ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Eylül 2026 Salı

Bilseydin yarın ölebileceğini

Bilseydin yarın ölebileceğini
heba eder miydin bugün kendini?

Vedasız göçeceğini bu diyardan
son bir öpücük vermeden
elini sıkmadan
küser miydin yine
o küçücük şey için?..

Bilseydin yarın ölebileceğini
serer miydin onurunu yerlere
o pek büyük para için?..

Üç günlük dünya dedin
üç günde kandın.

Yapar mıydın
şimdi yaptıklarını
bilseydin yarın ölebileceğini?


AZRL
Ömer İlhami Dalman

28 Mart 2025 Cuma

Bilemedim

3uhmytj.md.jpg

Gidişim yakın
bedenli-bedensiz
hazır gibiyim
bilemedim...

Bıktım gibi dünyadan
bazen zevkli
bazen zevksiz
ne edeceğim böyle
bilemedim...

Çağırıyor ışığım
sabırsız kökenim
askerler hazır
haydi der gibi
bilemedim...

Bıkkın iştahım
büyük isyanım
yangınlar büyük
yeter der gibi
bilemedim...


Ömer İlhami Dalman
AZRL

21 Mart 2025 Cuma

Keşke Ölsem

Keşke ölsem der bazen
sevdiğim...
Olur mu öyle şey?!
Ben sensiz neyim derim.

Sonra öyle bir şey olur ki
Keşke ölsem derim.

Dediğinde insan bunu
gitme diyecek biri lazım
kal her şeye rağmen
seninleyim...


Ömer İlhami Dalman
AZRL

6 Ekim 2021 Çarşamba

Ben Azrail

Defalarca öldüm
ölmeden önce gördüm.
Cehennemde müttefikler
Cennette Melekler
Dünyada binlerim...

Acılı, et kopartan sancılar
bile bile elimde maşalar
dağladığım yaralar
defalarca öldüm
her şeyi gördüm...

Kendimde yaşadığım hesaplar
içinizi gördüm
yüzünüze vurdum
hep sonunda tefe konuldum
gerçeği gördüm.

Şimdi tamam görev
kabuller yargısız gönül
elimde kılıcım
yanımda Binlerim
almaya değil
yol vermeye geldim.

Defalarca öldüm de
defalarca geldim.
Şimdi sizlerle gideceğim.

Cehennemde müttefikler
Cennette melekler
Dünyada binlerim

Ben Azrail Ömer.



AZRL

7 Aralık 2018 Cuma

Azrail ile Görüşme

imagebam.com

Az haber göndermedim geceleri Azrail'e.

Severim kendisini. O da işinde ekmeğinde... Dürüstçe işini yapanı sever gönlü temiz olanlar.

Hatta bir keresinde çok merak etmiş 'kimdir bu devamlı haber yollayan adam?' diye; kalkıp kendi bile geldi beni görmeye. Hani herkes 'Allah gecinden versin.' deyip, hayata tutunur ya ölenlerin arkasından. Bizim aykırı tavrımız kendisinin dikkatini çekince, onca işine bir kereliğine ara verip bana geldi yani!

Tam da o gelmeden yedi dakika önce kayıtlarımı tutan meleklerle gerçekleştirdiğim başarısız bir toplantıdan daha çıkmıştım. Onların bana söylediği, hatırladığım son cümle ise; "Olmaz öyle şey kardeşim! Biz senin ipini çekmekle değil, seni her anında izleyip, notlarını tutup, çok kritik noktalarda da sana nazik müdahaleler yapmakla görevliyiz." idi...

Son bir kaç yıl o kadar bezmiştim ki yaşamakta olduğum hayattan... "E zaten nihai amacım benim bu katmanla olan hesaplarımı kapatıp, bir üst katmana, yani yuvaya zıplamam değil mi?" deyip, meleklerimin anlayışına sığınmıştım. Baktım onlardan red kararı geliyor; kafamı önüme eğip, yine Azrail'e haber göndermiştim ki, on dakika sonra karşımda bitmişti o da.

