gerçekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gerçekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2026 Salı

Evde Pijamalarla

frJdSFp.jpg

Artık çoğumuz, iyi durumda olduğumuzun, keyifli ve mutlu olduğumuzun hesabını sürekli sosyal medyaya vermeye zorunlu hisseder olmuşuz. İlla ki keyfimizin yerinde olduğunu, etkileşim içinde olduğumuz bir sürü insana bildirmeyi görev bilmiş haldeyiz.

Sanki iki gün boyunca durumumuzu sosyal medyada sergilemesek, "İnsanlar belki de benim şu an iyi olmadığımı düşünebilirler." diyerek, ne yaşıyorsak, onu iki, hatta üç ile çarparak, illa ki o platforma yansıtıyoruz. İşin garibi, genelde oraya, kötü veya morali bozuk hallerimiz hiç yansımıyor!? Çünkü hep onların gözleri huzurunda kendimizle ilgili 'Aaaa! Baksana yine gayet keyfi yerinde... Baksana nerelere gitmiş, nasıl da mutlu...' denmesini istiyoruz.

Tabii sonuç ne?..

Genelde çarşı başka, ev başka!.. Çünkü sadece olmasını istediğimiz hayalin, renkli fırçalarla bezenmiş bir tablosunu sunuyoruz.

Önemli olan ne peki?..

Önemli olan; bütün dış etki ve kişilerden koparak, sadece kendimizle kaldığımız o saf anda neler hissettiğimiz... Yani sergilediğimiz vitrinin arkasında da keyfimiz yerinde mi?.. Bağlantıda olduğumuz, bu hayata dair her şey ile bilinç bağımızı kestiğimizde, kendi sessizliğimizde kendimizi iyi ve mutlu hissediyor muyuz?..

Hayat alanında bir şeyler ortaya koyduktan sonraki o kimsesiz halimizde de mutlu ve rengarenk hissediyor muyuz?..

Buna cevabınız evetse, bir kez daha sizinle tanıştığıma memnun oldum!.. Sizi gerçek halinizle, evde pijamalarınızla görmeme izin verdiğiniz için teşekkür ederim!..



----------
Ömer İlhami Dalman
AZRL

27 Mayıs 2025 Salı

Bazı Eşcinseller

Mutlaka sizin de dikkatinizi çekmiştir. Bazı erkek eşcinseller kadından da daha kadın gibi davranıyorlar. Sizin karşınızdayken el-kol hareketleriyle, başını boynunun üzerinde sallamalarıyla ve özellikle de ses tonuyla, konuşmasıyla kadından da daha dişi bir görüntü sergilerler. Bunlardan bazıları temelde tam olarak 'kadın gibi' hissetmeyi seçmiştir. Bazılarıysa ne kadın, ne de erkek olmayı kabul etmezler. Kendilerini tanımsız üçüncü bir cins olarak görürler.

Aslında ana tema eşcinsellikse, belki de ikinci saydığım psikolojide olanlar olayı doğru ele alıyorlar diye düşünüyorum. Çünkü kendini tam olarak bir kadın gibi hissetsen, bir yandan penisin var, tam kadın olamazsın. Dolayısıyla bir nevî kendini aldatıyorsun.

Bu durumda, kendini hiçbir cinsel tanıma koymayan eşcinseller belki de ana temayı tam olarak yaşayan ve yansıtan bir tür oluyor. Kadından daha kadınsın, ancak ne kadınsın, ne erkeksin... Hatta bir çok kadına bile dişilikte taş çıkartırsın!..

Her durumda kendine ve dışarı karşı dürüst olana ne mutlu...


Ömer İlhami Dalman
AZRL

11 Mayıs 2022 Çarşamba

Kendin ol!

Ateş bacayı sardı
"Kendin ol!" diye
son kez uyardı
dört yanda zabaniler
insan kılığında
etrafını sardı

Kendin ol!..

Gördüğün çok şey
yalandı.
İçine bakmadın
kandın
teslimiyet dedin
kandırdın

Kendin ol!..

