31 Ocak 2025 Cuma

Gerçekten Hazır mısınız?

2ZomGgn.md.jpg

Çok yakında, artık konvansiyonel iş üretme yöntemlerine ihtiyaç kalmayacak. Şu an sadece yüzünün bir bölümünü göstermiş olan Dijitalleşme, dünyaya tam olarak yerleştiğinde hayal bile edemediğimiz şartlarla yaşamaya başlayacağız.

"Yaşamak hiç bu kadar kolay ve zevkli olmamıştı!" diyeceğiz. Her sabah deli takıklar gibi aynı saatte kalkıp, yüzünü yıkayıp, duşunu alıp, giyinip, iş yerine mesai saatinde yetişme endişesi olmadan, altında pijamasıyla, masasında kahvesiyle, çayıyla milyonlarca para kazananları göreceğiz!.. Ve bu insanların çoğu genç yaşta veya genç anlayışta olanlardan olacak.

Herkesin dükkanı, oturduğu yer olacak. Kalkıp bir yerlere gitmek, sadece canları istediği zaman olacak. Zaruri yolculuklara, yol parasına, zaman kaybına gerek yok!..

Yazarın, ressamın, tüccarın, esnafın, öğrencinin, yaşam koçunun dükkanı, oturduğu rahat koltuğu olacak ve maneviyat da bir o kadar bizlere yakın olacak. Çünkü eski günlerde sarf edilen onca çabanın, enerjinin, paranın ve zamanın önü kesilecek. İnsanlar kendileri ile daha çok yüzleşecek ve bu şartları akılcı şekilde kullananlar daha içselleşecek ve manevi alanda yükselecek. Bu duruma uyum sağlayamayanlar, ya bunalıma girecek, ya da sosyal medyanın çoğulluğu karşısında kafayı yiyecek.

Böylesine bir rahatlığa ruhen gerçekten hazır mısınız?


Ömer İlhami Dalman
ARIZA ADAM

30 Ocak 2025 Perşembe

Bazen

Görüşemediğim
görüşmek istemediğim
yakınlarım kadar korkutucu hayat
bazen...

Kaçamadığım
üzerime yapışan
şeyler kadar tiksindirici hayat
bazen...

Yaratan'ın kucağında olmak
bitmeyen bir neşe
ve umutta kalmak kadar muhteşem hayat
bazen...


Ömer İlhami Dalman
ARIZA ADAM

28 Ocak 2025 Salı

Haydi GÜLÜMSE!

Genelde aile üyeleri veya tanıdıklar bir araya geldiklerinde eski günlerini anlatanlar çok olur ve bunlar genelde aile içindeki veya arkadaş ortamındaki aynı konuşmacılardır. İlginç iş hayatı veya ilişki anıları, elde edilen başarılar, komik anılar filan...

Son yıllarda dikkat ettim; bu ortamlarda anılarını hiç anlatmayan kişi benim. "Sebebi?" derseniz; yahu o kadar yer altı türden, bazen de marjinal şeyler yaşamışım ki, kime nasıl anlatayım?!.. Bu çok muhabbetli, ama benim konuşamadığım anlarda eminim, "Yaa adam tertemiz. Yüzü de nurlu, terbiyeli, nazik... Herhalde o bizim gibi bir sürü macera yaşamadı. Süt gibi akıp gitmiş hayatta ve belli ki göründüğü gibi..." diye düşünüyorlardır.

Bense için için gülüyorum!.. Lan sizin o anlattığınız gayet normal insanî anılarınız zaten bende de dolu! Ben anılarımı açıkça ortaya sersem, o dost masası dağılır, dört bir yana kaçışırsınız be!.. Bu yüzden hep sessizce gülümsüyorum.

O zaman haydi, GÜLÜMSE!..


Ömer İlhami Dalman
ARIZA ADAM

10 Ocak 2025 Cuma

Pazarlık Mantığı

 2r1COBf.md.jpg

Aramızda kaç kişi güvenilir bir dükkana bir şeyler almaya gittiğinde hâlâ alacağı şeylerin tek tek fiyatlarını soruyor?.. Bu kontrolcü tutuma hayatımda çok az girdim. Hani bir tane meşrubatın, bir paket gofretin veya diğer ufak tefek malların fiyatında bir kaç kuruş oynamış olabilir diye duruşunu hafifletmeye değer mi?..
Hem butik bir bakkalda veya bir dükkandaki esnaf da bırakalım biraz kazansa ve sana 'durumu yerinde maşallah' diye baksa fena mı olur?

Ömer İlhami Dalman

8 Ocak 2025 Çarşamba

Etki Altında Kalmak da Hipnotize...

Dünyaya doğuşumuzdan itibaren her birimiz mutlaka etkiler alarak, yönlendirilerek yetişiyoruz. Anne, baba, dede, nine teyze derken, tam teşekküllü hipnotize almış bireyler haline geliyoruz. Sonra eğitimler, okullar, öğretmenler bu hazır temelin üzerine çok katlı binalar çıkıyor ve ortaya tam bir Hipnotize Sunumu çıkıyor.

İşte, aydınlanmış ve kendine dönmüş birey de; artık az önce saydığım yakın veya uzak birey ve kurumlardan artık doğrudan etki almayı ve hipnotize olmayı sorgusuz kabulde olmamakla başlar.


Ömer İlhami Dalman

29 Aralık 2024 Pazar

Allah bilir!