Dedim ki ona:

- Yahu Azrail. Sen de meleksin ve görevin bizlerin ipimizi çekip, bizi buradan almak değil mi? Çok bunaldım, bezdim artık kardeşim! Öyle bir çıkmazdayım ki; yani toparlamam için evliya filan olmam lazım!? Hem bak sen bu işi profesyonel olarak yapmıyor musun zaten? Gel bak... Aha burada sana hiç itiraz etmeyecek, kendi isteğiyle teslim olan akarsız, kokarsız bir müşteri var. Bitir işi; al beni de yürü ileriye doğru kardeşim!

Azrail şöyle cevapladı:

- Hoop dedik! Dur bakalım orada! Bir kere; ben senin istediğin zaman ve iş programına göre değil, kaydı düşülmüş olan ölüm zamanına göre, saniye sektirmeden gelirim, seni alır giderim. Herkesin kendi isteğine bırakılsaydı; nerede kalacaktı Dünya'nın bin türlü dertle, çileyle dolu, özel kurgulanmış tatbikat ortamı olmasının önemi?! Ben senin yediğin boklara, yaptığın fedakarlıklara, yazdıklarına, kaydettiğin konuşmalara hiç karıştım mı? Sen de bizim sanatımıza karışma bakalım! Sen git bir yüzünü yıka, otur arkana yaslan, sevdiğin birileri ile görüş, karşılıklı otur kahve iç ve hayatına elindekilerle devam et. Ben zaten seni de en uygun zamanda 'pat' diye gelip alırım. İşin o kısmını sen kafana takma.

Ben de ona şöyle cevap verdim:

- E tamam da babam. Ben şimdi bunca derdi artan şekilde çekmeye devam edersem; ya kendimi, ya da birilerini keseceğim?.. Sonra?.. Sıyrılır mıyım peki bu işten öldükten sonra?

Azrail cevapladı:

- Birader bak... Her şey yerinde, zamanında ve yoluna göre ilerler bu alemde. Kendini veya başkasını kesmekte de özgürsün. Ama sonrasında ne olacağını da o durum garçekleşince görürsün. Ya da gidip, ihtimalleri çoğunun yaptığı gibi sıkı bir falcıya danışacaksın. İhtimallerine karışmak beni çok aşan bir şey... Riski siz zaten bu küreye gelmekle kendiniz üstlendiniz. Haydi bakalım kardeş! Ben kaçar... Burada sana verdiğim zaman süresince canını almam gereken tam yetmiş yedi kişinin işini ertelemiş oldum.

Ve Azrail o saniyede yanımdan buharlaşır gibi kayboldu.

Tam o sırada kendime geldiğimde havada süzülüyordum! Nereye doğru mu süzülüyordum!? İntihar etmek için boynuma geçirdiğim urganın tavandan kurtulmasıyla üzerinden düşmekte olduğum sandalyeden zemine doğru süzülüyordum!

Saniyede yerle bir seviyede buluşan başımın zemine sertçe vurması ile iyice aklım başıma gelmişti. Ellerimden destek alarak, oturur şekilde doğrulduğumda hemen sol tarafımda yere bırakılmış, üzerinde uzunca bir not olan kağıt gördüm.

Notta şöyle yazıyordu:

Sen daha beni çağırmadan çok önce ben yanına gelmiştim ve kendini tavana asmanı izliyordum. İlginç bir ruh olduğun için izleyici olarak gelmiştim oraya. O dakika ben de ne olacağını bilemedim, çünkü kayıtlı zamanın henüz bitmemişti. Meleklerin yardım edip, intiharını engellemek istediler, ama ben engel oldum ve "Durun. Bakalım ne yapacak?" dedim. Urganı tavandaki avizenin demirine iyi bağlayamamışsın. Tam urganı boynuna geçirdin, kendini bıraktın; bir kaç saniye sonra paldır küldür yere yapıştın! Zamanın gelmemişti kısacası! Üzerinden tren bile geçseydi, yine ölmeyecektin! Sonunu bilmediğin bir riski yaşaman kaderinde yok senin oğlum! Merak etme; o yolla gidişin programında olsaydı, inan buna da kimse engel olamazdı. Sen iyisi mi git şimdi bir yüzünü yıka,  otur arkana yaslan, sevdiğin birileri ile görüş, karşılıklı otur kahve iç ve hayatına elindekilerle devam et. Büyük bir şeye tekrar girişmek istersen de bana sorma. Ben zaten orada seni bekliyor olurum!..


