31 Aralık 2014 Çarşamba

Ağlatır mucizeleri

Her durumda duygulandırır
ağlatır O'nun mucizeleri.

İnanmayanın da başına gelir
korkutur, titretir
yol verir inancına
ama o an
en az bir kere
ağlatır...

İnananın da başına gelir
duygulandırır, okşar ruhunu
kemikleştirir inancını
anadan uzak çocuk gibi
ağlatır...

Korkudan, şaşkınlıktan
O'nda olmaktan
ayrılıktan, bütünlükten
farketmez...

Ağlamak güzeldir her zaman.


ARIZA ADAM
Ömer Dalman
21.12.2014


25 Aralık 2014 Perşembe

Aldırırım kaşlarımı

Gürüldeyen bir çağlayanım
bendime sığmam, ha bire taşarım
Süpürürüm önümdeki taşları
kem gözle bakana kaşlarımı çatarım!

Okumam kitaptan ilmi, bilimi
kendi içime bakarım.
bana ait düşüncelerim patentim
kopyasın diyenin alnını karışlarım!

Bilirim hayatının dibini, tavanını
sende kitaplar, bende öz bilgi kaynağı
sen sen ol sınama asla Arıza Adam'ı
şaşırırsın vallahi, alırım aklını!

Elmastım kömür yaptı bazıları
yılmadım, hep yukarı kaldırdım başımı
dönen oyunu gör artık tependeki
cımbızı verir, sana aldırırım kaşlarımı!


ARIZA ADAM
Ömer Dalman


4 Aralık 2014 Perşembe

Karıya

Odama kapattım kendimi yine bu akşam
taciz var huzuruma gündüzden
bulamadım elimi kana
sessizliğime çekildim
dişimi kırardım zaten
efendiliğimi anlayan karıya...

düğümlenmiştir bazı kaderler
kırsan da zincirleri
açılmaz nasipler.
doğuştan çilekeş Arıza Adam
tövbe üstüne tövbe etse de Allah'a.

Sizlersiniz hayat bağım ey sevenler
cuvaram, şarabım, gecelerim
cennet sizle yalnızlığım
hüznümle ruhum arası harç şarabım
susuz bile kalsa
tek bir yudum bile vermem karıya.

Sevsen bir türlü, sevmesen bir türlü
karının erkeğine yüzü bin türlü
sen sen ol kaybetme sessizliğini
idamlık mahkuma dönersin
aman kaldırma elini karıya!


ARIZA ADAM
Ömer Dalman
04.12.2014


19 Kasım 2014 Çarşamba

Emin misiniz?

Doğaya sevgileri kalmamış
insana merhametleri kalmamış
ölüye saygıları kalmamış
bir de ağızlarında "din"
Allah'ı bildiklerinden emin misiniz?

Satmadıkları toprak
sökmedikleri ağaç
katletmedikleri kanun kalmamış
bir de ağızlarında mağduriyet
Allah yolunda olduklarından emin misiniz?

Ezmedikleri emek
götürmedikleri ganimet
takınmadıkları pişkinlik kalmamış
bir de umarsız bir dansözlük
hukuktan haberleri olduğuna emin misiniz?

Kan ağlıyor adalet
kan kusuyor madenler
bırakmadılar kimsede umut
kaderimizi zehirlediler
Karanlık'tan olmadıklarına emin misiniz?


ARIZA ADAM
Ömer Dalman




17 Kasım 2014 Pazartesi

Fazla uyumuşum da

Yaşıyor mu hala dünyadakiler?
Günlerden pazardı sanırım
fazla uyumuşum.
Var mı trafik hala İstanbulda?
havanın rengi ne?..

Pazartesiye mi hazırlanıyorlar?
keyifleri yerinde mi LCD'leri karşısında?
Özgürlük-demokrasi tıkırında olmadı mı daha?
adaletin durumu nedir en son?
fazla uyumuşum da dün...

Elini tuttum en son tanıdığım bir kadının
büyük bir heyecandı
gülümsedik ama çaktırmadık kafedekilere
bu bile yetti günümün güzel olmasına
uyandım yine kahretsin.
dünyasındayım yine onların
vampirler sokaklarda mı yine
trafikte, alışveriş merkezlerinde?

Pazar pazar yine biraz iş-güç
bendeki kader mi?
sürgündeyim bu gezegende.
akşam olsa da çeksem kafayı
sonra yine uyusam
yine tutar mıyım o kadının elini?

Seni seveni sevmem
sana inanana inanmam Dünya.
kusura bakma
fazla uyumuşum da dün...


ARIZA ADAM

Ömer Dalman

12 Kasım 2014 Çarşamba

Sitemim var

Altını kömüre çevirene
bilgelikte şeytanlık arayana
hayrı şerre tercih edene
Allah'ı bilmeyene sitemim var!

Şu çocuğu dizlerinden indirene
şaplak şaplak tokatı uygun görene
hayatına zulmedene
merhametsiz olana sitemim var!

Dedim ki anlamazsın çocuk dilinden
fosil oldun, diğerleri gibi oldun sen
kaderini yazdın, dinlemedin sen
Allah'ı bilip de uymayana sitemim var!


Yaşamak olurdu sensiz ama
ekilmiş fidanlar, ağaçlar
yeni büyümüş filizler

toprağa zehir katana sitemim var!

Elim ayağım titrer; oldu mu şimdi?!
Altındım; kömür oldum şimdi.
güneşe dönseydin yüzünü ne olurdu?
merhametini esirgeyene sitemim var!


ARIZA ADAM
Ömer Dalman


11 Kasım 2014 Salı

Açmadım ışıkları

İşledim birçok hata
kimilerine göre...
bilerek, düşünerek
felsefesizlikten uzak...