Tamam, Allah her şeyi bilendir, görendir. Ancak araştırma ve bilme görevini de sana vermiştir.

Yarın hava nasıl olacak?

"Allah bilir."...

Uzaylılar gerçekten var mı?

"Allah bilir."...


Eh be kardeşim! Tamam Allah tabii ki bilir de; sen ne bok yiyorsun dünyada? Hava Durumu tahminlerini yürüten meteoroloji ne bok yemeye var?!

Binlerce uzay gemisini yıllardır kayda alan insanlar ne bok yiyorlar?!

Neden düşünce tembelliği yapmayı ve her şeyi Allah'a yüklemeyi alışkanlık edindin?.. Senin beden sahibi bir insan olarak olasılıklar alemine bir şeyler katmanı sana yasak mı kıldılar?!.. Bağırsakların bozulunca, grip olunca, kanser olunca koşa koşa hastaneye gitmeyi biliyorsun ya?! Desene o zaman "İlaç almama gerek yok. İyi olur muyum, olmaz mıyım Allah bilir." diye!..


Beden sahibi bir ruh olarak her şeyi Allah'a yükleme tembelliği sana ne kazandırır?..


Ömer İlhami Dalman

3 Kasım 2024 Pazar

Genç Dostlarımıza Önemli Hatırlatma!

Şu an 45 ve üzeri yaşta olan Işık İşçileri, tahmin edersiniz ki; içsel ve metafizik yolda en az 20 yıl ve üzeri bir deneyim ve tecrübe sahibidirler. Yani benim de içinde bulunduğum bu 'erken uyanan' insanların yaşadıkları deneyimlerin sonucunda bugün bazı farklı ve geniş bakış açıları sahibi olmaları doğal bir sonuçtur. Hatta bir çoğumuz şu an normal insanın sahip olduğu algıların ötesinde bazı algılara gayet somut şekilde sahibiz. Bazılarımız şu an kanallık yapmakta, bazılarımız astral deneyimlerde ilerlemiş, bazılarımız metafizik boyutta bir çok deneyimler yaşamakta... Kısacası bundan 30-40 yıl öncesinin Işık İşçileri şu an bazılarının 'Hadi canım! Adam uçmuş.' dedikleri türden adeta 'Masal Kahramanları' gibiler.

Ancak bundan 30-40 yıl önce bizler daha çok spiritüalizm ve metafiziğin doğrudan içindeydik. Sürekli meditasyonlar yapar, kendi akışımızdaki bilgileri yazar ve bir çok kitap okurduk. O zamanlar şu anki gibi internet yoktu. Dört bir yanımız değerli-değersiz bir sürü kırıntı bilgi ile çevrilmemişti. Dolayısıyla, bilgi kirliliği bu yolculukta kafamızı karıştırmıyordu. Seçtiğimiz alana ve konuya derinlemesine odaklanırdık ve kafamızın spekülasyonlarla karışması söz konusu olmazdı.

Bu eski uyanan kitlenin şu anki bir çok spiritüaliste göre oldukça ileride olduğunu tahmin edebilirsiniz.

Örneğin o yıllarda bir UFO Vakası olduğunda bu somut delillerle ana akım medya kaynaklarında yayınlanırdı veya bir kitapta bu vakalara değinilirdi. Şu anki gibi, yapay zeka ve çeşitli teknolojik editlemelerle gerçek olmayan bir sürü durum ve vaka etrafımızı sarmamıştı. Günümüzde sosyal medyada o kadar çok gerçek olmayan materyeller paylaşılıyor ki; toplumun dünya dışı yaşama ve paranormal olaylara güveni ve inancı da bir o kadar azaltılmaktadır. Bu karmaşık veriler zaten bunu sağlamak ve bu tür olayları karalama amaçlı devreye sokulmaktadır. Hatta yine bu yüzden yeni nesil spiritüalistlerin de çoğu metafiziğe ve dünya ötesine ilgisiz şekilde, dünyevi güdülerle bu işi yapmaktadırlar.

Genç İçsel Yolcular ve Genç Spiritüalist Dostlarımıza bu açıklamaları yapmamın nedeni; bu işin içinde bir çok deneyimleri bizzat yaşayarak düşünsel ve algılar anlamında bir yere gelmiş, alaylı veya eğitim görmüş biz öncü ışık işçilerinin sizlere anlattıklarına samimiyetle güvenerek yaklaşmanızın sizin için önemli olmasıdır. Böylece detayları, bire bir yaşanmış tecrübeler üzerinden dinleyerek, etrafınızı sarmış olan bilgi kirliliğinin sizi yolunuzdan saptırmasına meydan vermemiş olursunuz. Sosyal Medyada size sunulan sahte vakaları, sahte uzay gemilerini ve daha kötüsü bunların hepsinin hayal ürünü olduğu mesajını veren telkinleri ciddiye almama şansınız olur. Çünkü şu anki bilgi kirliliği sizlerin sonsuz gerçekliğe erişmemeniz için yaratılmaktadır. O tür şeyleri izleyip ya gülüp, geçiyorsunuz ya da "Amaaaan hepsi saçma!" diyor ve sonsuz gerçekliğe dahil olma şansınızı yok ediyorsunuz.

Biz Erken Işık İşçilerine lütfen güvenin ve bilgi kirliliği ile kendi kaderinizi buğulandırmayın.

Sizi seviyoruz.
AZRL