30 Mart 2015 Pazartesi

Bir ileri, bir geri

Kaldıramayanlara gerçekleri
duymak isteyenlere hoş şeyleri
olmadım hiç kibar, endişeli...
konuştum umarsız
didik didik ettim beyinlerini.

Kibarlığı mı olur gerçeğin?!
Saklanmak mı olur kendinden?
Yüz çevirdi çoğu çaktırmadan
ürküttüm hep ben enayileri...

Katılaştırmak en kötüsü beyinleri
Neslin gelse bilirim ben seni!
Sanatın, işin-gücün kemirgen
ürküttüm hep yanımdaki vampirleri.

Tu-kaka olmak benim gibilerin kaderi
içten içe sızlatırım ben gönülleri
kazansan da dünyayı farketmez
senin işin alemlerde bir ileri, bir geri...


ARIZA ADAM
Ömer Dalman
30.03.2015


22 Mart 2015 Pazar

Neden hala?

Der ki bana içme
der ki bana dumanlanma
ne olacak bu halin?

Gelene kadar buraya
almadın ya beni hiç arabana?..
boğulana kadar dumanlarda
tutmadın ya elimi?..
bunu sorsana?..

Gemilerdeyim şimdi
duyuluyor sesim rüzgarlarda
oynuyorum dalgalarla
işliyorum ruhlara.

Çağırdığımda defalarca
gelmedin ya hiç yanıma?..
bakmadın ya hiç aynaya?..

İçme diyorsun hala
boğulma diyorsun dumanlarda!?
kalmadı ki yoldaşım 'kırmızı'mdan
gecemden başka?..

Eskiyorsun
güçten düşüyorsun
seviyorum hala
ama göklerdeyim ben
sen neden yerlerde hala?..


ARIZA ADAM
Ömer Dalman
22.03.2015


22 Şubat 2015 Pazar

Bulamadım ben

Cehennemin dibinde
ateşlerin en üstünde
kavuruldum oturdum da
bir türlü yanamadım ben.

Cennetin rüzgarlarında
kuşların cıvıltılarında
ateşlerle yandım da
şikayetçi olmadım ben.


Dünyadaki 46'ımda
dırdırın inadın bataklığında
battım battım çıktım da

pes eden olmadım ben.

Dostça bir muhabbetti
yüzüme gülen bir çift gözdü
tek istediğim buydu da
yine de bulamadım ben.

Kader deyip geçemedim
bazen sakin duramadım
umudum vardı hep de
muvaffak olamadım ben.

Cehenemin dibinde
ateşlerin en üstünde
yandım yandım kavruldum da
yeterli bulamadım ben.


Arıza Adam
Ömer Dalman


21 Şubat 2015 Cumartesi

Karşılıklı affetmek

Dünyada çeşitli nedenlerle bireyler arasında yaşanan anlaşmazlıklar olmaktadır. Bazıları birilerini öldürülmekte, birileri de hayatta kalmaktadır. Doğal olarak düşmanca tavırlarla, affedilmesi güç sonuçlarla "suç" denen şey de ortaya çıkmaktadır. Bazen hukuk devreye girmekte; suçlu borcunu bir nebze dünyada ödemektedir. Bazen hukuk işlememekte ve suçun karşılığını bulmamasından dolayı bireyler arasındaki düşmanlık ölene dek devam etmektedir.

Ancak; biliyor musunuz ki, bu durumlarda ortaya çıkmış olan negatif enerjiler öyle hukuk yoluyla bile kolay kolay dinmemektedir?..

İçinize depoladığınız haklı veya haksız bütün şiddet ve intikam duygusu içeren negatif düşünceler, dünya ötesi yolculuğunuza kadar sizinle birlikte gelir. O noktada sizi karşı taraftan fiziken ayıran bedensel şartlar veya dünyadaki hukuk yoktur. Orada Yaratan'ın tekliği içindeki tekil ışıkta olabilme veya o ışığın dışında kalma itkileriyle süregelen oluşumlar söz konusudur.