Bilerek oynadım kör ebeyi
açmadım ışıkları
dokundum
kokladım
ısırdım
acıttım
acıtıldım.
açmadım ışıkları...

saygılıydım bilinmezime
saygılıyım hala...

Bilerek verdim bedenime acıları
izler de kaldı
ateşlerde yandım
kıskaçlarda kısıldım
zehirler soludum
yaralara boğuldum.

Yandığında ansızın ışıklar
çırılçıplak kaldım
çıktı kokusu hatalarımın
açık oldum.
şimdiki gibi çünkü
o zaman da çocuktum
her zaman sıyrıldım
sıyrılırım.
masumdum...

Yaftaladı yüreksizler
ayıpladılar
aramadılar
kısa cevaplar verdiler
soğudular.

yılmadım...
yine aynı çocuk
yine kör ebe oyunlarım...

gözündeki bantı çıkarmadan sevene
bana öylece dokunana
ruhumu dinleyene ne mutlu...

bildim...
yok hep ışık
yok hep karanlık
ama emir ruhtan geldiğinde
kanmadım gafillere
hep sandıklarının aksine
açmadım ışıkları.


ARIZA ADAM
Ömer Dalman


8 Kasım 2014 Cumartesi

Penis Suyu

Yine açmışsın kıçını
üzerini değiştirmişsin sahnede
göt-göbek ortada maşallah!
Seni ilüminatinin penis suyu!

Yok mu soyunma odan?
sesin mi yetersiz
sanatın mı yetersiz yoksa?!..

Şarkını söylesen insan gibi
sanatınla büyülesen bizi
kirli donundan
kaçmış çorabından bıktık
seni ilüminatinin penis suyu!

Dön geri striptiz sahnelerine!
basalım parayı memelerine
dipleyelim viskileri!
yaslanalım arkamıza
bir de sakso çeksene!

İstersek hallenmek
yok gerek sahnede soyunmana
yaslanırız arkamıza
binlerce porno film internette
ne bakalım senin g-stringine!?

Bırakmadın sanatta namus
çıplaklık bile senin tacizinde
bir gün gelirsem sahnene
verecem bak vallahi eline
seni ilüminatinin penis suyu!


ARIZA ADAM
Ömer Dalman



3 Kasım 2014 Pazartesi

Geri çevirdim

Sabahtan beri iki kere
iki kere çaldı kapımı.
Halim yoktu
sendromdaydım
kahretsin yine pazartesi
ve O'nu geri çevirdim...

belki ilaç olacaktı sıkıntıma
güne yağ gibi monte edecekti
elektriğimi alıp götürecekti ama
bugün resmen
Elizabeth'i geri çevirdim...

Ofis sessiz
oldu akşamüstü
arayan soran da yok pek.

monitörüm karşımda
dilersem
dilersem açarım her türlü porno çakış
ama ne bileyim
halim yok
keyfim yok
hallenmeler suyunu çekmiş

kaç kere zorlasam da kendimi
bugün Elizabeth'i geri çevirdim...


ARIZA ADAM
Ömer Dalman


1 Kasım 2014 Cumartesi

Dua et

İştir, güçtür almış bir telaş
ekip nasıl
daha iyi nasıl olur
zamanında proje bitirmeler
ofiste stresler...

Dedim ki yetmez
yanlış strateji
arada dua et!
içine dön, odaklan
Yaratan'ı yoluna ikna et!

Kaderinin içinde yüzüyorsun
yakın uzaklıklara bakıyorsun
ilerisini göremeden...
göremediğin şey için dua et!

ve yeterliyse gerçekten inancın
sadece alış-veriş için değil!
sağlığın bozulunca değil!
varlığın için dua et!

Biter bu kısa karmaşık macera
sıyrılırsın bedeninden
kalırsın çırılçıplak.

Bebek olma yeni aleminde
aç gözlerini şimdiden
sadece alış-veriş için değil
varlığın ve kaderin için dua et!


ARIZA ADAM
Ömer Dalman


28 Ekim 2014 Salı

Bil yeter

Kafayı yedin
kafayı yedim
harbi yedik karşılıklı

ilaçlar karşılıklı
bunalım karşılıklı
zincirleme tepkime kaçınılmaz
kafayı yedik karşılıklı.

Geleyim dedim gelemedim
kendime güvenemedim
senden daha deliyim belki
stillerimiz farklı...

En yakının benim
kızdığın benim
terslediğin benim
içimden yine de affettim.

Anlarım zor durumu
ama ben de zordayım
deliyim
kaçırdım kafayı...

Sen or'da
ben bur'da
sen kızgın
ben çaresiz kendimle
işlerimdeyim
ekmeğimdeyim.

Bekle yeğen
koparma bağları
genlerimizin çıkmazındayız
yine de demez miydik
her yol bize çıkar?

Sen deli
ben senden deli
birlikteyiz
bil yeter...


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

27 Ekim 2014 Pazartesi

Olmaz olsun

Hasta olurlar yanlarındayım
doğarlar yanlarındayım
eğlenirler, sevinirler
yanlarındayım.

Kazık atarlar
sözlerinde durmazlar
kızarım, küserim
ama sonra
yanlarındayım.

Hep veririm gönlümü
kesmem çağlayanlarımı
beslerim...

Gün gelir
bir şey olur
elimde olmaz belki
gidemem
devran döner yüz seksen derece
en büyük suçluyum!?

Tutulmaz hesaplarım
silinir jestlerim
tuttuğum sözlerim
kalmaz söz söyleme hakkım!?