Dört yanın zombi şimdi
yok kaçacak yer
bağlandın perçinlerle
borçlandın iyiliklerle

Ateş bacayı sardı
son bir şans belki

Kendin ol!..


AZRL

14 Nisan 2022 Perşembe

Defolsun gitsin!

Aşkımı bölen ne varsa
zamanı koyan
arayı bölen ne varsa
defolsun gitsin!..

Bende ol'mayan ne varsa
Yaratan'dan kopuksa
dünyaya daldıysa
defolsun gitsin!..

Özde olmayan ne varsa
hedeften saptıransa
duygular tuzaksa
defolsun gitsin!..

Dünya, amaç, gaile
hepsi boş sadece bil diye
beni benden saptıran
aşka tuzak ne varsa
defolsun gitsin!..


AZRL

7 Aralık 2020 Pazartesi

Yalanlar

Yalanlar sektörel
yalanlar vektörel
hakim perspektifler
yalanlar yöresel...

Çıktı çivisi dünyanın
gördük dibini balçığın
sıvandı gerçekler pislikle
bakla bakla düğüm
kilitlendi ağızlar
yalanlar tek gördüğüm.

Yalanlar hakim benliğine
aldığın, verdiğin
sevdiğin güldüğün her şeyde
kabul ettiğin gerçekte
ölüm diye söylenende...

Yalanlar sektörel
yalanlar vektörel
eridin, bittin
çaresiz, kör
yalanlar global
yalanlar yöresel...


ARZ

11 Temmuz 2020 Cumartesi

İbret!!!

image host

Şimdi anlıyor musunuz neden bizim genlerimizde negatiflik, yerme ve kötülükten hoşlanma yer etmiş dememi? Bakın bu videom 2 günde 6.595 hit aldı, ancak beğenmeyenler beğenenlerin kaç katı fazla! 

Anlıyor musunuz?.. Negatiften yermekten ve kötülemekten hoşlanan bir halkımız var. Bu fikrimde doğru muyum?

9 Temmuz 2020 Perşembe

Hatırlatma gelirse?..

Gerçekler yıllardır size fısıldandı, fısıldandı, fısıldandı. Artık feryat figan kulaklarınızı sağır edercesine kendini bağırıyor ve sizi çağırıyor! Hala duyan yok mu?!..

Buna rağmen yine duyulmazsa; ya daha şiddetli bir yöntemle size kendini belli ederse ve o zaman artık çok geç olursa?..

Daha değerli olan neye tutunuyorsunuz da; bu kadar kulaklarınızı kapatıyorsunuz? Tutunduğunuz ufak tefek şeylerin değeri ne kadar fazla sizin için?.. Ya da tüm büyük tek gerçek karşısında o şeylerle birlikte şansınız var mı?..

Neden kulaklarınız tıkalı?!

Ya feryatlar da kesilir de; hiç hayal bile edemediğiniz başka bir hatırlatma gelirse?..


Ömer Dalman
ARZ

7 Temmuz 2020 Salı

Yalan

"Yalan ne kadar büyük olursa; inanması o kadar kolay olur." derler.

Evet... Uzunca bir zaman alır da yürür o gerçek sanılan safsata. Ama patladı mı da büyük patlar!.. Ve o kolayca inanmış olan şapşallar, sonradan nasıl da zombiler haline gelirler!.. Yedikleri içtikleri, savundukları, uğrunda kıt nefes, kan ter içinde koştukları, kendilerini hiçe saydıkları o bomboş safsatanın bir hiç uğruna yapıldığını öğrenmenin sonrasını kolay mı olur sandın?..

Defalarca ölüp dirilsen de, zerrelerini tek tek temizlesen de, tövbeler etsen de; o yıllara geri dönemezsin. Artık tarihte kaybolmuş koca bir hayatla yaşayan ölüsün...

Peki bu yükle nasıl yaşayacaksın?..