Ömer Dalman
ARZ
07.12.2018



27 Kasım 2018 Salı

Midelerine gömsünler

Kadavramı toprağa değil
gür alev bir sacın üzerine oturtsunlar!
Diledikleri kadar pişirsinler
tuzumu karabiberimi
kekiğimi bol tutsunlar
hazırlasınlar etrafıma masaları
rakıyla, şarapla donatsınlar!

En keyifli müziği açsınlar
garsonlar kadın
müşteriler yağlı olsun.

Kızarınca kadavram nar gibi
tabaklara bol kepçe koysunlar
başlasınlar sallamaya çatalları
tıkanana kadar
ekmeksiz yesinler
kemiklerimi köpeklere versinler.

Üzerime de tabak tabak tatlı yesinler
soda içsinler
kalmasın midelerinde benden eser.

Sonunda gecenin
kanepelerde, koltuklarda sızsınlar
ve sabah kalktıklarında
her zamanki gibi işlerine gitsinler
dün geceki ziyafeti arkadaşlarına anlatsınlar.
Kendi ismimle değil
yemeğin ismiyle ansınlar.

Kadavramı toprağa değil
midelerine gömsünler.


Ömer Dalman
ARZ

Midelerine gömsünler

Kadavramı toprağa değil
gür alev bir sacın üzerine oturtsunlar!
Diledikleri kadar pişirsinler
tuzumu karabiberimi
kekiğimi bol tutsunlar
hazırlasınlar etrafıma masaları
rakıyla, şarapla donatsınlar!

En keyifli müziği açsınlar
garsonlar kadın
müşteriler yağlı olsun.

Kızarınca kadavram nar gibi
tabaklara bol kepçe koysunlar
başlasınlar sallamaya çatalları
tıkanana kadar
ekmeksiz yesinler
kemiklerimi köpeklere versinler.

Üzerime de tabak tabak tatlı yesinler
soda içsinler
kalmasın midelerinde benden eser.

Sonunda gecenin
kanepelerde, koltuklarda sızsınlar
ve sabah kalktıklarında
her zamanki gibi işlerine gitsinler
dün geceki ziyafeti arkadaşlarına anlatsınlar.
Kendi ismimle değil
yemeğin ismiyle ansınlar.

Kadavramı toprağa değil
midelerine gömsünler.


Ömer Dalman
ARZ

4 Kasım 2018 Pazar

Her gün bir adam daha

Her gün bir adım daha yaklaşır ölüm
hani şu korkup dile bile getirmedikleri...
Kimine bir avuç kara toprak etkisi
kimine cennet meltemleri...

hele bir de 'rahat uyusun' diyenler yok mu?!
uyku yaklaşınca
nasıl da tutuşur etekleri!

Bırak gününe gün eklemeyi de
doğru söyle
hiç düşünmedin mi ötesini?
yaklaşınca mı meraka düşeceksin
korktuğun ölümün nefesi?..

Her gün bir adım daha yaklaşır ölüm
gerçek zaferin ürperten sesi
kimi kulaklar kapalıdır ona
kimininse hep duymak istediği...


Ömer Dalman
ARZ
05.11.2018


20 Mart 2018 Salı

Ölüm

Taze duru bir nefestir
doğulacak renkli alemdir
öze kavuşmadır ölüm...

Açan çiçektir gerçeğin tarlalarında
tomurcukken toprakta
göğe yükselmektir ölüm...

Üç günlük hayalden uyanmak
geride bırakmaktır geceyi-gündüzü
Ağlarken çoğu arkandan çaresiz
bakıp aşağıya
gülümsemektir ölüm...