İyi insan değil mi
hep ezilir, hep büzülür
horlanır
sonunda hep o üzülür.

ama sorsan onlara
hatasızlardır
asillerdir
evliya sanrılarında...

herkese söverler
gıyablarında lekelerler
tek temiz insan bırakmazlar.

ve sen
tek bir tepkinde teflerdesin
en büyük suçlusun
arlanmazsın
terbiyesizsin!?

Bu nasıl dünya dostlar?
bu nasıl insanlık?
bu nasıl bağ
bu nasıl orman ve ağaçlar?..

böyle üzümün kendisi de
bağı da olmaz olsun.


ARIZA ADAM
Ömer Dalman


25 Ekim 2014 Cumartesi

Kemiksiz


Ne dersen de
ister yakınım
ister dostum
ister kanım ol
çıkmış çivisi artık ortamın
karakterin belirsiz...

Doğrulara karşı sessiz
sen yine dansözler gibi kemiksiz
şerefsiz
umrumda değilsin inan
senin gibiler bu dünyada nedensiz...

Otur rahat kokuşmuş koltuğunda
bütün paylaşımların kılıbık, yetersiz
evinde sadece rahatın
araban, emlakların...
Dik duran bir tek profil fotoğrafın
emin ol o da çirkin, kemiksiz...

Ne dersen de
ister yakınım
ister dostum
ister kanım ol
bende senin gibi dansözlerin tanımı
korkak, dansöz, kılıbık, kemiksiz...


ARIZA ADAM
Ömer Dalman


12 Ekim 2014 Pazar

Aptal olmak

Aptal olmak güzel de
bari çalanlar gibi servet yapsanız!

Emeğiniz ser sefil
doğmamış çocuklarınız borçlu
cenazeleriniz isimsiz
bari siz de ganimetten pay alsanız!..

Aptal olmak güzel de
hani nerede dünyadaki saygınlığınız?!
Gönlünüz yalancı kahramana köpek
hakkınızı sorunca gördüğünüz kötek
bari üç-beş kuruş kazansaydınız!..

Ne büyük bir rezalet!?
memleketin her hali deli felaket!
sen hala beyhude hırsıza şükret
gerçekler artık ortada
bari kendi şerefinizi satmasaydınız!..

Aptal olmak güzel de
bari bu kadar kıçı kaptırmasaydınız!
topraklarınız kayarken altınızdan
parçalanırken öz değerleriniz
bari üç-beş de siz cebe atsaydınız!..


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

3 Ekim 2014 Cuma

Facebook'ta Sayfalar ve Gruplar

Facebook'ta ortaya çıkan toplum psikolojilerini inceliyorum zaman zaman. Orjinal ve kendine ait çalışmalarla değil de; topluma ve tarihe malolmuş şahsiyetler ve olaylar üzerinden grup veya sayfalar açıyor insanlar. Tamamen bir kavramın veya kişinin altından veya onun gölgesinde bir varlık belirtisi ortaya koyuyorlar.

Bu aidiyet altındaki şekillenme veya diğer değişle 'temsilcilik' güzel, ama bir bakıyorum, bir süre sonra bu sayfa açan insanlar, sanki kendi özgün kişilikleri ve ortaya koyabilecekleri işleri yokmuş gibi, sürekli o sayfanın işaret ettiği kişi veya olgunun hapsinde paylaşımlar yapmaya başlıyorlar.

Günaydın'ı o sayfanın gölgesinde yazıyorlar.

Özel günleri hep o sayfanın ana temasına bağlıyorlar.

Felsefeyi o sayfanın gölgesinde kaleme alıyorlar.

Sanki kendi hayatlarında başka hiçbir renk veya orjinallik içeren olay yokmuş gibi; sadece o sayfanın verdiği yeni ruh hali ile davranıyorlar. Hani neredeyse sayfanın bağlı olduğu ana tema harici bir sevgi sözcüğü paylaşsan; suç olacakmış gibi!.. Aşktan katıksız bahsetsen; sayfaya saygısızlık etmiş olacaksın gibi!..

İnsana ait her türlü komplike kavramı o sayfada olduğu gibi dile getirsen; gruptan atılacakmışsın gibi!..

Pekiyi o zaman sen kimdin ve şimdi kimsin?

Sen gerçekten var mısın?..

Sen; sadece o usta şahsiyetin veya onun yaptıklarının bir kuyruğu veya kopyası mısın? Onun temsilcisi misin?

Pekiyi senin ruhuna ne oldu? Onunla aynı aleme mi gideceksin? Senin kişiliğine ne oldu? Sana özel ortaya koyman gereken katkılara ne oldu?!..

Yoksa sen artık zaten yok musun?..



ARIZA ADAM
Ömer Dalman

19 Eylül 2014 Cuma

Güzel, ama

Sessizlik güzel
kendi aleminde yürümek güzel
ama
birlikte ses vermek?..

ve yanlışlar karşısında
ses etmemek güzel
işine bakmak güzel
ama
birlikte savunmak doğruları?..

Çağlayan nehir gürültüsüz yapamaz
alır taşlar-kayalar nasibini.
durgun, sakin su birikintisi güzel
ama
iz bırakmak kenardaki kayalara?..

Aile kurmak güzel
eş, çocuk, ev, araba...
Geçer ömür
herkesin sonu zaten mezarda
ama
ele ele, paylaşan akrabalar olmak dünyada?


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

12 Eylül 2014 Cuma

Düzen

Düzülmeyi sever bazıları
salağa yatmayı
salya sümük yersiz sırıtmayı
yeter ki padişah olsun onları düzen!