Ömer Dalman
ARZ

29 Haziran 2020 Pazartesi

Kozmik Faşizm

Hayrı, faydayı, emeği parayla ölçmek... Hem de bunu kozmik, evrensel misyon yürüten sanal bir grup üzerinden gerçekleştirmek, o grubu yönetmek... Grup açılırken ortaya para mı kondu? Yooo?.. Tek tuşla 'yeni grup kur' dendi ve açıldı.

Grup kalabalıktı. Fotoğraflar, araştırmalar, videolar... Aslında çok kapsamlı ve başarılıydı. Ama bana garip gelen bir şeyler vardı. Yönetim kendini devlet başkanı gibi görüyordu. Çıktım, yine girdim Çıktım, yine girdim. Gelgitlerdeydim...

Fazla ego, fazla otorite hissetmiştim. Beni düşündüren buydu. Yine de hizmete devam ettim, çünkü ben de psişiklerdendim. İçerik olarak ne kadar inanılmaz, kalabalık ve nitelikli olsa da; en tepede bir ego ve otorite vardı. Bense her ne kategoriyi temsil ederse etsin; böylesi otoriteye hep karşıydım. Ancak nötr tarafta kalarak, hizmetlerime devam ettim. Bildiğin Annunaki kafası vardı. Uzayla ilgilenen herkes yüksek ruh olacak değil ya?.. Yüksek Ruh olmak, merhamet, hoşgörü, sorgusuz sevgi ve samimiyet gibi meziyetler ister. Hükmetmek, yetkiyi kesmek, sürekli yargılamak ve insanları değerlendirmek, tersine sizi negatif kutba çeker. Hele hayrı, faydayı, emeği parayla ölçmek!?.. Gerçek Bilgeler bunu bir kaç davranışınızdan hemen anlarlar.

Hedefte resmi işler yapmak olunca sanal ortam üzerine maddi destek ihtiyacı da ekledi. Kaldı ki bu da normal... Ancak para ile ilgili elini taşın altına herhangi bir sebeple koymayan üyeleri kendince yargılamak, onların yeterince katkıda bulunmadığını düşünmek ve sert kararlar almak nedir?.. Bir nevi kozmik faşizm bu... Kozmik olmaya büyük saygım vardır ve kozmik olan'ı kendimden bilirim, ancak faşizm onun başına eklendiyse tümünün üzerini çizerim. Parayla katkıda bulunmamış üyeler hakkında kendince gerekçelerle karar vermek ve yetkileri onlardan almak... İşte bu çok sakat!..

Bu yüzden ara ara hep odaklandığım gibi, bugün yine varlık merkezimden gelen bir itkiyle o gruptan çıkmaya karar verdim. Karşımdaki şey alemlerin en zengin içerikli, büyüleyici teknolojideki bir varoluş bile olsa; en öz değerleri onda bulamazsam kendimi ondan kopartırım. İlle de grupsa zaten bundan başka onlarcası var. Onlara hizmet ederim varlığımla ara sıra, ama bir daha böylesi bir kozmik faşizme asla katkıda bulunmam.

Karar verildi ve o gruptan, bir daha hiç dahil olmamak üzere ayrılındı.


Ömer Dalman
ARZ

Saat 06:30'da

Bu sabah yine saat 06:00'da kalktım.
Yooo saati kurdum sanmayın
bildiğin otomatiğinden kalktım.

Kargalar yememişti henüz boklarını
güneş doğmamıştı, hava serin
karşı dağların üzerleri henüz gölgeli
yaz havası sepserin...
bu sabah yine saat 06:00'da kalktım.

Gökyüzünü selamladım önce
aldım selamımı harbiden
sundum şükranlarımı Yaratan'a
işe gidenler başlamıştı koşuşturmaya
bu sabah yine saat 06:00'da kalktım.

Biraz da akşamdan kalmaydım
sevmem aldatmayı akşamları
alırım mutlaka 4 ölçek şurubumdan
uyuyamam yoksa akıl fazlamdan
kesintisiz alemlerin sesini duymaktan
her ne kadar içmiş olsam da akşamdan
bu sabah yine saat 06:00'da kalktım.

