oluş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oluş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ekim 2020 Salı

Sadece teslimiyetin var.

Tanıdık, akraba veya uzman hatta üstat olması farketmez! Büyük Plan hepinizin egolu beklentilerini aşar! Birbirinize gösterdiğiniz jestleri aşar! Mürşit sandıklarınıza gösterdiğiniz ilgiyi aşar! Teslim ol ve alçak gönüllü ol! Hiç birinizin diğerine sergilediği rollerin önemi kalmadı! Şimdi kenara çekil ve teslim ol'mayı başar! zaman gösteriş zamanı değil. Kimsenin sizi onore etmesinin veya size öğretmenlik taslamasının da önemi yok. Yaratan'ın Celali üzerine çöktüğünde bildiklerin bile yanında durmaz! Sadece teslimiyetin var.

ARZ

26 Ekim 2020 Pazartesi

Onları gayet rahat görebilirsiniz!

Çekimlerini hayranlıkla takip ettiğim bir arkadaşımız, uzun ve çok güzel bir 'UFO çekimleri teknik bilgilendirme yazısının' bir yerinde "UFO'ları bir insanın çıplak gözle görebilmesi asla mümkün değildir." şeklinde bir tanımlamada bulunmuş. Bu söz kesin yargı içerir ve bu tutum doğru ol'maz. Çünkü kimilerimiz görebiliyor.

"Evet bu görebilme şekli, katıksız anlamda 'insan beden sistemi fiziksel göz organı' ile gerçekleşmiyor." diyebiliriz, ancak özel algı ve optik ayarlar varlık alanınızda yapıldığında, bu tanımı yalanlayacak ölçüde bir görüş gerçekten sağlanabiliyor. Sadece teknoloji ve dünya bilimi ile uzaylı canlarımızı ve size onların görünme şartlarını tanımlamak doğru ol'maz. Lütfen hemen bu tür sınırlayıcı tanımlara bilincinizde ok vermeyin! Bu tür bir kabul; sizlerin bilinciniz önündeki kalkması gereken perdelerin kalkmamasına veya yavaş şekilde kalkmasına neden olabilir!

Lütfen bu tür tanım cümlelerini hemen şimdi burada bilinçaltınızdan silin!

Artık bütün fiziksel, optik ve maddi şartların bildiğiniz kuralların dışına çıkarak, gayet doğal şekilde kırılabileceği seviye hareketi başlamıştır. Canlarımızı ve araçlarını görebilmek için son teknoloji cihazlara gerek olmadığını kendinize içsel ol'arak kabul ettirin! Çünkü seçimler ve o seçimlerin hayatınıza inşası söz konusudur. Masada herkese açık olan ziyafetten kendinizi mahrum bırakacak strateji ve kabulleri beslemeyin!

Öyleyse hemen şimdi; bak ve GÖR!


ARZ

20 Ekim 2020 Salı

Yalnız değilsin.

Görevim etrafa gülücükler dağıtıp, önüme geleni mutlu etmek olsaydı öyle olurdum. Tıpkı senin gibi; bunun bende olmadığını anladım ve açık ettim.

Ne yazık ki 'hibe mutluluk' bekleyenler biraz idare etsinler, çünkü işimiz Büyük. Tarihi silmeye ve yenisini yazmaya ahdettik. Bu arada seni görmezse gözlerim Sevgili Tarihim ve diğerleri; affet... Kişisel değil; kitlesel... İşimiz büyük... Biz bu olan'a hayatımız pahasına ahdettik.

Burada görünen ve değer verilen hayat, Esas Olan'ın yanında sanılanın çok ötesinde küçük ve geçici... Bunun yanında küçük hayatlar kimi zaman aşağıda ve kesilebilir. Çünkü zaten uzaklara bağlanmadılar.

Canından bu uğurda içsel olarak vazgeçmiş herkes bunu anlar. Diğerleri anlayamaz, hayretlere düşer ve iç güdüleri gereği gölge olmaya, yapışmaya devam eder.

Görevimiz etrafa gülücükler dağıtıp, önümüze geleni mutlu etmek olsaydı öyle olurduk. Ama olmadı...

Kum Saatinin öbür tarafına geçen herkes yemine ortak ol'ur ve görmezden geldiği her an kendine ve Kozmos'a hesap verir. Yalandan kurtulan herkes Gerçeğe borçlanır, elçiliğe imza atar. Bunun için; içsel anlamda bağlarını kes! Merhametsiz, vicdansız ve kalpsiz olma, ama bağlarını kes! Büyük Hediye'den mahrum kalmak istemezsin.

