faydalı bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
faydalı bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ağustos 2026 Cuma

Onlarla 'Aynen Onlar gibi' oynayın!

CZBTiEN.jpg

Hani siz ne kadar samimi ve hesapsız davransanız da, karşınızda samimi olmayan ve söyledikleriniz hakkında renk vermeyen hesapçı insanlar vardır ya... Onlara karşı sürekli samimi ve net davranmaya devam etmek yerine, siz de onlara sık bir şeyler anlatmayın ve onlara bir şey anlatmanız gerekse bile, hiç detaylı açıklamalara girmeyin ve sözünüzü veya ona yazdığınız bir mesajı kısa kesin. Yani onlara ayna olun. Bırakın, o samimiyetsiz ve hesapçı kafalarıyla sizden sonra oturup onlar düşünsün!..

Bu çok eğlendirici olmaz mı?.

Yani samimiyetsiz, hesapçı entrikacılara karşı siz de onlar gibi oynayın!.. Nasıl olsa ne kadar samimi ve açık da davransanız, onlar bu davranışınızın güzelliğini göremeyecekler. Ne gerek var kendinizi zorlamaya, daha iyi ve daha samimi olmak için beyninizin suyunu sıkmaya?..

Onlarla aynen onlar gibi oynayın ve geçin gidin.


AZRL
Ömer İlhami Dalman

3 Temmuz 2026 Cuma

Yapay Zeka Posterleri Birbirinin Aynı

CYZYfvp.md.png

Yapay Zekanın sosyal medyaya dahil olması harika bir şey... Neleri neleri hallediyor, gerçekten inanılmaz kolaylıklar sağladı. Çünkü herkes görsel tasarımcı değil, herkes bir video editörü değil ve gerçekten insanların kendilerini sunmasında ve duyurmasında harika hizmetler veriyor.

Ancak bu olayla ilgili olarak son aylarda beni rahatsız eden bir şey var. Sosyal Medyada karşıma çıkan bütün duyuruların, tanıtımların, posterlerin veya kapak fotoğraflarının gerek renk, gerek ışık-gölge bakımından hepsinin aynı stilde olması... Kullanılan başlık ve slogan yazıları da birbirinin aynı... Kalın ve büyük punto harfler, parlaklıklar, gölgeler hepsi aynı stilde... Sanki binlerce insanın paylaşımlarının hepsi aynı film şirketinden çıkmış gibi...

Sanırım binlerce görseldeki bu bir örnek olma durumu, içerik üreticilerin yapay zekayı, farklılık yaratacak şekilde şartlandıramaması ile ilgili bir şey... İçerik üreticiler, konuyu, sloganları ve görselleri tanımlarken, görsel tasarım tecrübeleri olmadığı için, ışık ve renk seçimlerini sürekli yapay zekaya bırakıyor olabilirler. Sonuçtaysa, az önce belirttiğim gibi, hepsi aynı film şirketinden çıkmış gibi birbirinin aynısı posterler çıkıyor.

Bu bir örnek olma okyanusunda binlerce farklı içeriğin hep aynı stil görsellerde vücut bulması ise, paylaşımların çekiciliğini ve farklılığını dibe vurduruyor. Örneğin ben hemen hemen hiç yapay zeka kullanmadan içerik üretiyorum ve şu an sosyal medyayı sarmış olan o bir örneklik cümbüşünden tamamen farklı paylaşımlarım dikkat çekiyor. Sanki bu bir görsel furya gibi değil mi?

Halen orijinalitesini yitirmeyen içerik üreticiler şu an diğerlerinden açık ara önde...


Ömer İlhami Dalman
AZRL

25 Mayıs 2026 Pazartesi

Vitrinler ve Dükkanlar

CJXWNcv.md.jpg

Artık sosyal medyada sürekli çok kısa, çok komik, dikkat çekici ve aslında dikkat dağıtıcı çok şey paylaşılıyor. Bunların yanı sıra bir de belirli bir konuda çok derin ve bilgi dolu paylaşımlar var. Ya çok saçma ve komik, ya da çok ciddi ve derin kısacası...

Bunlar olurken aslında sizlere unutturulan bir şey var. O da hayatın doğal akışı içindeki, doğaçlama ve izlenme endişesi olmayan paylaşımlar... Yani insanın doğal halleri, doğal ve samimi sohbetleri... Aslında herkesin bu hızlı zaman akışı içinde en özlediği şey belki de...

Ben sohbetlerimde tam da bunu yapıyorum. İnsanların içinde oluşmuş bu özlemi hatırlıyor ve onlardaki bu özlenen boşluğu sohbetlerimle dolduruyorum. Vitrinlerdeki şık mankenler, giysiler ve aksesuarlar güzeldir ve evet, insana iyi de gelir. Ancak sürekli vitrinleri izlemeye alışan ruh, bir süre sonra elinde olmadan o dükkanın arka tarafında neler olduğunu unutmaya başlıyor.

Ben sohbetlerimde sizleri, o dükkanın tam da üretimin yapıldığı o gerçek çalışma mekanına götürüyorum. Orada ne kadar da gerçek ve samimiyiz!..