Sanırlar söylediklerimiz masal
halbuki tutunduklarının hepsi yalan
en kıyak kafamla bile gülerim onlara!
bu sabah yine saat 06:00'da kalktım.


Ömer Dalman
ARZ

Z Kuşağı'na selam olsun! :)

image host image host image host image host image host image host

Kimi kaynaklarda 1996 yılında itibaren gösterilse de Z kuşağı, milenyum çocukları olarak biliniyor. 2000 yılından günümüze kadar olan zamanda doğmuş kişiler Z kuşağına dahil ediliyor. Teknolojinin kucağına doğan bu nesil, 'intenet kuşağı' olarak da adlandırılıyor. Son derece iyimser olmalarının yanı sıra pek hırslı değiller. 21. yüzyılın ilk nesli olan Z kuşağının, teknolojinin ilerlemesi sebebiyle diğer kuşaklara göre daha uzun yaşamaları bekleniyor.

Yazılım hileleri, bilgisayarlar, akıllı telefonlar, tüm bu teknolojik cihazlar Z kuşağını sosyal ve bilimsel açıdan etkiliyor. Bireylerin farklı eğitim sistemlerinden geçerek gelişir, donanım sahibi olurlar. Ancak, kazanımları kişileri mutlu etmez, aksine gerginleştirir. Sonuç olarak da mutsuz bireyler yetiştirilmiş olur. Sosyal mecralarda kendilerine profil oluşturan bireyler, burada kendilerini bir rol biçip bu rolü oynamaya başlarlar. Rolün gerektirdiği fikirleri üstlenir ve savunurlar fakat, gerçek hayata karıştıklarında, fikir yoğunlukları yok olur ve üretemez hale gelirler.

Bu olumsuz özellikler zaman zaman X kuşağı ve Y kuşaklarıyla çatışmaya da yol açar. X ve Y kuşağı, Z kuşağının olgusallıktan uzak davranışları sebebiyle sıklıkla çatışır. Bu durumu bir örnekle açıklamak gerekirse, gözünüzün önüne aralarında 10 yaş fark olan iki kardeşin yaşadığı çatışmayı veya ailesiyle sürekli bir anlaşmazlık düzleminde bulunan Z kuşağına ait çocuğu getirebilirsiniz.


Z Kuşağının Özellikleri Nelerdir?

Milenyum çağı çocukları hızlı ve analitik düşünme yetisine sahiptirler. Ancak, bu yetilerini kullanma becerileri bireycidir, asla ekip çalışmasına gelemezler. Özgüvenleri yüksektir, ebeveynlerinin kendilerine farklı baktığı düşüncesi de bu özgüveni yükseltir.