Uzun yağlı kazık hastasıdır bunlar
yedirdikçe alkışlamasalar
rahat edemezler!
Malı mülkü büyüdükçe padişahın
çoluk çocuk açmış, açıktaymış
helal olsun derler
padişahtır onları düzen!..

Takıktır kafaları geriye
ileri bakmak onların ne haddine!?
bir doğrulup, kükrer padişah
tamamen yalan
ihanet, hırsızlıktır bu düzen!..

Alacak etleri olmasa da
eteklerine kapalı alınları
ne kültürde, ne ilimde, ne adalette
aç kalmış çocukları kime ne?
yeter ki padişah olsun onları düzen!..

Düzülmeyi sever bazıları
satılık mevkileri, toprağı, tarımları
salağa yatmak varolan tek sırları
sesi çıkmaz ki zavallıların
yeter ki padişah olsun onları düzen!



ARIZA ADAM
Ömer Dalman

10 Eylül 2014 Çarşamba

Keşke

Ne mevkililer
ne paralılar
güçlüler gördüm de yanımda
ciğerleri beş para etmedi.

yine de inanamadım
fırsat verdim
kendimden verdim de
gönlüm keşke bana yalan söyleseydi.

Akrep etmez dedilerdi akrabanın ettiğini.
yılmadım, inanmadım
dürüst oldum da
dedikleri keşke yalan çıksaydı.

kanlı-bıçaklı değiliz dedim
yanıma kâr saydım.
tuttum dilimi, ateşe elimi uzatmadım da
keşke arkamdan yalanlara boğmasalardı.

Koca bir dağılmışlık şimdi benimki
yanımda karım, kızım...
Geniş aileye inanırdım ben de
keşke umutlarım boş çıkmasaydı.


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

8 Eylül 2014 Pazartesi

Bilirim

Çekemeyeni de bilirim iyi adamı
puştu da
yalancıyı da...

Dostu bildiğim gibi
'idareten dostu' da bilirim.
Kardeşini satanı da
yalandan Allahçı'yı da bilirim.

ama en önemlisi
'insan' olanı bilirim.
ambalajla dolaşmayan her yerde
olduğu gibi olanı
bilgisini amaçlı kullanmayan
kendini bir bok sanmayan
gerçek insanı...


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

24 Ağustos 2014 Pazar

Vatanını seveni 'tutucu' saymak

Vatanını sevmeyi ve onu korumayı seven insanlar çok komiktir ki; son yıllarda ortaya çıkan saçma sapan yaklaşımlar sayesinde bazıları tarafından bir nevi tutucu olarak yorumlanmaya başladı.

Bu kadar aptalca bir yöneliş olamaz!.. Yahu; Amerika neden güçlü hiç düşündünüz mü?!.. Vatanını sevmeyen ve ona olan inanç ve segisini kendi içinde ve zaman zaman bulunduğu ortamlarda zikretmeyen insanların oranı diğerlerine göre daha fazla olsa o ülkenin durumu ne olurdu?

"Yahu bunlar zaten kendi milli ruhlarına, birliklerine ve bastıkları toprakların kutsallığına inanmıyor. Her türlü bunların içine sızarız ve zamanla bu ülkeyi parça parça dağıtırız, kaynaklarını bile ele geçiririz!" demez mi dünya devletleri o ülke hakkında?!

Bu herifin dünya güzeli karısı var, ama onun umrunda değil. Gelen çakıyor, giden çakıyor. Önümüzdeki ay da ben gideyim de; iki kere çakayım şuna." demezler mi?!
Önüne gelen tokadı çakmaz mıydı?!.. Geçimsiz bir aile haline gelmiş o ülkenin bireylerini her geçen yıl salağa çevirmezler miydi?!

Haaaa! Vatanı sevmeyelim de ne yapalım o zaman?! Dünyada kendi bütünlüğünü sağlayamayan ülkelerin haysiyetsiz durumlarını incelemişler mi acaba diğerleri?

Sadece bizim ülkede değil; dünyada herhangi bir ülkede yaşayıp da, o vatanı sevmeyen benimsemeyen her insan kendini şöyle düşünsün:

Düşmanların ve bütün dünyanın önünde eğilmişsin, "gelin beni rahat rahat düzün, hastasıyım!" diyorsun! Ya da; en büyük kar getiren kurumlarından vazgeçmişsin; "Buyrun, bütün bu kurumları yok fiyatına alın ve paraları da siz kazanın! Biz aptalız. Hem içeriz; hem karını size kazandırırız." diyorsun!

"Biz bu topraklarda yaşıyoruz, ama pek de önemsemiyoruz. Gelin, içeri sızın ve bütün toprak bütünlüğümüzü, halkın bütünlüğünü dilediğiniz gibi dizayn edin." diyorsun!

Sen aptalsın, haysiyetsizsin!

ARIZA ADAM
Ömer Dalman

19 Ağustos 2014 Salı

Kendini bulmada

Geç bir akşam yemeği
bozuk bir moral
kotarılamamış işler
hafif bir bulantı midede...

sol tarafımda türk kahvem, sigaram
fonda Michael Jackson "Chicago"
yine tercüman dertlerime...

Dolapta beklese de kırmızı şarabım
henüz yok gücüm inip almaya.
Yine odamda o mutluluk peşindeki hapis
penceremde gecekondu ışıkları...

Şarkı bitti bu arada
başa al...
doyamam ki ben sana Michael
sesin bir melekten gelen
sözlerin dışlanmışlığın incileri
göz yaşlarım...

