22 Mayıs 2018 Salı

Ol'mayı seviyorum

Köydeki Mehmet Ağa ve Huzur Anne, nasıl elinde az materyelle aydınlanıyorsa; ben de o doğallıkla bakmayı seviyorum güneşe.

Ömer Hayyam nasıl şarabıyla erenleri selamlıyorsa; ben de onunla kadeh tokuşturarak akmayı seviyorum alemlere.

İsimsiz halk ozanım, nasıl elinde sazıyla gönül tellerini alemlere bağlıyorsa; ben de onun müziği gibi hiçlikte olup, alemlere melodi olmayı seviyorum.

Kuranı Kerim'i kalbine basıp, tek yolda ilerleyen Hocam nasıl Allah'a yakınsa; ben de kitabı alnıma koyup, sayfalar arasında yok olmayı seviyorum.

Eğitimi yüksek Psişik Dostlarım nasıl inanılmaz teknik tanımlarla kendilerini üstlere taşıyorsa; ben de onları dost bilip, aynı satırların elinden tutarak, yıldızlara misafir olmayı seviyorum.

Her yoldan ol'mayı seviyorum.


Ömer Dalman
22.05.2017

14 Mayıs 2018 Pazartesi

Yalan değil

Sessizlikleri bilgece sükunet değil
göstermemek için cümle aleme
yedikleri naneyi
yaptıkları gerçek iyilikler değil.

Sattıkları yedi kat yabancı değil
görünmez kör keskin dişleri
midesinde saklıdır salyaları ama
bilen illa ki görür bir gün
herkes aptal değil.

Aynı kökün filizleri bir değil
çürümüş, pembeye boyar çiçeğini
sözüm ona gizler yalan gerçeğini
elbet bir gün görür elalem yüzünü
bu hep böyledir, yalan değil.


Arıza Adam
Ömer Dalman
14.05.2018

11 Mayıs 2018 Cuma

Aile

Kimine göre dev bir cevher
sonsuz bir nehir
sevgili çağlayanı 'aile'...

Kimine göre ihanet
reddedilmiş kutsallık
fesat bir kara kömür 'aile'...

Kirlenmiş bekaret
tecavüz mağduru bir çocuk
duyulmayan bir çığlık 'aile'...

Olmaz ki gözü kör kutsallık
açık olmadıkça gözler
yalansa bütün temeller
nerede kaldı o kutsal minare?..

Koymazsan ezanı gönlüne
bütün gün duysan kime ne?..
Taşımazsan o kanı muhabbetinle
neye yarar o değer verdiğin 'aile'?..

Kimine göre kararmış pırlanta
kimine göre paklanmış kömür
sahip çık ki kanına
kıyametin olmasın senin de 'aile'...


Arıza Adam
Ömer Dalman
12.05.2018

26 Nisan 2018 Perşembe

Kendinden gelen

Öğüt verdi
her kendini bilge zanneden
öne çıkmak isteyen...

Dostluk yerine
dilediler guru nişanını
asla vermedim kapılmadım.

Olamadılar yeterince çocuk
alçak gönüllü
yol önerdiler sadece
kendi imzalarıyla.

kapılmadım
yanılmadım kendimden.
Nedir ki peşinde oldukları?
Üç günlük ömürde umdukları?

Geçmemişler belli ki ötesine
kalmışlar bu kürede de ondan böyle...

Yollar önerdi
her kendini bilge zanneden
ama şuydu yanlışları:
Herkesin bilgelik yolu
sadece ve sadece
kendinden gelen...


Arıza Adam
Ömer Dalman
27.04.2018

13 Nisan 2018 Cuma

Şeytanı gördüm

Şeytanı gördüm
dişleri keskin
kan düşkünü...
Ruhların peşinde
şehvetin, kinin
ihanetin zaferinde...

Şeytanı gördüm
en yakınımda
kapımın arkasında
nefesi ensemde...

Geçmişimin kilit taşlarında
aynı çiçeğin tohumlarında...

Şeytanı gördüm
kabul ettim sonunda
Yaratan'ın yarattıklarında...

Karışmadım işine
duymadım kin
affettim inadına...
İkram ettim gönül çorbamdan.

Şeytanı gördüm
gördüm ve
kendimi bildim.

Şimdi o
niceleri üzerinden kendi yolunda
ben kendi doruğumda...

Yine de kanmadım yüksekliklere
çünkü ben
kibirde, övgüde

şeytanı gördüm....


Arıza Adam
Ömer Dalman
14.04.2018


20 Mart 2018 Salı

Benimsemedim

Ben bu dünyada
ölümüne sevmeyi gördüm.
O bir tek gülücüğe
Allah Allah deyip
feda etmeyi kendimi
her şeyden vazgeçmeyi gördüm.

Kini, nefreti
satılmayı
ama yine de
affetmeyi gördüm.

Hatasıyla, sevabıyla
kul demeyi gördüm insana
kul demeyi!..

Ben bu dünyada
kanını satanı gördüm.
Aynı anadan doğup da
aileyi satanı gördüm!..

Yedi kat yabancıyı gördüm
sıkıştığımda elini veren...
ve ne akrabalar gördüm
mezara para ile çiçek gönderen
ama zahmet edip gitmeyen!..

Ben bu dünyada
sıcağı, soğuğu gördüm
nice akıl verenler oldu da
ilmimden şaşmadım.
Kor alevlerle dağladım gönlümü
kendimle kavruldum.

Ben bu dünyada
ihanetin en babasını gördüm de
Allah'ıma dayandım
affettim hepsini
sitemimi şiirlerimde hapsettim.

Hepsini boş ver de
ben bu dünyayı
hiç benimsemedim.


Arıza Adam
Ömer Dalman
21.03.2018

Ölüm

Taze duru bir nefestir
doğulacak renkli alemdir
öze kavuşmadır ölüm...

Açan çiçektir gerçeğin tarlalarında
tomurcukken toprakta
göğe yükselmektir ölüm...

Üç günlük hayalden uyanmak
geride bırakmaktır geceyi-gündüzü
Ağlarken çoğu arkandan çaresiz
bakıp aşağıya
gülümsemektir ölüm...

Son bir parmak şakırtısıyla
yarıda bırakmak belki işlerini
aşkını, sevgini
dostu-düşmanı
uyanıp gitmek...
Ansızın önünde kapısı açılan
sürprizdir ölüm...

Nasıl gördüğüne bağlı
ve nasıl beklediğine...

Kimine kor alevli cehennem
kimine ışık ışık cennettir ölüm...


Arıza Adam
Ömer Dalman
20.03.2018