Özgürlüklerine ve bağımsız olmaya oldukça düşkündürler. Kendilerinin başaramayacağı hiçbir şey yoktur. Televizyon reklamlarında da sıklıkla karşılaşılan 'Impossible is nothing' tarzı reklam sloganlarının hedefi tam da Z kuşağıdır. Toplumsallaşmadan çok bireyciliğe önem verir. Kuralların onlar için bağlayıcılığı yoktur. Birçoğu, ailelerinin veya akrabalarının izinden gitmek yerine kendi yollarını çizmek ister. Geçimlerini sağlamak için yaptıkları işler onlar için sadece gün içerisindeki sıkılma zamanıdır. Çaba harcamak, özveri sergilemek Z kuşağına göre değildir.
Teknoloji sayesinde bilgiye çok çabuk ulaşabildikleri için hızlı yaşamaya alışmışlardır. Bu nedenle çok çabuk sıkılıp vazgeçebilirler.
Farklı sosyolojik gruplarla ilişki kurma konusunda başarılı olmalarının yanı sıra haklarını arayabiliyorlar. Kendilerine yapılan bir haksızlığa karşı asla susmuyorlar. Aile bireyleri, çocuklarına karşı kendilerini yetersiz hissettikleri için psikolojik bunalım oranının en yüksek yaşandığı nesil olarak kabul ediliyor. Sosyalleşme tabiri lugattan kalkmış ve tamamıyla teknolojiye eseri edilmiş bir nesil.
Antik Yunan filozoflarında olduğu gibi cevabını bulamadıkları sorular sormaya yatkın bir nesil olan Z kuşağının hayal dünyasının da limiti yok denebilir. Multi-tasking becerisi oldukça yüksek olduğu için aynı anda birçok işe dahil olabiliyorlar. Zeka ve beceri konusunda hayranlık uyandırıyorlar. Otoriteye karşı sürekli baş kaldıran ve kural tanımazlığıyla ön plana çıkan Z kuşağı, isteklerinde sonuna kadar direten ve haklı olduğu konularda asla geri atmayan bir nesil. Bu doğrultuda örgütlenebilme ve eylemlere katılma konusunda da oldukça başarılılar.
X kuşağı ile Z kuşağı arasında daimi bir çatışma söz konusudur. Y kuşağı genelde arabulucu rolünü üstlenir.
Kompleksiz bir kuşak olmasından kaynaklı düşündüklerini direkt olarak karşı tarafa söyleyebilirler. Kuşak çatışmasının yaşanmasının en büyük nedeni de budur. Yabancı dile en aşina olan nesil olduğu için yakın zamanda birçoğu en az 2 dil bilerek yetişecektir.
Hırslı ve azimli olmadıkları için ilerleyen dönemlerde iş hayatında krizlerle karşı karşıya kalabilirler.
Rutin işlerden sıkılan, kılık - kıyafet bakımından oldukça rahat, disipline gelemeyen bir yapıda oldukları için zaman içerisinde meslek dallarında büyük esneklikler ve değişmeler yaşanacak.


Y ve Z Kuşağı Arasındaki Farklar

2020 yılıyla birlikte dünya üzerindeki en büyük tüketici grup olacağı tahmin edilen internet çocukları, farklı aile yapılarında ve çeşitli etnik gruplarla iç içe büyüyorlar. Günümüzde en büyük üyeleri üniversiteye girmiş olan Z kuşağının yüksek öğrenimden beklentisi, Y kuşağı gibi yalnızca teknolojik olgulardan ibaret değil. Z kuşağı, sosyal çevrede doğrudan ve uygulamalı öğrenmeye teşne bir nesil olarak tanımlanıyor. Öğretim araçlarına diledikleri zaman ulaşabilmelerine duydukları sevgi, Z kuşağının bilgiye ulaşırken zorluk yaşamak istemediğini ortaya koyuyor.

Z Kuşağı Teknolojiyi Nasıl Kullanıyor?

Teknosa tarafından yapılan bir araştırmada, 7 - 16 yaş aralığındaki çocukların sosyal platformlarda paylaştıkları 1 milyon 600 bin veri incelenmiş. Yapılan araştırma sonucunda internet çocuklarının en çok zaman geçirdiği platform, %97 ile Youtube olmuş. Akranlarının günlük hayatını yakından takip eden Z kuşağı, günün trendlerini yakalamayı başararak eğlenceli içerikler üreten kanallara abone oluyor, sevdikleri oyun videolarını seyrediyor.

İnternet çocuklarının en çok konuştuğu konuların başında %38 ile bilgisayar veya konsol oyunları geliyor. Bu oran, Z kuşağının oynadıkları oyunlardan ve oyun içerisinde yer alan karakterlerden ne kadar etkilendiğini de doğruluyor. Bu neslin takip ettiği diğer konu başlıkları ise %34 ile trendlere ve gündeme yer verilen Vlog'lar, %19 ile akranlarının gündelik yaşamları, %6 ile oyuncaklar, %3 ile de çocuk kanalları.

Z Kuşağı Nasıl Yönetilir?

