireyler haline geliyoruz. Sonra eğitimler, okullar, öğretmenler bu hazır temelin üzerine çok katlı binalar çıkıyor ve ortaya tam bir Hipnotize Sunumu çıkıyor.

İşte, aydınlanmış ve kendine dönmüş birey de; artık az önce saydığım yakın veya uzak birey ve kurumlardan artık doğrudan etki almayı ve hipnotize olmayı sorgusuz kabulde olmamakla başlar.


Ömer İlhami Dalman

17 Mart 2024 Pazar

Uyanmakta olan Ruhlara

Bir çoğumuz artık normal bir zamanda olmadığımızı ve boyut olarak yükselmek üzere olduğumuzu biliyor. Bununla paralel olarak da günümüzde metafizik ve insan ruhu ile ilgili sayısız bilgi kolaylıkla önümüze akmakta... Her gün monitörümüzde karşımıza o kadar çok derin bilgi akıyor ki; bilincimizi bir yandan kendi içinde yüksek titreşimlere ulaştırmaya çalışırken, bir yandan da sürekli tekrar eden temel ve detay bilgileri izler halde olma alışkanlığına da kapılıyoruz.

Uyanmakta olan ruhlar için tam da bu noktada kritik bir durum söz konusu... Çünkü sonsuz sayıda değerli, hatta kadim bilgileri sürekli zikretmenin yanında, gerçek uyanış için insanın bir yandan kendi ile sık sık baş başa kalıp, içine kapanarak, maksimum sadeliği de deneyimlemesi gerekiyor. Yani bir yandan elimizin altında çok değerli ve detay bilgiler olduğu halde, kendi içimize kapandığımızda bildiğimiz her somut bilgiyi, yaşadığımız tüm bu ilüzyon hayatın öğelerini sıfırlayarak hiçliği ve hepliği deneyimlememiz gerekiyor. Çünkü bilginin, ifadelerin, yansımaların ve kabullerin sonu yok. Sürekli bunların peşine takılıp, tüm zamanımızı yeni, daha yeni şeyleri öğrenmekle geçirirsek; her şeyin sıfırlandığı ve aslında tek bir ışık olduğu merkeziyetçi bilinçten uzaklaşırız.

Bu söylediklerimin sonunda sizlere bir kez daha şunu söylemek istiyorum:

Yaşadığınız anların, okuduğunuz ve takip ettiğiniz şeylerin çoğulluğundan daha sık kopun ve içinize dönün. Daha çok kendi merkezinize odaklanın, meditasyon yapın veya ibadet edin.


AZRL

28 Ocak 2022 Cuma

En Huzurlu Anlarınızda

Zaman zaman uyumadan hemen önce çok gevşemişken saçlarınıza küçük nazik dokunuşlar hissettiğiniz olmuyor mu?..

Belki kendi sesinizle, belki başkasına ait çok yumuşak bir sesle size bir şeyler söylendiğini duyduğunuz oluyor mu?..

Yine bu huzurlu uyku öncesi anlarda, odanızın içinde bir yerlerde, hatta yorganınızın altına bir an girdiğinizde ufak ışıklar, şekilli beyaz alevler veya başka bazı sizi şaşırtan şeyler gördüğünüz olmuyor mu?..

Bu anları hangi psikolojideyken yakaladığınıza odaklanın ve o psikolojinizin sizin için en huzurlu yol olduğunu bilin. Bilin ki; daha sık Sonsuz Bilinç'le buluşun. Daha çok ziyaret edilin Sevgililer tarafından...

Dünyevi şeylere değil, işte tam da bu özel anlarınıza tututun. Herkes ve her şey sizi buraya demirlemeye çalışıyor çünkü. Mücadeleniz her şeyden özgürleşmek ol'sun.



AZRL

9 Ağustos 2021 Pazartesi

Hayat karşısında

Bazen neşeli
yoo! çoğu zaman hatta...
Bazen yılgın
umutsuz
ama hep şaşkın
hayat karşısında...

Bazen üretken
çalışıp didin
bazen tembel
genelde umutlu
ama hep şaşkın
hayat karşısında...

Aşk dolu
sevgi çiçeği
vızır vızır arı bazen
tam bir sevgili
ama hep şaşkın
hayat karşısında...

Yüksek Bilinç çoğu zaman
bazen demirli ayaklar yere
kopar ruh bedenden yukarı
normal der geçerim
ama hep şaşkın
hayat karşısında...


