komik yazı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
komik yazı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2025 Salı

Haydi GÜLÜMSE!

Genelde aile üyeleri veya tanıdıklar bir araya geldiklerinde eski günlerini anlatanlar çok olur ve bunlar genelde aile içindeki veya arkadaş ortamındaki aynı konuşmacılardır. İlginç iş hayatı veya ilişki anıları, elde edilen başarılar, komik anılar filan...

Son yıllarda dikkat ettim; bu ortamlarda anılarını hiç anlatmayan kişi benim. "Sebebi?" derseniz; yahu o kadar yer altı türden, bazen de marjinal şeyler yaşamışım ki, kime nasıl anlatayım?!.. Bu çok muhabbetli, ama benim konuşamadığım anlarda eminim, "Yaa adam tertemiz. Yüzü de nurlu, terbiyeli, nazik... Herhalde o bizim gibi bir sürü macera yaşamadı. Süt gibi akıp gitmiş hayatta ve belli ki göründüğü gibi..." diye düşünüyorlardır.

Bense için için gülüyorum!.. Lan sizin o anlattığınız gayet normal insanî anılarınız zaten bende de dolu! Ben anılarımı açıkça ortaya sersem, o dost masası dağılır, dört bir yana kaçışırsınız be!.. Bu yüzden hep sessizce gülümsüyorum.

O zaman haydi, GÜLÜMSE!..


Ömer İlhami Dalman
ARIZA ADAM

18 Temmuz 2020 Cumartesi

3 Günlük UFO Tatili!

Oh be... UFO videoları editlemeden geçen 2. gün! Kendime üç günlük UFO tatili verdim ve söz konusu yüksek uygarlığa da dilekçemi verdim   Dilekçe derken şaka yollu söyledim. Hiç bir şeye zorlanmamaktayım. Sadece aldığım ışığı ve hediye kabul ettim ve canım istediği zaman ona odaklanıyorum. En çok önem verdiğim kriter dostlukta, samimiyet, özgürlük ve çocuksuluktur. Müdahale bana kraldan bile gelse; reddederim.

Yarına kadar sorumsuz ve rahatım! deeeermişim! Ama onları sürekli özlüyor, içsel mesajlar gönderiyor ve yarını bekliyorum.

Bu arada çok önemli bir noktaya dikkat çekmek istiyorum:

Karşımızdakiler her ne dereceden olursa olsunlar, kaç ışık yılı uzaktan geliyorlarsa gelsinler; zerrelerde ve nurda aramızda hiç bir fark yok. Üstünlermiş gözüyle bakan herkes aldatmaca bir büyüdedir. Hayran olmak derseniz; yaptıkları şeylere, hayata gösterdikleri duruşa ve teknolojilerine hayran olunabilir. Ancak bir karar mekanizması, otorite, eteklerine tutunulacak bir mürşit gibi bakanlar büyük kandırmaca içindedirler.

Kozmos bizzat karakterli ruhları sever; diğerlerini olsa olsa amaçları için kullanır.

Ömer Dalman
ARZ

6 Temmuz 2020 Pazartesi

Z Kuşağı gelmiş Hoş gelmiş!

Z Kuşağı gelmiş büyümüş de kapımıza dayanmış! Hatta yanı başımızda bağrımızda taşıyormuşuz onları da pek haberimiz yokmuş! Hay hay! Başım üstüne... Bende s-kıntı yok genç kardeşim. Her türlü uyarım. Neden mi?..

Yahu kardeşim sende Z varsa; bende alfabenin tümü var! A'dan girdik, ıkına sıkıla Z'ye kadar geldik. Biz bu yolculuk boyunca neler çektik sen biliyor musun? Çakan çaktı gitti, veren verdi ayarı gitti. Çalıştık didindik, eğrildik büküldük, baktık olmuyor külliyen salağa yattık filan... En sonunda baktım olmuyor; fosile bağlamış kendi jenerasyonum gibi olmanın çözüm olmadığını gördüm ve harfleri tümden silip, olayı doğrudan Hiçlik'e bağladım. Ooooh miiissss!..