Onlar için ölür müsün? Ne için, ne uğruna?..

Ölmeden önce öl'dün mü?

O zaman bilmelisin. Onlar için ölmene gerek yok. Ya da ölmeden önce ölmedin henüz?..

Kendinde mutlu ol'mayı başarmamış herkes bu saatten sonra kendinde bitecektir ve başkalarına dirsek temasında olmaları fayda etmeyecektir. Sakın kolunu onlara kaptırma!.. Büyük Hediye'den mahrum kalmak, kendinden mahrum kalmakla aynıdır. Evet biraz zordur, ama yapmak zorundasın!.. Ve merak etme; kardeşlerin çok fazla sayıda ve yalnız değilsin.


ARZ

19 Ekim 2020 Pazartesi

Neden dikenlere alışmadın?

Kim söyledi sana aydınlanınca hayat susuz-sabunsuz olacak diye?

Tersine; güllerdeki dikenleri gördün, onlara dokundun.

Düştün düştün üzüldün de; şimdi kalkmayı öğrendin.

Gelmiyor mu gökyüzü kokusu artık farklı burnuna?

ya esen meltemlerde yeni olan neyi gördün?

içtiğin suda yeni olan neyi farkettin?

Şükrettin, yukarı baktın.

daha fazlası için içe döndün.

Dikenler battı arada; ağladın.

Dünya burası; gölgeler olmayacak mı sandın?


Kim söyledi sana o gülü eline alınca dikeni olmayacak diye?

Haydi battı, kanadı elin diyelim!

akan kanı neden kendinden bilmedin?..

bal gibi düşüp de tekrar ayağa kalktın!

Peki

neden artık dikenlere alışmadın?


ARZ

Ol'ması gerekenim

Çoğu akşam alkollü içki içiyorsam; "alkolik" değilim. Sadece keyfe izin verdim.

UFO'lar benim kamerama devamlı görünüyorlarsa "UFO'cu" değilim. Bunu hakettim.

Hayatın derin anlam ve sonuçlarını iletiyorsam; "Spiritüalist" değilim. Konuşan bir kaşifim.

Her gün meditasyon yapıyorsam; "Meditatör" değilim. İhtiyaç ve çekim hissettim.

Sadece 'her şeyi doğal kabul eden' İnsanım. Ol'ması gerekenim...


Siyasi parti liderlerinin ne dediklerini takip ediyorsam; "partizan" değilim.

Atatürk'ü seviyorsam; "Atatürkçü" değilim.

Sık et yiyorsam; "etobur" değilim. Sık sebze de yiyenim...

Arada insanları güldürüyorsam; "komedyen" değilim. Sadece arada ben de eğlenirim.

Bugünü burada yaşıyorsam; yarın burada değilim. Çünkü her yer benim.

Yansıttıklarımla beni tarifliyorsan; ben o değilim.

Sadece 'her şeyi doğal kabul eden' İnsanım. Ol'ması gerekenim...


ARZ

16 Ekim 2020 Cuma

Şuurlu Negatifler ve Şuursuz Negatifler

Şu an çizgisini yükseltmiş olan Negatif İnsanlar bence hiçlik ve teslimiyet hakkında bilgi sahibi olmadan, dualite odaklı amaçlarıyla negatife hizmet ediyorlar. Onların da kendi sıfır noktaları, ya da negatif hiçlik geçişi var mı ben şu an bilmiyorum ve merak da etmiyorum.

Yüksek Seviye Negatiflerin gizemleri ve bazı geçiş bilinç kanallarını bildiklerinden ve kullandıklarından eminim. Ancak köle olarak bir şeyler elde etme adına negatife hizmette kalanlar bence tam bir şuursuzluk noktasındalar. Bu ne de zordur!.. Ve sonrası ne kadar da cinnet ruh halleri getirir!..
Şuurlu Negatifleri kazanmak zordur ve zaman kaybı olabilir. Onların seçimine karışmak da zaten doğru olmaz. Ancak şuursuzlar tabakasını çukurdan çekme ihtimali fazladır. Bu yüzden bu zamanda Işık da Karanlık da bu çoğunluk kitle için uğraş veriyor.
ARZ

Kanma!

Kim demiş hayalperestmişim diye? Uçup kaçıp, dünyayı boş vermişim diye?..

Kim demiş bedenimde değilmişim, uzaklardaymış bilincim diye?..

Buradaydım, buradayım ve bir süre daha burada olacağım!

Kim demiş uçup kaçmışım diye? Sevginin dibinde, nefretin zirvesinde, insanlığın çözümünde, gerçeğin en genişinde o kadar oldum ki... Kaldı mı bir fark zannediyorsun?.. Her şeyle bir'leştim.