ARIZA ADAM
Ömer İlhami Dalman

15 Şubat 2026 Pazar

Orada kalıp, Kendini ALDATMA!

qJgqhPV.md.jpg

İlgi alanına ve hedeflediği kitleye bağlı olarak bugün herkes sosyal medyada kendi şovunu yapıyor. Bazılarının icra ettiği işler dar kapsamlı, bazılarınınkiyse toplumun daha büyük bir kitlesine hitap eden türden oluyor. Sosyal Medyada sergilediği alan dar veya spesifik olanlar genelde kendi yakın çevrelerine hitap ettiklerinden, onların şovları kısıtlı oluyor. Arkadaş çevresi veya yakınlarıyla etkileşimde olarak, kendini mutlu hissediyorlar. Halbuki toplum geneline oranladığınızda, onların şovu belki de 'sadece kendilerine' denen türden oluyor. O kadarıyla kendilerini mutlu hissediyorlar.

Bugün sosyal medya uzmanları da, "Sosyal medyada sadece sizinle etkileşimde olan arkadaş çevrenizle kalmayın. Toplum genelini ilgilendiren türden içerikler paylaşın." diyor. Tabii siz daha fazla sayıda insan tarafından tanınmak veya daha çok ürün ve içerik satmak istemiyorsanız, sosyal medyayı sadece kişisel albümünüzmüş gibi kullanmaya devam edebilirsiniz.

Ama hedefiniz, bu gezegende dişe dokunur bir kitle üzerinde izler bırakmak ve iş alanınızı genişletmek ise, bu tavsiye uymanızı öneririm.


-----------
ARIZA ADAM
Ömer İlhami Dalman

20 Ocak 2026 Salı

Evde Pijamalarla

frJdSFp.jpg

Artık çoğumuz, iyi durumda olduğumuzun, keyifli ve mutlu olduğumuzun hesabını sürekli sosyal medyaya vermeye zorunlu hisseder olmuşuz. İlla ki keyfimizin yerinde olduğunu, etkileşim içinde olduğumuz bir sürü insana bildirmeyi görev bilmiş haldeyiz.

Sanki iki gün boyunca durumumuzu sosyal medyada sergilemesek, "İnsanlar belki de benim şu an iyi olmadığımı düşünebilirler." diyerek, ne yaşıyorsak, onu iki, hatta üç ile çarparak, illa ki o platforma yansıtıyoruz. İşin garibi, genelde oraya, kötü veya morali bozuk hallerimiz hiç yansımıyor!? Çünkü hep onların gözleri huzurunda kendimizle ilgili 'Aaaa! Baksana yine gayet keyfi yerinde... Baksana nerelere gitmiş, nasıl da mutlu...' denmesini istiyoruz.

Tabii sonuç ne?..

Genelde çarşı başka, ev başka!.. Çünkü sadece olmasını istediğimiz hayalin, renkli fırçalarla bezenmiş bir tablosunu sunuyoruz.

Önemli olan ne peki?..

Önemli olan; bütün dış etki ve kişilerden koparak, sadece kendimizle kaldığımız o saf anda neler hissettiğimiz... Yani sergilediğimiz vitrinin arkasında da keyfimiz yerinde mi?.. Bağlantıda olduğumuz, bu hayata dair her şey ile bilinç bağımızı kestiğimizde, kendi sessizliğimizde kendimizi iyi ve mutlu hissediyor muyuz?..

Hayat alanında bir şeyler ortaya koyduktan sonraki o kimsesiz halimizde de mutlu ve rengarenk hissediyor muyuz?..

Buna cevabınız evetse, bir kez daha sizinle tanıştığıma memnun oldum!.. Sizi gerçek halinizle, evde pijamalarınızla görmeme izin verdiğiniz için teşekkür ederim!..



----------
Ömer İlhami Dalman
AZRL

21 Nisan 2025 Pazartesi

İdollerin Peşinden Gitmek

3Gz7BFs.md.jpg

Tüm hayatınızı ve odaklanmanızı dünyada yaşayan ve hayranı olduğunuz bir lidere, bir sanatçıya, bir stara veya takip ettiğiniz bir kavrama adamayın. Kimseyi veya hiçbir kavramı algılarınız içinde bu kadar büyütmeyin. Bu sizin öz enerjinizi bağlayacak ve emecek bir eylemdir. Sonuçta gözünüzde büyüttüğünüz o insanların veya takip ettiğiniz kavramların da bu boyuta ait birer ilüzyon ve oyun olduğunu bilin...

Kendi varlığınız, kendi düşünceleriniz, hayata dair tespit ve özetleriniz ön planda yer almalı... Bir idol, bir filozof, bir kaşif veya bir kavram; bunların hepsi toplum ve sizin tarafınızdan kabul dahilinde anlam yüklenmiş ilüzyonlardır çünkü... Ambalajı sizin tarafınızdan sağlanmış göz alıcı paketlerdir. Bunlar sizi öz hedefinizden alıkoyar veya ona ulaşmanızı geciktirirler. Ayrıca o kişi veya kavramların da pek mi umrunda olduğunuzu düşünüyorsunuz? O insanlar veya kavramların, akımların yaratıcıları olaylara sizin gibi yaklaşmadılar ve herhangi bir idolü veya kavramı gözlerinde büyütmeden kendi gerçekliklerini veya hayallerini büyüterek, size sundular.

Bu hayat alanı, kendi varoluşunun senaristi olanların başrol oyuncusu olmalarına izin veriyor ve onları yükseltiyor. Şununla, bununla kendinizi geciktirmeyin ve kandırmayın.


Ömer İlhami Dalman
AZRL