ARZ

6 Şubat 2021 Cumartesi

Bazen yetmedim

Defalarca dua ettim
Meleklerden şifa çektim
ellerimle sevgilendirdim
yine de bazen yetmedim.

Sık sık 'bu nedir?' dedim
ağrısı, sızısı geçsin dedim
an geldi gözyaşı verdim
yine de bazen yetmedim.

Maşaladım bazen, şokladım
en yukarıdan en aşağı çektim
sebebi hatırlar dedim
yine de bazen yetmedim.

Acılardan ötesi var
üzerine basıp çık dedim
yükseliş ateşinde paklandım
yine de bazen yetmedim.


ARZ

Kılıfın İçine

Pazardır günün ismi bırak artık şu 'cismi' şölenleri göreceksin! bir kere gir kılıfın içine.

Göreceksin büyük bir kapı
yıldızları, ışık canları
koyacaksın kenara anlatılanları
bir kere gir kılıfın içine.
Bırak bazen
dökülsün göz yaşları
özlemin var biliyorsun
özleyenlere...
Bil sevildiğini
sev sevebildiğini
her şeye "Aşkla" de
bir kere gir kılıfın içine.
ARZ

24 Kasım 2020 Salı

Bilmez Gafil

Bir göz kırpsak
Bini gelir
biliriz
izin veririz
çileden yansak da
içeride güleriz...

Yalnız zanneder Gafil
biz hep cümbüşlerdeyiz.
Bin yerde kolumuz
alev alev Aşk'ımız
asla yalnız değiliz.

Bir ağlasak
Bin ağlar bizimle
karışır ortam
sebepsiz dertler
koşuşturmalar sarar
anlamaz Gafil...

Bir göz kırpsak
ortada kalır
yalnız...
Biliriz izin veririz
ama bir yere kadar
bilmez Gafil...


ARZ

28 Eylül 2020 Pazartesi

Yaşlılık, Kopuş ve Bilinç

Yaşlanırken çoğunun karşılaştığı ve 'kaçınılmaz son' olarak gördüğü 'yetersizlik' hallerini yaşamamak veya minimum düzeye indirmek sizin elinizde...

Dünya Boyutunda yaşarken bu sonla karşılaşmamanın çeşitli yolları var. Düzenli egzersiz, beyni çalışır halde tutacak çeşitli ilgi alanları, genç enerjilerle yakın olmak, çok sohbet etmek ve bir düşünce okyanusu olan İnternet'i faydalı şekilde kullanmak gibi... Ancak bu açık zihinde kalma çabası sadece dualite kapsamlı bir mücadele olarak kalırsa yine beklenilen zindelik ve açık zihin hali 'yaşlılığınızı' ideal konfor içinde yaşamanıza yetmeyecektir. Bu huzurlu ve konforlu hedefe ulaşabilmek için daha fazla ve çoğunun gerekli önemi vermediği farklı bir donanım da gerekmektedir.

Sizin bilinçaltınıza ekilmiş kabul tohumlarına göre düşünürsek; yaşınız belli bir zamanın üstüne çıkınca, tıpkı uzaya fırlatılan bir roket gibi, yükseldikçe yakıt tanklarını bir bir dünyaya bırakıyorsunuz ve en sonunda hesaplanmış kaçınılmaz koordinattaki rotaya oturuyorsunuz. Kabullerinizi yıllar boyu sorgulamadan benliğinize ve bedeninize kuşandığınız için burada örnek verdiğim roketle ilgili 'kaçınılmaz koordinattaki rota' diye bahsettim. Peki; bu kaçınılmazı kendiniz için nasıl sıfırlayabilirsiniz veya o duruma olan bağlılığınızı nasıl minimum duruma indirebilirsiniz?.. Bu boyuttan ne kadar açık bilinçle ayrılırsanız bunu kar saydığınızı biliyorum.

Biraz önce bunu başarmak için yanınızda 'farklı bir donanım'a da ihtiyacınız var dediğim şey; Planlanmış ve Yönlendirilmiş Algı'dır. İmajinasyon, yani hayal gücüyle birlikte bir başka yaşlanma şeklini bilinçaltınıza yükleyerek hayatınıza çekebilirsiniz. Algı, algı ve algı!..

Kendi Sonsuzluğunuzun Kralı,
ya da Büyücüsü ol'maya hazır mısınız?