Dinleyen beni, okuyan
şikayetçi zanneder ayıplar çoğu zaman
bilmez ki çocuk ruhu
gizemi, yakarışın huzurunu

Notalara yüklerken sitemleri gözyaşları
defalarca sevişir kendisiyle Arıza Adam
Yaratan'ın şımarık çocuğu
yutar bütün yemleri O'ndan akan
ve sarılır çilelerine
sanarlar çoğu zaman bunalımda ama

O sadece tarifsiz bir yakarışta
kendinden ötede kendini bulmada...


ARIZA ADAM
Ömer Dalman


9 Ağustos 2014 Cumartesi

Yermeyin, sevin

Bendeki şu 'size (izleyenlerime) dönme iradesi' de çok büyük ha! Demek ki gerçekten beni hayata bağlıyorsunuz sevenler. Yahu neredeyse mezara girecek olsam; "Durun şu son konuşmayı da sevenlerime iletin" deyip, son bir video çekecem. O derece yani!..

Bu arada uzun süredir, çok uzun, akılda kalan ve mutluluk veren rüyalar görüyorum. Bu anlamda da Allah'a ve bütün görevlilerine teşekkür ederim. Hatta geçtiğimiz hafta üç gün üst üste farklı farklı huri benzeri üç kişiyle sevgi yaşadım rüyalarımda.

Bazı soğuk ve sistemin kölesi ruhlar der ki hakkımda; "Ama herşeyini anlatıyor olmaz ki...".

Ulan biz samimi ve açık insanız be!.. Olması gereken noktadayız yani. Bizden niyaz edilenin bir kolundayız. Bütünleşmek de budur. Ayrıca olayımın mizaha dahil olan kısımları da çoktur. Her anlattığımızı da gerçeğe vurmak o fakir görüşlülerin kendi gocunmasıdır. Nereden biliyorsun gerçekten o gün iki kere cıvık sıçtığımı yani, değil mi? Öyle dediysek illa ki öyle mi?..

Birbirinizi, dostlarınızı, tanımadıklarınızı ve akrabalarınızı sürekli fesatça yermeyin ey insanlar. Onları sevin, onlarla samimi olmaya çalışan tavırlarda olun. Dünyanın geldiği bu zor noktada diğer boyuta yanınızda götüreceğiniz kaç tane gerçek sevgi var; biraz da bunu düşünün. Sonra benim gibiler değil, sizin gibiler aç, susuz, rahmetsiz ve mekansız kalacaklar.

O zaman kendinize soracaksınız; "Gerçek iman hangisiymiş?" diye...


ARIZA ADAM
Ömer Dalman


6 Ağustos 2014 Çarşamba

Cehennem

Sanmayın ki işler tıkırında
keyifler yerinde...

Çilelerin en dibinde Arıza Adam.

Umarsızlık, ayarsızlık, özgürlük
hayatında değil
ruhunda onun...

Bağlanmış çelik halatlarla dünyaya
alemler serilse de ayaklarına
ve yelkenleri belkese de hazır
tek derdi hala sevdikleri onun.

Gülüyor güldürüyor
ağlıyor ağlatıyor
sinir ediyor bazen
hele yalnızken uçuyor resmen ama
bilin ki tek yolu Yaratan'a
günleri sayılı onun.

İçme der durur bazıları
üzerine titrer annesi
göbeği aldı yürüdü zavallının.
söylemesi kolay dostlar ama
bu dünyadaki hayatı cehennem onun.


ARIZA ADAM Ömer Dalman
06.08.2014

Sürekli aydınlık?..

Kendini sadece ve sadece aydınlığı deneyimlemeye şartlandırmış olanlar, karanlık gelip çatınca ne yapacaklarını şaşırırlar. Halbuki varoluş, çoğu zaman aydınlıkla karanlığın dengesidir. Arada ruh, ikisi arasında gidip gelebilir. Geçici olarak karanlıkta olabilir. Önemli olan yine de nihai seçiminin aydınlıktan yana olmasıdır. Karanlığı bilmek; karanlıktan olanlarla karşılaşmalarda ruhu etkin kılar.

Şeytan karşına çıktığında ona güzellikle davranıp da, "gel birlikte bir çay içelim" diyemezsin! Elinde ne varsa ona sarılıp şeytanın üzerine çullanman gerekir. 

3 Ağustos 2014 Pazar

Hesabım var

Düzeni devam edince en rutininden
derdi kalmayınca yemeyle içmeyle
şık şık giyince üstüne başına
hayatına 'güzel' diyenle hesabım var!

Savaşın sonunda barışa varınca
sevgilisiyle kucaklaşınca
parasını kazanınca
'iyiyim yaaa' diyenle hesabım var!

Bu kadar mı insanlığın?!
Bu kadar mı yaratıcılığın?!
Bu dünyada herkes gibi yaşayıp
düzene uyanla hesabım var!

Küsersin barışırsın
yenersin yenilirsin
yenikken ağlar
yenince muzaffersin.

Alemin karanlığında
olayı safi zafere bağlayanla hesabım var!

Güzel dediğin nedir ki?
iyi dediğin nedir?..
Koca bir bütün olmak lazımken
güzeli kendine biçenle hesabım var!


ARIZA ADAM
Ömer Dalman


2 Ağustos 2014 Cumartesi

İyice samimi olmadan

Biz neler gördük
nelerin kitabını yazdık...
her yanaşan yanıma sandı beni saf insan.
Bir anlatsam geçmişimin derinlerini
iki kere düşünürdün inan
benle iyice samimi olmadan.

Kimi girdi gönlüme
kimi girdi yatağa
hiçbirini unutmadık
verdik hakkını fazlasıyla
çünkü içimdeki sözde değil

gerçek iman...

Korktum her zaman yakınlaşmalardan
doğaçlama arkadaşlıktan
neme lazım dedim
bütün yargılar yüreksiz

bütün gönüller sıradan...