Gitmiyorum ki uzaya, uzaklara!? Gel diyorum, çağırıyorum karşıma!.. Bedenim burada, ben burada, hepsi bir arada... Neden uzak olsun ki?..

Hediyelere en baştan sahipsin. Onları uzak kılan sensin!.. Tüm evrene yayıldığında; hediyelerlesin, hatta hediye sensin!.. Kucak açanın ellerini boş bırakır mı Yaratan? Hiç açtın mı sen de kucağını şüphe etmeden?..

Kim demiş Aydınlananlar hayalperest, gerçeklerden uzak diye?! Gerçeklerinizin değiştiğini görmez misin?..

Mabed Bedenler hiç bırakılmadı ve hiç yalnız kalmadı. Kapadık gözleri zaman zaman, sonsuz ol'duk. Anda bedene elimizde ne varsa getirdik sunduk, onu kutsadık, şifalandırdık.

İnadına kapılma dünyaya; geç kum saatinin öbür tarafına! Bir ayağın bağlı zaten dünyaya. Korkma; uçup kaçmazsın! Kanma Gafiller Ordusu'nun vampir halkına!

13 Ekim 2020 Salı

Oluş Uygulama Egzersiz - 1

Beden kutsanır ilk başta. Ona şükranlar sunulur ve zerrelerini bana güvenerek aç ki aralara tüm ışığımla sızarak, senin titreşimini yükselteyim denir. Burada bizi taşıyan, bize mabed olan öz evimize her durumda teşekkür etmek yolun başlangıcında en önemli şeydir.

Yaratan'a aynı anda şükranlar sorgusuz teslimiyet halinde sunulur.

Bu girişle, içsel odaklanma, kozmosa açılma ve teknik egzersize rahatlıkla geçilebilir.

Etkileşimde ol'duğunuzu hissettiğiniz başka yüksek bilinç varlıklar varsa onlar içeri davet edilir. Çünkü sizi kollayan sizden çok daha eski ve kadim koruyucular mutlaka vardır. Onları da sevgiyle selamlayarak, "size kapımı şu an açıyorum" denir ve ileri doğru tek bir noktaya kapalı gözlerinizin ardından odaklanırsınız.

Bir kaç derin nefes... Sonra nefes ritminiz neredeyse yokmuş gibi kısalır. O mod en yüksek imkanlar ve algılarda ol'duğunuz andır.

Araya burada yaşayan zihniniz girebilir. Onu sevgiyle geri gönderin ve "Zihnim sus." deyin. Yüksek Moda anında tekrar dönersiniz.

Sonsuz Uzay ve içindeki sayısız ışıkla buluşmanız gerçekleşir. İçinizde bu yoksa buna gerek de yoktur. Anda sizi güzel görünüm ve hareketleriyle ziyaret eden veya size etkileri görsel olarak da gönderen oluşumlarla karşılaşabilirsiniz. Bu tarif sonsuzdur. Bir varlık, size seslenen bir ses, önemli bir mesaj da olabilir. Bu sizin ihtiyacınıza göre otomatik oluşur.

Bu sadece bir rahatlama meditasyonu değildir. Bu oluş'tur. Tersine teknik ve zaman zaman yorucu da olan bir uygulamadır. Kum saatinin üst tarafına geçiş, her seferinde buradaki zihniniz sayesinde biraz zor olabilir. Her seferinde ölüm geçişini tekrar yaşayacak kadar gözlerinizin kör olması gerekir. Egzersizleri artırdıkça hem bu durumu sık özlersiniz, hem de çok kısa saniyeler seviyesine kadar indirirsiniz.

Uzayı ve size adeta gösteriler yapan varlık ve araçları izlemek büyük keyiftir. Dilediğiniz bir varlığa ismiyle çağrıda da bulunabilirsiniz. Ya da sadece tüm kozmosun enerjisini merkeze, bedeninize çekebilirsiniz. Bedeninizin çok rahat fakat enerjiden kasılmış gibi olduğu anları farkedersiniz.

Seyri Alem bu işin hoş bir ikramıdır. Kendinizden kendinize ikram... Bu sonsuz geniş modunuzdayken uzaya sizin gitmeniz gerekmez. Ona açıkça "Uzay bana gel ve netleş!" diyebilirsiniz ve bu da olacaktır.

Bu halden sıkılıp, daha üstte ne varsa onu istiyorum deme ihtimaliniz olacaktır. Bunun için o anın ve o halin de üzerinde olan, henüz algılamadığınız, yani o andaki kum saatinin de üst bölümüne geçmek için, daha büyük yorumsuzluk ve teslimiyetle Yaratan'a çağrıda bulunmaktan başka çareniz yoktur.