Henüz iş hayatına atılmaya başlamasalar da günümüze kadar elde edilen veriler ışığında Z kuşağı üzerinde aşağıdaki tüyoları uygulayabilirsiniz;

Özerklik tanıyarak yaratıcılıklarını besleyin. Görev adamı olarak kullanmayın.
Helikopter aile yapısında yetiştikleri düşünülürse, ödüllerle motive olacaklarını aklınızdan çıkarmayın.
Yüz yüze iletişim kurmak Z kuşağı için aslında önemli. Yalnızca mesajlaşmaktan hoşlanmıyorlar. Seslerini gerçekten duyacakları insanlar arıyorlar.
Gerek iş yerinde gerekse okulda yönetici - asistan ilişkilerini önemsiyorlar. Üstelik yardım etmeye de oldukça açık bir kuşak.

Z Kuşağının Artıları ve Eksileri

Dünyada yaşananları takip etmeleri, neler döndüğünün farkında olmaları, bilginin izinden gitmeleri, ne istediklerini çok iyi biliyorlar olmaları, özgüvenleri ve kendilerini iyi ifade edebilmeleri Z kuşağının artı hanesine yazılabilecek özellikler olarak sıralanıyor. Eğitim ve yaratıcılığa da oldukça önem verdiklerini ve saygı duyduklarını düşünürsek, iş hayatına ve topluma artı değer katabilirler.

Artıları kadar eksileri de olan Z kuşağı, toplumsallaşmadan çok bireyci bir yaklaşıma sahip oldukları için ikili ilişkilerde pek de iyi sayılmazlar. Yüz yüze iletişim kurmaktansa sosyal platformlarda aktif olmaları, kimi zaman yalnız kalmalarına yol açabilir. Takım çalışmasına alışık olmamaları, kural tanımazlıkları, isteklerinden emin oldukları ve daima savundukları için gerek ailesi ve arkadaşları gerekse diğer insanlarla sık sık çatışmaya ve tartışmaya girebiliyorlar.

Z Kuşağı Geleceğe Ne Katar?

Hoşgörülü yaklaşıldığı takdirde iş hayatını ve toplumu olumlu anlamda etkileyebilecek olan Z kuşağının katma değere yol açması için eğitimcilerin ya da şirket yöneticilerinin bu yönde stratejiler geliştirmeleri son derece önemlidir. Özellikle iş dünyasında, Z kuşağının yenilikçi bakış açısı ve analitik düşünme yetileri şirket politikasıyla paralel şekilde geliştirilebilir. Bu da hem kişiyi hem de şirketi yükseltir.


(Büşra Özgüç - www.mediaclick.com.tr)

28 Haziran 2020 Pazar

Büyük Polemik | CMYLMZ ONLARDAN MI?



Hem mutfağımda sizinle birlikte ayak üstü geyik yaptım, hem de sonra makamıma geçerek, son günlerin şiddetlenen, bol atışmalı konusu hakkında kendi fikirlerimi anlattım. Bakalım; bu konuda sizlerin fikirleri neler?..

CMYLMZ ONLARDAN MI? (Haber)


Cem Yılmaz Youtube'de çıktığı üç ayrı kanalda İlluminati'ye değinmeden edemedi. Peki ama neden?

24 Haziran 2020 Çarşamba

Düşman oldu

Eski akbabalar insan oldu
yan ceptekiler sahne buldu
neydi kaybettikleri de
eski kankalar düşman oldu?

Yalanla gerçek karıştı
doğrudan koku kalmadı
neydi alamadıkları da
eski kankalar düşman oldu?

Göremediler mi en baştan?
yazık değil mi geçen bunca zaman?
kördüler de neyi gördüler?
eski kankalar düşman oldu.


Ömer Dalman
ARZ

14 Mayıs 2018 Pazartesi

Yalan değil

Sessizlikleri bilgece sükunet değil
göstermemek için cümle aleme
yedikleri naneyi
yaptıkları gerçek iyilikler değil.

Sattıkları yedi kat yabancı değil
görünmez kör keskin dişleri
midesinde saklıdır salyaları ama
bilen illa ki görür bir gün
herkes aptal değil.

Aynı kökün filizleri bir değil
çürümüş, pembeye boyar çiçeğini
sözüm ona gizler yalan gerçeğini
elbet bir gün görür elalem yüzünü
bu hep böyledir, yalan değil.