Nerelere girdi
kimlerle bütünlendi Arıza Adam
bir bilsen
iki kere düşünürdün inan
benle iyice samimi olmadan.


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

1 Ağustos 2014 Cuma

Aydınlanma peşindeyken dikkat!

Hayatımda karşıma türlü türlü akımlara kapılıp, o yolda kendi içinde yetkiler, titrler kazanmış, yani bir nevi "öğretmen" sıfatı kazanmış bir çok insan çıktı ve çıkmaya da devam ediyor. Pilates üstadı, yoga üstadı, nefes üstadı, reiki üstadı filan... Onlar da kendi mertebelerinde yükselirken aslında daha yüksek bir sınanmada olduklarını çoğu zaman unutuyorlar ve bunu fark etmiyorlar.

Bir şeyin üstadı olduktan sonra, herşeyi o akıma bağlarsan ve etrafındakileri o akım üzerinden değerlendirirsen hataya düşersin. Çünkü bu seçimin gösterir ki; aslında kendi kendinin büyüsüne kapılmışsın.

Herkes senin üzerine giydiğin elbiseyi giymek zorunda değildir. Bence sonsuz alemlerde ruhunu yükseltmenin en emin yolu; kendi içinden gelen en orijinal yöntemi bulup, ona uymaktır lakin. Üzerine giydiğin kılıfı hayatın tek anlamı gibi lanse etmen yanlıştır, hatalıdır ve eksiktir.


Aydınlanma olgusuna tek yönlü bir derinlikten bakarsan; kısır kalırsın ve aydınlığı da ona oranla daha az algılarsın. İhtimallerin sonsuzluğuna açık olarak, olaya alçak gönüllülükle bakarsan; hem sen genişlersin ve kazanırsın, hem de sohbet masana geleceklere daha geniş imkanlar sunarsın. Onları kendi ilüzyon büyüne kurban etmezsin, yanlışa sürüklemezsin.


Kendi yolunda veya lanse edilmiş bir yolda ilerlediklerine inananların dikkat etmesi gereken en önemli nokta da budur. En güzeli ise bence akımlardan bağımsız bir içsel imparatorluğun ortaya çıkmasıdır her bireyde. O zaman en tepedeki kral sadece kendin olursun ve sadece Yaratan'dan etki alırsın. Hesap vereceğin merci sadece Yaratan olur. Vezirin de, soytarın da, suçun da, günahın da yine sadece kendin olursun. Ödülünü de kendin alırsın, başkalarından ummazsın.



ARIZA ADAM
Ömer Dalman

27 Temmuz 2014 Pazar

Aydınlığa verilen ara

Herkesin kıçı yırtıldı tatil diye
plan üstüne plan
valizler hazırlandı
paralar yatırıldı turlara
benzinler yedeklendi depoya.

Can havliyle düşüldü yollara cumadan
önce yakalayan tatili ödül alacak ya!!!

Hele bir de şu laf yok mu
"Tatil için çalışıyoruz"
tam bir gafil avunması!..

Ruhun ödülü aydınlanma benim için
su aygırılar gibi yayılıp kumsala
yiyip içip sapıtmak olmadı asla...

Evet ben de çıkıyorum tatile
sabahtan duşumu aldım fil gibi kokmayım diye!
Aileme hizmet amaç
çilekeşin tatili ne ki?
Rutinime saplanan keskin kılıç aslında
aydınlınmama verilmiş ara...

Herkesin kıçı yırtıldı tatil diye
trafik bulanacak yine kana.
kazanılan paralar saçılacak etrafa
avunması ise 'rahatlama'...

Zaten tatilde hepinizin ruhu be gafiller!
Hayat boyu anlamsız bir koşuşturmaca
sözüm ona medeni bakışınız yaşama.

Arıza Adam'sa hep görevinin başında
olana uymada
ama hep ve hep
O'nun tek amacı sonsuz aydınlanma...


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

5 Temmuz 2014 Cumartesi

Şaşmaz Arıza Adam

Her yerde yaşarım ben
bakarım dalgama
bünyemi aşmam
bilirim haddimi
bilirim keyfimi.

Her yerde varolurum ben
binbir yüzüm topluma
tek bir yüzüm Yaratan'a...

Kucağına oturan her ruh
şımarır biraz
bilirim.
Korkusu olmadığı için gelecekten
O'na taktığı için fişini
O'nun çocuğudur Arıza Adam...

Hüzünler O'ndan
mutluluk O'ndan
sevgiler, nefretler O'ndan...
Teslim olmak kuldan...
Bilirim kendimi
bilirim temelimi
inmem hiç O'nun kucağından.

Her yerde yaşarım
gülerim, varolurum ben.
Tatilde, iş gününde, uykuda
hep O'nun kucağındayım ben.

Bilir kendini
bilir haddini
yolundan şaşmaz Arıza Adam.


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

2 Temmuz 2014 Çarşamba

Daha çok sevecek seni

Hızım yüksek alemde
nedenim sadece budur içmekte.
Sadece bıraksaydım kendimi rahmetine
beş dakika kalamazdım sizlerle.

Ağırdan aldırıyor kaderimi bana şarap
emanetim karım, kızım ailem, kutsalım...
Erken kavuşsaydım Rabbime 'hayır'dır diye
bırakır giderdim
zaten saçma sapan bana bu hayat...

Kadehime laf edenler kendini bilmez
Rabbim'le kul arasına hiçbir münafık giremez!
Arıza Adam'ın çilesi derdi bitmez
rahmetin sonsuz
neden onlar bunu bilmez?..