Bunları yazıyor olmak benim bu bilginin tam bir üstat uygulayıcısı ol'duğum anlamına gelmez. Bilmek ve yazmak güzel bir ilham enerjisidir, ancak bilgiyi hayatına uygulamak daha fazla emek isteyen bir şeydir. Yine de kendim ve herkes için bu noktanın bu boyuttaki hayatımızda inşa edilmesini diliyorum Yaratan'dan. Lütfen bu çağrıyı Yaratan'a, Sonsuz Kozmos'a ve kendi bilinçaltınıza bir dua gibi gönderin.

Sesinizi Yaratan ve tüm alemler duyar, ancak şartlanmış bilinçaltınıza bunu kabul ettirme emeği sizden gelmelidir. Enerjiler o zaman inanır ve size akmaya başlar. Size o yıldızlarla, ışıklı araçlarla ve çeşitli enerjilerle dolu Uzay'ı gözlerinizi her kapattığınızda bir pencereden bakar gibi görmenizin çok kolay ve doğal olduğunu söylesem bilinçaltınıza bunu hemen kabul ettirebilir misiniz? Ya da, göklerde algıladığınız, normalde görünmeyen objeleri aynı konumlarıyla ve hareketleriyle odanızın duvarında da izlemeniz çok kolay ve doğaldır desem; bilinçaltınıza bunu hemen kabul ettirebilir misiniz?.. Peki; Astral olarak Uzay'a yolculuklar yapmak yerine, Uzay'ı karşınıza çağırmanızın çok kolay ve doğal ol'duğunu söylesem?.. Dilerseniz ve gücünüzü kabul ederseniz, algı sınırlarınızı size dayatılmış olan'dan dışa doğru genişletirseniz; dilediğiniz boyut ötesi görsellerin ayağınıza gelmesenin çok kolay ve doğal olduğunu söylesem?.. 'Görseller' dedim, çünkü sınırları aştığınızda size gelecek görüntüler ve oluşumlar varlığınız için birer hediyedir, ilham vericidir ve çok da eğlencelidir.

Ne o? İlle ciddi metafizik bilgiler mi bekliyordunuz?.. Sen inan, sorgusuz sevgi ve Hiçlik'te ol; bilgi inan ki senden aşağıda kalır ve senin ayaklarını bu boyuta demirleyemez hale gelir.

Bu ön açılımdan sonra Sağlıklı Yaşlılık konusuna geri dönelim ve bitirelim.

Algı reflekslerinizi çalıştırmak ve gücünüzü, 'artık gerek yok' bilinçaltı tohumuyla frenlememek... Bedeniniz yeterli güçte olmasa bile, gözleriniz çok net görmese, kulaklarınız iyi duymasa ve el-kol-bacak hareketleriniz yavaşlamış olsa bile; bunları azami kullanarak, ancak daha çok algılarınızı buraya çekerek, onların imkanlarından faydalanarak... Çünkü görünen ve dokunulabilen bölümünüz burada size verilen elbisedir. Ancak o elbise ne kadar eskirse eskisin; algılarınız ve bilinç gücünüzle erişebildiğiniz keyifli oluş haliniz büyüyerek devam edebilir. Herhalde eskimiş ve size göre toprağa girme zamanı gelmiş bir bedene rağmen, bir çoğunun erişemediği zeki bir bilinç alanında ol'mak ve onun büyüleyici şartlarını soluyabilmek sizin için fena olmazdı?..

Uzun lafın kısası:

Her şey bedeniniz ve bilinçaltınız ile Sonsuz Haliniz arasındaki etkileşimi canlandırmanıza bağlı. Bedeniniz siz Sonsuz Halinizle ona, severek emir verdiğinizde sizi dinleyecektir. İnanın elinden geleni yapar. En kötü ihtimalle size daha az acı veren bir kapanış sağlayabilir veya tamamen eskisi gibi gücünü kabul de edebilir. Her yerin buruşmuş olabilir! Ama içinde öyle bir aydınlık ve dinamizm vardır ki; zevklerin en büyüğü yine sendedir! Onlar senden son ana kadar etkilenmeye devam edeceklerdir ve senden bunun sırrını öğreneceklerdir.

İpler sizin elinizde olsun! İpler Biz'im elimizde ol'sun!


Ömer Dalman
ARZ

18 Eylül 2020 Cuma

Öyle gel bana!

Tam da sıkıldığında etrafından
Yeter diye bağırdığında
körce kapatıp gözlerini
kopart kendini şehirden
öyle gel bana!..

Soruları sormadığında
sınavları bıraktığında
içten emin olduğunda
sularla aktığında
hava ile kaybolduğunda
öyle gel bana!..