Ve dünyada karşılıklı etkileşime girerek, 'çözümsüzlük' olarak ruhunuza işlenmiş bu kalıcı etkileri, olayda rolü olan bütün taraflar ortak bir depo üzerinden sahiplenmiş olurlar. O noktadan sonra, bu kişiler, dünyadan göç ettikten sonra bile bu ortak çözümsüzlüğü, birlikte ve yüzleşerek nötrlemek zorundadırlar. Yani o çözümsüzlüğü, kini ve intikam birikimini birlikte aşmadan ne cehennemdekine cennete geçiş, ne de cennettekine tam bir huzur imkanı olamaz.

Kendini ölene dek haklı gören 'öldüren' taraf; ölen tarafa olan hıncını, yanlış bir şey yaptığını kendine dürüstçe itiraf edene ve af diler hale gelene dek cehennemi alemlerde sıkıntı çekmeye devam eder.

Diğer yandan 'öldürülen taraf'; dünyada öldürülmüş olmasına rağmen, karşı taraftan tatmin edici bir af dileme geldiğinde, dünyada ona karşı beslediği bütün düşmanca hisleri bir kenara bırakarak, onu affedeceğinden ve onu kendi bütünü, kardeşi olarak bağrına basacağından emin olana kadar cenneti mekanlarda tam huzur bulamaz. Çünkü dünyadan yanlarında birlikte getirdikleri, kara hislerle dolu ortak depoları hep kendilerine yük olacaktır. Dünyada olan artık çoktan olmuştur. Bir yerden sonra insanın geleceğe bakması için odaklanması gerekmektedir.

Öte alemdeki bu 'birlikte çözümlenmenin'; kardeşleşme ve bütünleşme dışında hiçbir alternatifi yoktur. Aksi taktirde iki tarafın da sonsuz alemlerdeki yolculukları ve hayatları gereken boyutta huzurlu olmayacaktır.

Bu yüzden dünyada yaşadığımız herşeyin sonunda kin ve intikam, kızgınlık gibi hisleri biriktirmek sonsuzdaki yolculuğumuz için riskler yaratır. Affetmenin işlemini de, dünyadan göçtükten sonra ağır yüklerle uğraşmamak için buradayken halletmekte fayda vardır.

Daha güzel bir dünya ve alemlere yolculuk için... Çözüm her zaman 'birlikte'dir.


ARIZA ADAM
Ömer Dalman
21.02.2015

22 Ocak 2015 Perşembe

Bulamayacaksınız

Sadece yaşadığınız aksiyonlar
aşklar, hayaller
kırıklıklar
zaferler
malubiyetler değil hayat.

ve hayat sandığınız
kabullendiğiniz
o dar kafes
akvaryum...

Sadece dışarıdaki rolleriniz
maskelerinizin mimikleri
'gibi' hissetmeleriniz değil hayat.

Çok daha gerçek bir şey var
bilmediğiniz
kaçtığınız
arkanızı döndüğünüz
ve şimdi yaşam koçlarından
bilgelerden, ermişlerden
almaya çalıştığınız...

En kolayıydı aslında yapmanız gereken
gittikçe zorlaştınız
karmaşıklaştınız.

Kaybolan çocukluğunuz gibi
gerçeği ellerinizle karaladınız.

Şimdi debeleniyorsunuz hepiniz
cevaplar karalanmış
kaybolmuş çocukluğunuz

ve siz
asla
gerçeği bulamayacaksınız!


ARIZA ADAM
Ömer Dalman
23.01.2015


8 Ocak 2015 Perşembe

Sadece gülerim

Hatalarım boldur her kul gibi
rezilliğim diz boyudur çoğu zaman
bildiğin serseriyimdir yani
belli etmesem de ama

içini bilirim senin!..

soğukluğunu, hinliğini
arkamı döndüğümde satışını bilirim.
korkmam, duruşumu bozmam
sadece gülerim!

Hatalarımın maliyeti düşük ruhuma
kalleşliğinin maliyeti yüksek kaderine
sonuçlarımı çıkartırım
samimiyim serseriliğime.

Gün gelir de karşılaşırsak eğer
sarılırım bütün masumiyetimle
yine aynı serseri, yine aynı arlanmaz...
utanırsın sense
içinde patlar hinliğin, kalleşliğin
yine üç kuruş paradır giderin.

Hatalarım boldur her kul gibi
rezilliğim diz boyudur
hatta daha fazla!
Dün gibi bugün de 'bu' aynen benim!
Sana ise bakar bakar
sadece gülerim.


ARIZA ADAM
Ömer Dalman