Bunları sizlerle paylaşmak benim için zevkti. Hepsi benim bünyeme göre iyi işleyen tanımlardır. Kim bilir herkeste ne çok renk ve farklı tanımlar vardır. İşte Biz bu yüzden sonsuz ve güzeliz.

Bırak bildiğini bilsin, ol'duğunu ol'sun! Sakınma canından bir şeyi. Işığında bulduğunu bırak o da bulsun!

ARZ

11 Ekim 2020 Pazar

Sadece kendinizde olun ve akışa uyun.

Dar alan rutinlerde döngü içinde olanları artık daha geniş alana taşımanız mümkün değil. Çünkü döngüler değişiyor ve kendinizin en yüksek özgürlüğü için yukarı doğru akan enerjiye bizzat tutunmanız ve orada kalmanız gerekiyor. Dar alan rutinlerde olanları yukarı taşımanız artık mümkün değil. Bu sizin kendiniz için zaman kaybı olur. Sonsuz ışığın kokusu ve parlaklığı burnunuzun dibine kadar gelmişken, o ışığa çekilmenizi geciktirebilir misiniz? Bunu kendinize yaparsanız sizce bu bir fedakarlık mı olurdu? Onlar için ve onlar adına ek bir başarı kazanacağınızı mı zannediyorsunuz? Onların iradesine etki edebileceğinizi mi düşünüyorsunuz? Yukarı doğru akan bu enerji, varlığınızın merkezinden gelen bu çağrı, bunu duymayanları da buna dahil etme çabanızla sürekli kesintiye uğrarsa bu sizin için iyi olur mu? Bağları kesmek diye çok bilgi okudunuz. Bu acımasız bir şey değildir. Herkesin oluşuna izin vermektir. Siz olmazsanız size kim yardım edecek?.. Siz kaçırırsanız kendinizi size kim verecek? Onlar buna hazır değilse siz onları buna uyumlandırabileceğinizi mi zannediyorsunuz?.. Bu; çocuğunuz uyarılarınızı dinlemedi diye ona defalarca bir şeyi hatırlatmaya benzemez. Uyurken üzerini örtmedi diye gece ara ara kalkıp onun üzerini örtmeye benzemez. annenizin bir bacağı tutmuyor diye her tuvalete gidişinde onun koluna girmeye benzemez. Yukarı olan kuvvetli akışta ya varsınız ya da yoksunuz. Bu kokuyu benliğinde hissetmeyenlere ne kol değneği, ne de bir hatırlatıcı olamazsınız. Akış bu kadar keskinleşmişken artık bunu yapamazsınız. Bu hıza ve şiddetli ışığa uyabilecek olanlar zaten kendileri olarak şu an bu akışın içindeler. Kıyıdakilere yardım olsun diye elinizi uzatırsanız ya akışın ritmini bozarsınız, ya da büyük hedeften vazgeçip, kıyıda kalmayı göze alırsınız. Buna değer mi? Kim için, ne için?.. Bırakın kozmos size de, kıyıdakilere de en uygun olan gerekeni kendi işletsin. Bazı işler sizi aşar. Siz sadece kendinizde olun ve akışa uyun.

ARZ

8 Ekim 2020 Perşembe

Kendi Gücünde ol

Üst Bilinç'e sadece hayranlık, şaşkınlık ve biat kültürüyle yaklaşırsan; onlara, sana iyi ya da kötü yönde hükmetme yetkisi vermiş olursun. Yönetilmek isteyen yönetilecektir.

Üst Bilinç'e Birlik, eşitlik ve Yaratan Sevgisiyle yaklaşırsan; onlarla can-kardeş ve bütün ol'ursun. Yükselişini hızlandırır ve kendi önemli ricalarını geçerli kıl'arsın. Kendi Gücünde ol'mak isteyene yardım edilecektir. Bu demek değildir ki; Onları taktir etme... Taktir de et; ancak kendini de hafif görme, gösterme.

Enerjileri yönlendirme kilidi böyle işleyebilir. İyi niyet, nezaket ve kendinden emin ol'ma durumu işleyecektir.


ARZ

4 Ekim 2020 Pazar

Tüm Övgüler O'na

Binlerce satırlarla, dizelerle, şarkılarla, bilgilerle anlattığımız sadece Yüce Yaratan'ın sonsuz sevgisi ve ateşidir. Tüm övgüler O'na ve O'nun sevgisini ve gücünü tam olarak çağırabilen her canadır.