Bak vallahi genç kardeşim; sen de aynen öyle yap. Şimdi sizi Z diye yüceltirler, size bir sürü anlamlar yüklerler, ama puşt dünya burası. Bir bakarsın sonra efendiler sizi de yok saymaya karar verirler ve bu sefer de sizden de üstlerden geldiğini dayatacakları başka bir harfi lanse ederler! E sen böbürlenirsen, kendinle fazla övünürsen ve sana verilene tam gaz uyarsan; emin ol sonunda senin de kullanım süreni bitti ilan ederler! Yeme sakın yeme!

Sen de gel, benim gibi tüm alfabeyi yala yut önce. Sonra da aynen benim gibi olayı Hiçlik'e bağla; sonra sal git gitsin oooooh! Ne zaman var, ne mekan ve her şey bir ilüzyon...


Ömer Dalman
ARZ

5 Temmuz 2020 Pazar

Hangi Corona?

Zamlarla, vergilerle yaşamaya zaten on yıllardır alıştık. O konuda sıkıntı yok.

GDO'lu besinleri de mideye gömmeye afiyetle alıştık. E o da tamam; aç kalmaktan iyidir.

İstanbul depremini gördük; şaşkına döndük, panikledik. Sonra ülkenin En Seksi Erkeği seçilmiş olan Deprem Dede Ahmet Işıkara çıktı ortaya. Onun sayesinde depremle de yaşamaya alıştık. Hani alıştık dediysek, şöyle yani: Alınması gereken tedbirler yüzde yüz oranda hayata geçmediğinden; iman gücümüzü motive ettik ve her an binaların başımıza yıkılabileceğini ve o şekilde öleceğimizi doğal kabul eder olduk.

O da tamam...

Şimdi en son Corona çıktı. Bu zamana kadar biz onu sadece 'bira' olarak bilirdik. Bilgi dağarcığımızı genişlettik; ona da şükür dedik.

Ama bu Corona mevzuunda bir noktada çakıldık kaldık!? Kimi uzmanlar onun için global ölçekli büyük bir algı planı ve tamamen yalan diyor, kimi uzmanlarsa günden güne dünyada ve ülkemizde artan vaka ve ölüm sayılarının ciddiyetinden bahsediyor!?

E yeter orada dur artık hocam!.. Biz insancıklar hep bu şaşkoloz halimizle de mi yaşamaya alışmalıyız yani?.. "Nasıl olsa çakma virüsmüş yaaa!" deyip, sokağa don atlet çıkıp, önümüze geleni sevgiden şapur şupur öpücüklere mi boğalım? Yoksa ellerimizde eldivenler, ağzımızda burnumuzda maskeler, makatımızda da pamukla mı dışarı çıkalım?!

Siz şunu söyleyin be kardeşim: Hangi Corona Gerçeğiyle yaşamaya alışalım???


Ömer Dalman
ARZ

3 Temmuz 2020 Cuma

Yüskek Biliç

- Baba...

- Efendim kızım?

- Sen sürekli 'Yüskek Biliç, Yüskek Biliç' diyip duruyosun.

- Eee? Ne olmuş ki?

- Baba...

- Efendim kızım?

- Ama ben korkuyoooom. Aşağı düşmez misiiiiiin?

- Uuuu! Hiç bi şi olmaz kızıııım. Onu aşağıdakilar düşünsün! ahahah

- Karnın acıktı mı kızım?

- Efet...

- Tamam gel sana piliç alalım.