Hiç bir şeye şaşırmadığında
ol'mayı mümkün kıldığında
elinin tersiyle itip hayali
rüyadan uyandığında
gözlerin buğulu
öyle gel bana!..

ve biliyor musun
yine özledim Ben Sen'i?..

tam da akşam vaktinde
aşkımıza çaresizce susadığında
kopart kendini hayalden
öyle gel bana!..

bekliyorum seni...


Ömer Dalman
ARZ

14 Eylül 2020 Pazartesi

Ne zaman istersen.

Çağırıyor beni
                  kendim...

Dün akşam beraberdik
yetmedi.

Yalnız yakaladı bu sabah
uyuyordu eşim
parmak uçlarımda ilerledim
şefkat istiyordu belli
selamladım gökyüzünü
uzandım kanepeye
diktim duvara gözlerimi
tek oldu bakışım
gitmedim dalıp uzaklara bu sefer
kendimde kaldım
bedenimde...

Dinledim onu.
Sıkılmış artık
daha çok istiyormuş sevilmek
dahası
aslında buradan gitmek...

Bıkmış yalancı köklerden
zehirle sulanmış topraktan
dipten gelen sinsilerden
dedi al beni çaren yok başka.

Kapalıydı gözlerim
ama açık evren
kabul ettim adım adım
şifa panelleri girdi içeri
ne de güzeldi şekilleri
başkalarını almadım içeri
sadece onunlaydım söz verdim

Alana dek seni kendime tamamen
yok dedim bir daha bana
kozmos, alemler, evren.
yok seni bir daha üzmek
yok bırakmak yalnız
vampir sürüsünün leşinde.

Kokumla saracağım
aşkımla coşacağım
her zerrende olacağım
bırakma elimi!
ve güven...

Çağırıyor beni

                  kendim...

Dün akşam beraberdik
yetmedi.

Seninleyim bundan böyle
alana dek tamamen
ne zaman istersen...


Ömer Dalman
ARZ

4 Temmuz 2020 Cumartesi

Önemli Uyarı! Kozmik Birleşme yakın



Zaman toplum nüfusunun genel çoğunluğunun haberi olmadığı şekilde çok uç bir sınıra gelmekte... Aydınlanma ve Kişisel Gelişim konularıyla uğraşanların bile çoğu bu durumu göz ardı ederek yaşıyorlar. Ruhani aydınlanmadan asla uzaklaşmamak şarttır! Kozmik Birleşme yakın! Access Bars tekniğini severek kabul ettim. Bdino? Huzurlu bir ruha geçiş yapmak için başka neler mümkün? Arıza Adam doğaçlama konuşmalarında hiç bir kişi veya kurumu lekelemeyi amaçlamaz. Sadece toplumun ve bireyin komik, kalıplaşmış, deforme olmuş yönlerini masaya yatırmayı ve bu yolla bireyi bilinçlendirmeyi ve rahatlatmayı amaçlar.

3 Temmuz 2020 Cuma

Ayrıcalık ve Nitelik

Ayrıcalığın, ya da başka bir deyişle 'faydalı egon'; kişilik özelliklerinden, ortaya koyduğun ürün ve yaratımlardan ve etrafına verdiğin etkilerden kaynaklanmalı. Peşinde koştuğun ideal insan veya olaylarla ilgili sana ait olmayan şeyleri paylaşıp, duyurmandan kaynaklanmamalı. İçinde senden bir şeyler olmalı. Ortaya koyduğun şeylerin altında küçük de olsa bir imzan olmalı. Yoksa sadece başkalarının habercisi, haber muhabiri olmaktan öteye geçemezsin. Evet dikkatleri çekersin, ama kendine bir şey eklememiş olursun. Sadece iyi bir iletici, iyi bir haber muhabiri gibi yaşarsın.

Ayrıcalığın; dışarıdan kaynak almamalı. Senin içinden çıkmalı, dışa yansımalı...

İstediğiniz kadar haberleri, ünlü düşünürlerin sözlerini, takip ettiğiniz düşünce stilinin cümlelerini, hayranı olduğunuz starların videolarını veya dünyayı sık ziyaret eden dünyadışı dostlarımızın uzay araç video ve haberlerini paylaşın; bunlar sizi dünyada nitelikli kılmaz. Sadece iletici olursunuz. Kozmos sizin neyi ilettiğinize değil; ne ve nasıl olduğunuza bakar.