Son bir parmak şakırtısıyla
yarıda bırakmak belki işlerini
aşkını, sevgini
dostu-düşmanı
uyanıp gitmek...
Ansızın önünde kapısı açılan
sürprizdir ölüm...

Nasıl gördüğüne bağlı
ve nasıl beklediğine...

Kimine kor alevli cehennem
kimine ışık ışık cennettir ölüm...


Arıza Adam
Ömer Dalman
20.03.2018

12 Eylül 2017 Salı

Buralı olmadım

Tam da canım hiç bir şey istemiyorken
açken, susuzken, bıkmışken
öylece gel al beni.

Benden iyi bilirsin beni gerçi...
geçecek susuzluğum
bitecek açlığım
lakin sanaydı özlemim...

Şimdi, geçmiş ve yarın çöktüğünde üstüme
sıfırladığımda gözümü, kulağımı
kapattığımda bu garip dosyayı
öylece gel al beni.

Lakin hiç buralı olmadım.


Arıza Adam
Ömer Dalman
12.09.2017


7 Şubat 2014 Cuma

Ölümden başka

Anladım ki artık
bırakmadın bana çare
ölümden başka...

kalmadı bir çıkış yolum
heryer karardı bende
nefessizim yuvamda...

karşılıksız imdat çağrılarım
kopardığın sadece değil ellerim ayaklarım!
müebbete mahkum edilmiş zavallı varlığım.

geceleri sadece kırmızı şarabım
yalnızlığım
peşpeşe dizdiğim sigaralarım...
ve sen yine meraksız
tepkisiz
bekler gibi ölümümü
sessiz...

Kalmaz gözüm arkada
yaptı yapacağını Arıza Adam
hem arzda, hem arşta...
hep sen haklısın da
bütün dünya mı yanlışta?..

Cevapsız kaldı bütün çağrılarım
bile bile ölüme itildi buradaki varlığım
ve anladım ki ben artık
bırakmadın bana çare şu güzel hayatta
ölümden başka.


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

30 Ocak 2014 Perşembe

Bekliyorum

Bugün mü öleceğim?
öğleden sonra mı
akşam mı?..

Yoksa yarın mı?

Uykumda mı öleceğim acısız?
rüyadan tek bilet su gibi geçiş?..
Doğrudan anagemiye mi ışınlayacaklar
bedenim dahil mi kaybolacağım?
yoksa bildiğin klasik ölüm mü?
cesedim burada, evimde?

Moda bakın geldiğim...
pek arlanmaz, doğrucu Arıza Adam...

Gördünüz mü?
gördünüz mü dostlar?..
kırdı mı tek bir kişi bile umutlarını
tutunamıyor insan kral da olsa
şah da olsa
sultan da olsa...
gönlün kalmadıysa hayata
altın zincirlerle bağlasalar
olmuyor
gözüm artık hep yukarıda semalarda...

Benden bu kadar dedim
çoktan seçimimi yaptım
bağlarımı kopardım
bekliyorum ölümü
şeklini de sınırlandırmadan
Yaratan'ın huzurunda.

Bugün mü öleceğim
öğleden sonra mı?
akşam mı?..

sadece bekliyorum.


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

25 Eylül 2013 Çarşamba

Para kimde, iman kimde

Ödül varmış gibi sonunda
hep yoğunuz a.. koyayım.
bedeni eskitiyor
zamanı geçiriyoruz
bir iki kazanç yanına kâr...
sona yakın edilen dualar
panikleyen imanlar...

Alınca demiri sonra dünyadan
bir telaş bütün gafillerde...

Yanılma insanoğlu!
kaptırma kendini kokuşmuş döngüye.
Bir dur, düşün en azından
ruh denen şey neden üflendi bedene...

Boş ne dese Arıza Adam
hep verirler çocukluğuna, deliliğine
ama bilir misin
hiçbir zaman belli değil
para kimde, iman kimde?..


ARIZA ADAM
Ömer Dalman