Ömer Dalman
ARZ

Feci şekilde 'taburcu' edildi Tabut

"Taburcu edildi." deyince aklıma tabut geliyor. Hatta pek sık olmasa da barbut da geliyor. İkisini de sevmem... Biri gerçek doğuşu bize 'ölümmüş gibi gösteren' hüzün veren ahşap kap, diğeri eskiden beri hiç oynamadığım bir kumar oyunu... (Bu arada Taburcu Olma tabiriyle olayın tarihçesini bilmeden dalga geçmiştim. Öğrendim ki; askeriyeden yani kendi tarihimizden dolayı dilimize yerleşmiş, çok anlamı olan kutsal bir tabirmiş. Ancak yazımın ilk kıvılcımı bu tabir üzerinden geldiğinden, yazımın ilk paragrafını değiştirmedim.)

Hep aklıma gelir; "şu 'taburcu edildi' yerine, 'tedavisi yapılarak hastaneden gönderildi' desek daha modern durmaz mı?" diye.

Sadece bu da değil; aklıma daha neler neler geliyor da elimden bir şey gelmiyor. Kendi kendime konuşuyorum veya youtube kanalımdaki sohbetlerde konu ediyorum. Örneğin mevkili biri hava alanına nedense hep 'giriş yapar'. Ama sade bir vatandaş hava alanına basit bir şekilde 'gider'... Varoşlarda da biri diğerine yan bakarsa, diğeri ona 'gider' yapar.

Yine aynen; mevkili birinin sekreterini biri telefonla arayınca, makam sahibi kişi hakkında 'henüz kendileri ofise gelmediler' şeklinde bilgi verilir. Yani öyle yüce ve kapsamlıdır ki; tek bir benlik olarak değil, en az üç, hatta dört 'birleşik varlık' olarak ofise gider! Ama, sade bir çalışan nedense iş yerine hep tek kişi olarak gider.

Bitmedi! Az daha bekleyin, sizi sonra göndereceğim.

Soygun yapan bir hırsız yakalandığında, 'tutuklanarak cezaevine konur'! Yani ensesinden yavru kedi gibi tutularak, zorla cezaevine gönderilmek oluyor tam Türkçe meali...

Bir trafik kazasında hayatını kaybeden insan orada öldüyse; 'feci şekilde can verir'!..  Yahu bir kere de trafik kazasında ölen bir insan da 'feci şekilde' değil de, normal şekilde ezilerek can veremez mi?!

Ben zaten takık bir adamım ve detaycıyım. Dil konusunda da yaratıcı olmaya çalışan bir insanım. Basın ve yayında bu tür ve başka bazı benzer tanımlamaların hep bu kabul görmüş klişeler üzerinden yapılmasını hiç estetik bulmuyorum. Bir de üstelik daha dil aşamasında, kelime kelime, cümle cümle toplum bireylerinin bilinçaltlarına tekdüzelik tohumları ekilmiş oluyor. Yine çirkin, yine sıradan ve alışılmış kelimeler ve aynen onlar gibi alışılmış, çirkin etkiler... Genel aura desen kahverengi zaten!..

Neredeyse tüm patentlerini alarak, kendime özel yeni ve modern bir yazım dili yaratacağım; ama ona da param yetmez! Sanırım bir süre daha bu çirkin cümle kalıpları yüzünden 'feci şekilde can vererek' yaşamaya devam edeğim.


Ömer Dalman
ARZ

1 Ekim 2017 Pazar

Ey Kadınlar, Ey Erkekler!

O okuduğumuz psişik neyin bilgiler var ya... Hani bir de şu felsefik septik bilgiler var ya... Ah hah!

Eyyyy kadınlar, eyyy erkekler; hele siz bir evlenin de hızla ve zorla acil aydınlanma ve olgunlaşma neymiş o zaman vakıf olacaksınız!

Vallahi emekleyen bebek olarak giriyorsunuz bu tornaya; gelişmiş geliştirilmiş matematik kitaplarından daha da gelişmiş şekilde çıkıyorsunuz tornadan!

Demedi demeyin!

(Not: Birini çok sevmek ve ona ömrünü adamak güzeldir.)


Arıza Adam
Ömer Dalman
01.10.2017