İnsanlara faydalı olmak, onların dertlerini çözmek, ortaya güzel düşünce ve duygular uyandıran eserler koymak, yazı, şiir, roman, öykü yazmak, orijinal resimler yapmak, evsizlere, muhtaçlara yardım organizasyonları yapmak, kısacası ortaya bir şeyler koymak sizi nitelikli kılar.


Ömer Dalman
ARZ

28 Haziran 2020 Pazar

Büyük Polemik | CMYLMZ ONLARDAN MI?



Hem mutfağımda sizinle birlikte ayak üstü geyik yaptım, hem de sonra makamıma geçerek, son günlerin şiddetlenen, bol atışmalı konusu hakkında kendi fikirlerimi anlattım. Bakalım; bu konuda sizlerin fikirleri neler?..

27 Haziran 2020 Cumartesi

Günlük Sohbetler | Uzaylılar Anagemiler Babaconda'lar!


Yıllardır Amerika'nın Uzaylılarla anlaşma yapmış olduğu iddiasının yanına beklenmedik bir yenisi daha eklendi! Bu adam hem uzaylı kökenli bir insan, hem de bir Türk!.. Uzaylılarla çoktan anlaşmasını yapmış da; detayları liste halinde onlarla birlikte masaya yatırmış! Gizlenen Gerçekler su yüzüne çıktı!!!

23 Haziran 2020 Salı

Fark etmez

Amacımız Süper İnsan olup bu dünyaya sonsuza dek kazık çakmak değil... Amacımız burada yaşarken veya Yuva'ya döndüğümüzde süper bilinç halini yakalamış olmak... Böyle üst perdeden konuşuyoruz diye; "bütün hastalıkları da yener de, anlı-şanlı devam ederiz ayakta durmaya" deme cüreti değil bu. Sadece Yüksek Bilinç için....

Bilinci uyandırmak, farkına vardırmak için.

Yalana ilüzyona kanmamanız için.

Kendinize dönmeniz için.

İçinizdeki, herkesle eşit o çok büyük gücü, Yaratan'ın ışığını uyandırmak için.

Kendindeki Sihri ortaya çıkartan Kendi Büyücünüz olmanız için...

Buraya göre yaşam veya Oraya göre yaşam fark etmez. Her durumda bilinçte olmak için...


Ömer Dalman
ARZ

19 Haziran 2020 Cuma

İş bitiyor mu?

Sizce kare kare UFO'ların fotoğraflarını çekmekle veya onların videolarını kaydetmekle iş bitiyor mu?..

Sizce gizem bilimlerle iç içe olmakla, insanlara çözümler önermekle, şifa vermekle ve öğretmenlik yapmakla iş bitiyor mu?

Daha alta da inelim hatta.

Sizce görüşlerine katıldığınız bir liderin veya herhangi bir felsefenin neferi olmakla iş bitiyor mu?

Bunların hepsi senin düşüncende geldiğin noktalar, seviyeler ve tanımlamalardır. Bunlar sadece seni toplumun karşısında sergilediğin ve kendinin kendine yakıştırdığın sıfatları anlatır. Bununla iş bitmiyor. Peki başka ne lazım o zaman?..

Edindiğin veya düşünsel olarak vardığın nokta ve tanımlar ne olursa olsun; edindiğin bu birikimin ve gücün hayatına geçmesi gerekir. Hiçlikten bizzat geçmen gerekir. Sıfırlanmayı yaşaman gerekir. Bu oluş halini gerçekleştirip, gerçekleştirmediğini de sen ve bazıları anlar. Göstergeleri ise şunlardır:

Gerçek açıklık ve samimiyet.

Vicdan.

Beklentisizce birilerini sevmek.

Başkalarını da taktir etmek.

Kendini ve herkesi affetmek...


Ömer Dalman
ARZ

13 Haziran 2020 Cumartesi

Kendi Kıyamları

Benle görüşüp, saatlerce muhabbet ortamı yaşayan bir grup insan... Yakın veya uzak fark etmez. Ortada bir muhabbet var ve akla gelen her şey üzerinden laf açılıyor, gülünüyor, anılar anlatılıyor, sorular soruluyor.

Eşim orada benimle değil. Sizce fark eder mi?.. O benim gönlümde, aklımın, ruhumun her yerinde, o benim gittiğim her yerde zaten benimle değil mi?..