ARZ

Su ve Şifa

Bir bardak suyu içmeden önce bir süre elinizde sevgiyle tutup, ona kozmos'un tüm enerjisini şifa olarak yüklemek güzeldir. Ancak zaman ötesinde Bir ol'duğunuzu düşünürseniz, bu şifa çekme olayını suyu içmeden önce yapmanızla, suyu içtikten hemen sonra yapmanız arasında bir fark yoktur. Güç'ü kullanmada bilincinizi, sizi sınırlayan zaman kavramından kurtarın.


Ömer Dalman
ARZ

Ol ve bekle

Şimdi kapandım bir odaya, bekliyorum. Sadece yazıyorum, çiziyorum, oluş'a geçiyorum, basınç dengeliyorum, üşüyorum, giyiniyorum, eğleniyorum, Güç'ün sadece az bir miktarını kullanıyorum. Beden tam ol'madı.
Önceleri uçardık, süzülürdük, araçlar kullanmadan yaşardık, Güç'ün kendisiydik. Kral'dık, Kraliçe'ydik, madden-ruhen zengindik.
Şimdi kapandık odalara, bekliyoruz.
Zor oluyor bazen. Hatta artık sık sık... Güç büyük; kap küçük... Daha sık oluş'a geçiyoruz; dengede kalmak için. Büyük Buluşma'yı sabırla beklemek için. Umut ol'mak için. İsyan etmemek için...
Anılar geliyor aklıma; anıyorum. Üzüntüler, sevinçler, hoş sohbetler, ağlamalar, bağırmalar... Hepsini göğüsledik, yılmadık, yok olmadık, hep ol'duk. Tek Güç Yaratan'ın varlığıydı. Hala da öyle...
Açıldık, kapakları kaldırdık, penceremiz genişledi. Ve bu her şeyden de daha güzeldi. Hala da öyle...
Cennetlerden müjdeler geldi, gördük, aldık, kabul ettik. Bununla ayakta kaldık.
Şimdi dip dibe, burun burunayız. Bunu bilmek çok güzel!.. En büyük dayanma gücü.
Bir kaç perde kaldı. Her şey tarifli değil; bunu dert etme. Akışa bırak kendini, sadece ol... Şu anki bilincinle sakın tarifleme, tarif bekleme!.. Gördüklerin ilginç sana, şaşma, yaşa, ol... Tam ol'arak buraya gelince şu anki kendinde tarifler ve tüm bilgi somutlaşacak. Ol ve bekle...



Ömer Dalman
ARZ

28 Eylül 2020 Pazartesi

Zihin sus!

Oluş Hali'ndeyken büyük olasılıkla zihnin ara ara devreye girer ve sana anlık hayaller, görüntü haline gelen düşünceler gösterir. O anlarda gayet emin bir içsel ses tonuyla ona "Zihin sus!" demen işine yarayacaktır. Oluş Hali'nde şu an bağlı bulunduğun dualitenin amaç ve verilerine yer yoktur. Zihnin veya bilinçaltın araya girmek için can atar. Sen o her bunu yaptığında ona aynı emin tavrı gösterirsen, sonraki egzersizlerinde o büyük ölçüde terbiye ol'acaktır.

Unutma ismin ve bütün kişiliğini oluşturan etkenler ve çevren dahil özde Sana ait değildir. Oluş'ta ol'mak için tarlanı gerçekten de temizlemen lazım...


Ömer Dalman
ARZ

27 Eylül 2020 Pazar

Gerek yok sorguya

Aşk Zamanı geldi!
Ben mi çağırdım, hazırladım
O mu kendi geldi?..

Yok çare soruda
gerek yok sorguya
atla doğrudan ateşe
dal sulara...

Açılır pencere
ışık ışık
sessiz
kucak kucağa...

Aşk Zamanı geldi
geçtim kendimden
zaten O Ben'dim
eğdim kalbimi
aldım elime
O'na verdim.

Gerek yok sorguya...


Ömer Dalman
ARZ

25 Eylül 2020 Cuma

Aşk Zamanı geldi mi

Aşk Zamanı geldi mi sesler susar
istek susar, duygu susar
özlem diner
nehir akar.

Aşk Zamanı geldi mi ışıklar kapanır
pencere kapanır
kapı açılır
akış başlar

gönül uçar
kanat açar
sorgu susar
bilinç donar.

Aşk Zamanı geldi mi zaman susar
yalan biter
yöntem susar
kadın-erkek bakar
renkler coşar
Rabbin kucak açar.



Ömer Dalman
ARZ