Hızım yüksek alemde
meleği şeytanı bilir beni.
kalmak için nedenim çok az anla beni!
Karışma kadehimdeki şarabıma
kırma gönül dünyada
Rabbim daha çok sevecek seni.


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

29 Haziran 2014 Pazar

Aydınlıkla Karanlığın gizli savaşı

Teknoloji deliler gibi gelmişken, insanlar oyalanmak ve öz gerçeği görmemek için kendilerine sunulmuş sonsuz çoğulcu detayla meşgul edilirken ve kavramlarla kafası karıştırılırken; bakalım karanlıkla aydınlık arasındaki yükselen gizli savaşın galibi dünya için kim olacak?..

Bu olan şey kesinlikle bireysel anlamda ruhları bağlamaz. Dünyanın külliyen bir çözümü veya başarısızlığı söz konusu... Aydınlığı seçen ruhlar dünya batsa da, şeytanın hükmüne girse de yine muzaffer olacaklardır. Ancak dünyanın kaybı; kozmoz birliğine dahil olamaması olabilir.

Bu amansız gizli savaşın sonunda dünya; yaşanılası bir cennet mekanı mı olacak, yoksa şeytani ruhların sürgüne gönderildiği bir yeni cehennem hapisanesi mi olacak? Sorun burada...


Ve inanın; sizlere sunulmuş olan ve masumiyetine inandığınız birçok kavram sizin için büyük bir sınanma aracı olabilir!


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

21 Haziran 2014 Cumartesi

Aydınlanma ve Entellektüellik

Ondan bundan el almadan ve dünyevî dış tekniklerden medet ummadan kendi içselliğiyle buluşan herkes er-geç spritüelleşmiş olacaktır. Ruhsal aydınlanmanın entellektüellikle veya hangi işle uğraştığınla asla ilgisi yoktur. Köydeki fındık toplayıcı Ahmet Abi ile, metropoldeki din bilimcinin aydınlanması arasında hiçbir fark olamaz. Sizi toplumun hangi sıfatlarla nitelendirdiğinin de yükselişinizle hiç ilgisi yoktur. Bu farklılıklar sadece, yaşayan insanların kendi yarattıkları sosyal tanımlamalarla kendinizi suni olarak bir yerlerde hissetmenizin uyuşturucularıdır.

Ruhen yükselmiş bir çöp toplayıcı ile metropolde yazarlık yaparak veya meditasyonda merhaleler kaydeden bir bireyin yükselişi arasında hiçbir fark yoktur.


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

Yalnız kaldığım her an

Yalnız kaldığım her an; şarj olma sürecimdir benim. Sonsuz şifayı görebildiğim açık zihin olma halim... Yaratılışın toplam enerjisinin kendi arzumla ensemden içeri aktığı anlar...

Yalnız kaldığım her an; başımın üst bölgesinden kozmoza duaların yayılmasıdır. Üzeri perdelenmiş insanlık ilüzyonundan bağımsız, içimdeki kalıntıların hızla ensemden dışarı fışkırmasıdır. Temizliğimdir benim yalnızlık.

Fonda çalan müzik hızımı kesmez; tersine ona iyice yol verir, rotamı pürüzsüzleştirir. Dularım, düşüncelerim, amaçlarım, sevgilerim, nefretlerim hiç ayırt etmeden birbirlerini bu hatta dahil olarak, kayar giderler. Çünkü hepsinin ortak amacı benim sonsuz bilgeliğim...

Müzik; bilerek dinlediğinizde çok şeyin çaresidir. Yeter ki; onu yalnızlığınıza dahil edebilin.

Rahatlamak; asla tamamıyla sevdiğiniz insanlarla bir yerlerde buluşup, söyleşip, eğlenmek değildir. Gerçek rahatlamayı kendinizle yaparsınız. Sonra belirli zamanlarda bu enerjinizi sevdiklerinizle de paylaşırsınız. Bundan fazlası; 'dışırada olan'dan medet ummak olur ki; bu da doğru işlemez. İçeride bir tek siz varsınız ve sizi en iyi şekilde 'siz' anlamak zorundasınız!

Yalnızlık gerçek aydınlanma!
Yalnızlık sonsuz şifa ve kozmozla barışma!
Yalnızlık içeride olanı tanıma ve büyütme
ve sonra
Yaratılan herşeyle bir olma!..


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

8 Haziran 2014 Pazar

Götürülmeyi Sevenlerden Çağrı!

Daha çok aldat bizi, daha çok hayatımızla oyna! Daha çok sil-süpür, götür hocam! Doyamıyoruz götürülmeye, ezilmeye, aldatılmaya! Bizi bu lutfundan mahrum bırakma hocam!

Kanıtlar, gerçekler ve saygın kişilerin bize sundukları şeyler bizim için önemli değil hocam! Biz onların hiçbirine kulak asmayız. Biz sana sorgusuzca endekslendik hocam! Sen rahat rahat götür, ganimeti paylaştır, rahatınıza bakın külliyen! Keyfinize bakın, size canımız kurban hocam. Kaybedecek neyimiz var ki? Biz kefenimizle çıktık bu yola hocam! Onu da bizden esirgersen; "Vardır bir bildiği." der, yine sana sorgusuz teslim oluruz hocam!..

Dünya sana arkasını dönmüş, farketmez! Biz her halimizle arkandayız. Entarililer de kapı gibi arkanda hocam! Olmadı; bütün dünyaya savaş açarız hocam!

Dünya yalan; sen doğrusun hocam!

Kendilerine 'aydın' diyenler, yıllardır sevip izlediğimiz sanatçılar, özgürlük arayan halk yalan hocam! Sen gerçeksin!..