Ve sohbet boyunca onun hiç anılmaması, o yokmuş gibi davranılması, ayrılırken de ona hiç selam yollanmaması ne demek?.. Böyle kendini ele veren bir politika olur mu? Bir de politik davranıp her şeyi idare ettiklerini zanneden türden, sözüm ona akıllı insanlar... Aklı ve gönlü açık insan bunu yer mi? Bu alenen sümen altından bir terbiyesizlik değil mi?.. Samimiyeti hak eder mi o bir grup insan? Yakın veya uzak fark eder mi?.. Böyle insanlardan insana fayda gelir mi? Oynadıkları soysuz oyunu herkesin yutacağını mı zanneder gafiller?..

Soyu tükenmek üzere olan şeytanın dölleri sizce değişmekte olan bu düzende bu kürede devam edebilirler mi? Aile yapısında, iş hayatında veya hayatın tümünde yani bu kürede devam edebilirler mi?.. Bu muhteşem dünya ana onlara izin verir mi? Açıldıkça gönüller kalktıkça perdeler paket kılıflarından sıyrılıp çırılçıplak çirkinlikleriyle orta yerde dımdızlak kalmazlar mı?..

Mezardan mezara sözde sevgi ve merhametlerini aynı soysuzluk içinde yalanlarıyla bezeyip sergilemeye ve yutturmaya devam edebilirler mi?..

Sizce bu yaratıklar aramızda fazlalık değiller mi?.. Herkesin ışığına pis kokan gölgeler düşüren gafiller bunlar değiller mi? Yakınımızda, uzağımızda, evimizde, komşuda, iş yerlerimizde, bazen ortak sofralarımızda o masum ışığımızı kısmaya, hatta söndürmeye çalışan, şeytana hizmet ettiklerini bile bilmeyen bu zombilerden tek bir kula fayda gelir mi?

Yakınınızdaki ve uzağınızdaki ütün insanlara samimiyet gösterirken bu detaylara dikkat edin. Masum Işığınızı bir hiç uğruna kısmak istemezsiniz. Gerekirse ışığınızı en üst düzeyde yansıtın ve zombilerin gözlerini kör edin ki; baktıkları her şeyin ve hatta kendilerinin de yalan olduğu gerçeğini fark edip, kendi kıyanlarını yaşasınlar.


Ömer Dalman
ARZ

11 Kasım 2018 Pazar

Bahsetmezsin

Özgürsen
sürekli getirmezsin dile
sanki aslında yokmuş gibi.

Bütünsen
sürekli özlem duymazsın
Bir'e
zaten olursun...

Mutluysan gerçekten
zikretmezsin her fırsatta
merkezin oradaysa
zaten mutlusun.

Güçlüysen gerçekten
göstermezsin sürekli
altın kaplı kılıcını
sadece olursun.

Gerçekten sen sen oluysan
her fırsatta alkış beklercesine
bahsetmezsin.



12.11.2018
Ömer Dalman
ARZ

3 Ekim 2017 Salı

Coşkuyu büyüt ve devam et!

İçinizden hangi tür enerjilerin geçtiğini ve sizi nereye çektiğini şu anki halinizle tam olarak bilemezsiniz. Çünkü bu varlığınızın bağlı bulunduğu orijin ve renklerle ilgilidir. Şu an gözleriniz perdeli... Sadece iç sesinize odaklanın ve size doğal yolla akan enerjilere kendinizi verin.

Saf ışık bilinçle kendinizi verirseniz, araya gereksiz enerjiler sızmadan doğrudan kendi kaynağınıza doğru akacaksınız. Sizin ona akmanız demek, onun size akması demektir. Böylece sonsuzdaki değişmeyen kimliğiniz ile dünyevi kimliğiniz çok sık buluşma antrenmanları yapmaya başlayacaktır. Zaten en yükseğe ulaşmak için bu boyutta yapmanız gereken de budur.

Burada pisişik algılarınız kapatılmış haldeyken bu perdeyi zorlamak ve her gün kendi orijininize biraz daha yaklaşmanın heyecanını amaç edinin. Sanki kimsenin tanımadığı, bir tek sizin yakınlaşabildiğiniz çok güçlü bir tanıdıkla ara sıra görüşmek gibi bir şey...

Bu boyuttan gitmeden önce, onunla mümkün olduğunca daha sık görüşüp, bütünleşmeye çalışın. Süreyi doğru kullanıp, onunla tamamiyle buluşursanız, belki de tarihe geçmiş mucizelerden birine de siz imza atarsınız!

Coşkuyu büyüt ve devam et! Seni de kendinden gelecek büyük bir sürpriz bekliyor!


Arıza Adam
Ömer Dalman
04.10.2017