Arıza Adam
Ömer Dalman
14.05.2018

21 Mayıs 2010 Cuma

Paracı Koçlar


Hayat çetrefilleştikçe, dallandıkça budaklandıkça meslekler, insanlar, beyinler örümcekleştikçe ve tembelleştikçe bireyler, bedavadan para kazanmaya odaklandıkça, terbiyesizleştikçe, umarsızlaştıkça, kendi cinsine karşı saygısızlaştıkça insan, yeni yeni, hilkat garibesi sektörler, her dalda yeni yeni para kaynakları, yeni yeni alternatif çözüm kaynakları fink atmaya başladı malum!..

Yalansa söyleyin beyler!?..

Ne oldu? Ses yok galiba ha?..

Hımm... Ne oldu? Yoksa siz de gerçek üreticilik ve yeteneklerini azimle, coşkuyla, kutsallık içinde kullanarak iş üreten ve hayata katkıda bulunanlardan değil de; ağzı daha çok ve ustaca laf yapıp, ona-buna 'büyük işlerin liderliğini üstlenmiş' görünerek, omuzlara binerek geçinen tiplerden misiniz?!..

Sorun değil canım! Biz de zaten şu iki kuruşluk aklımızla sizleri veya diğerlerini yargılayacak cürette asla değiliz!.. Bir iki laf edip, sonra gideceğiz karşınızdan. Yoksa ne haddimize!!!

* * *

Hani insanların hayatları ve kafaları karıştıkça ortaya çıkan alternatif çözümlerden bahsettik ya az önce... Onun gibi bir şeylerden kısaca bahsedip, gideceğim hemen merak etmeyin!

Eskiden "meslek" denen ve de icra edilmesi "ustalık" isteyen şeyler vardı insanların işinin ehli olup-olmadıklarını gösterdikleri ve sonunda da hakkıyla para kazandıkları... Şimdi; dediğimiz gibi işler biraz karıştı ve 'ustaca laf yapan ağızların' kaptıkları işlerin sayısı, gerçekten ve ustaca iş yapanların kapabildikleri işlerin sayısını çoktan bastırdı.

Eskiden hasta olanlar, ya doktora, ya psikoloğa, ya da psikiyatriste giderdi. Ama şimdi ne oldu?!

Çekinmeyin söyleyin; şimdi ne oldu yahu?!..

Peki peki onu da ben söyleyeyim ki; sonunda bir sürü çürük yumurtayı da ben kafama yiyeyim ve Onuncu Köy'e, Bekir Ağabeyim'in yanına göçeyim, gideyim!..

* * *

Artık derdi olanın karşısında bir ton alternatif çözümcü var efendim!

Sokakta doğru dürüst yürümek için koçlar, kalemi düzgün tutmak için farklı koçlar, sevgilinizle iyi sevişmek için farklı koçlar, doğru sözü doğru yerde etmek için farklı farklı koçlar var dört bir yanda!

Hatta doğru mesleği seçmek için, Allah'ın nefesini doğru alıp-vermek için, doğru müziği, doğru mekanı, doğru dürüst pofuduk yastığı seçmek için bile farklı farklı koçlar var dört bir yanınızda!..

Yakında doğru filmleri evinize almak ve doğru saatlerde, en uyumlu enerji titreşimleri ile o filmleri izlemeniz için de farklı koçlar çıkacak piyasaya!..

Ha bu arada, şaka değil bakın! Duydunuz mu?! Yeni haber aldım bunu:

Global krizin ilerleyen saatlerinde ortama bir de "Para Koçları" peydahlanmış!!!

Hadi bakalım; artık paraya sıkışmayacaksınız ey dünya halkı! Moralinizin bozulması için hiç bir sebep kalmadı ortaya Para Koçlarının da çıkmasıyla!

Koçum benim, yumurtam! Koç yumurtam benim!!! Tek yumurtam benim, ikizim, tekizim!..

Koçummmm!!!



Ömer Dalman (13.05.2009)
www.antoloji.com/omer_dalman