Gerekirse baş koyduğumuz bu yolda vatanın bütün topraklarını satarız; ama davamızda dik dururuz, mühim değil hocam! Olmadı toprak kalmazsa; sen bize yine kucağını açarsın hocam!

"Yedi nesile yetecek malın mülkün var." diyorlar. Yalan hocam! Sen devam et götürmeye; biz arkandayız hocam! Madenlerde daha nice şehitler veririz. Özgürlük diye bağıran nice gençlerimizi bu yolda toprağa veririz! Yeter ki sen rahat et hocam!


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

7 Haziran 2014 Cumartesi

Sanatın elitliği

Bir ressama hayran olmam için; onun ille de adı tarihe yazılmış bir dönem ustası olması gerekmez! Veya kulağını kesip de sevgilisine zarf içinde göndermiş olması da gerekmez!

Bir besteciye hayran olmam için; onun adının ille de billboardlarda olması gerekmez!

Bir yazara hayran olmam için; onun ille de nobel ödülü almış olması veya kitaplarının 'best seller' olması gerekmez!

Dünyaya eserler vererek kendini ifade eden bir insana bağlanmam için; onun ille de toplum tarafından 'el üstünde tutulması' veya 'usta' olarak nitelendirilmiş olması gerekmez!

Ben dünyaya ve insanlara bakarken; onların bir şekilde kendi kategorisinin en üstlerine yerleştirilerek, kabul görmüş olmalarına dikkat etmem. Yeteneğin ve bunu sanat yoluyla ifade etmenin temsilcileri dünyada neredeyse sonsuz sayıdadır. Hayat şartlarının boğuculuğunda, kendi sanatsal kişiliğini bu derin dünya denizinin yüzeyine çıkartma ve yüzünü gösterme şansı olmamış nice sanatçıların olduğunu her zaman bilirim.

Bu sanatçılar bazen şehir hayatının ruhu emen kargaşasında bizlerle çalışırlar, görüşürler, toplu taşıma araçlarına binerler ve bir yandan da arta kalan zamanlarında, iyi oldukları kulvarda ellerinden gelen en iyi sanat eserlerini vermeye çalışırlar. Bu insanlar sanatın isimsiz kahramanlarıdırlar.

Bu sanatçılar her gün gazetelerde ve TV'lerde yer almazlar, ama onların portforyalarına biraz olsun derinlemesine baktığınızda; ortaya, nice isim sahibi, kabul görmüş sanatçıların eserleriyle yarışan büyük eserler verdiklerine şahit olursunuz.

Aynen insanları kategorize etme trendine kurban gitmiş, yüzeysel metropolize insanlar gibi; günümüzün kültürlü çevrelerinde de artık sanatçıya çoğunlukla böyle bir bakış söz konusu... Gerçek öz değerlerden ve samimiyetten uzak bir yöneliş... Gerçek yeteneği onurlandırma peşinde değil de; trendlerin onlara emrettiği 'suni bir önem verme' ile zamanın şartlarını yerine getiren acımasız ve şuursuz bir bakış...

Ve tabii bununla birlikte; yeni filizlenen sanatçıların önünün amansızca kesilmesi ve onları çileden çileye sürükleyiş...

Dünyada, sanat üzerinden markalar yaratıp, sektörleri 'o seçilmiş özneler' üzerine yükleyip, ün ve gelir akışını onlara bağlayan ve kendi varlığını büyütmeyi bu şekilde garantileyen sistem, aslında varolma korkusu içinde olan bir avuç elitin eseridir. Böylece, zaten bir ayrıcalık olan 'sanatçı olma' olgusunu, daha da ulaşılmaza ve ünlenme zorluğuna mahkum edenler de onlar ve bu sistemin ta kendisidir.

Benim bir yağlı boya tabloyu beğenmem için; onu ortaya koyan ressamın ille de ülke veya dünya çapında isminin etiketlenmiş olması gerekmez! Benim için önemli olan; bir eserin, o işin erbabının elinden çıkmış olmasıdır. Bu yüzden; sanatı dar sınırlar içine koyarak, ne kendimizi ne de sanatçıları sanatın zenginliğinden mahrum bırakmayalım.


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

Aydınlık, sanat ve karanlık


Sokaklarda 'ayıların saldırıları'na uğrayan, ülkede bazı çevreler tarafından bilinçli olarak dışlanan, aslında dünya çapında saygı gören insanları hep sevmişimdir. Çünkü 'doğru ruh rengi' bizdeki çoğunluğu rahatsız ediyor. Zavallıların ruhları bitirilmiş, aydınlığa uyum bekleyemezsin ki onlardan?!..

Dünya çapında zekaya, yeteneğe ve hitabet gücüne sahip nice çağdaş ve özgür sanatçımız, yazarımız, haber yapımcımız zaman zaman, asla dengi olmayan, eşkıya ayılar tarafından pis bir sokak arasında dövüldü, tartaklandı, ölüm tehditleri aldı. Bu hadsiz eşkıyaları bırakın, bu insanlarımız yetkililerce içeri tıkıldı, hayat ışıkları söndürülmeye çalışıldı.

Artık şu bir gerçek ki; bizim ülkede bir takım çevre sanatı sevmiyor. Çünkü sanat özgürlüktür, arayışların sonsuzluğudur. Sanat; sürekli yenilik peşinde koşanların, yeni fikirlerini nesnelerle ifade etme peşinde olanların en önemli aracıdır. Sanat; aydınlığın nesnel bir yansımasıdır. Sanatı sevmiyorlar ve ön plana çıkartmıyorlar, çünkü aydınlığın ülkenin bütün yaşayanlarının üzerine güneş gibi doğmasını istemiyorlar. Çünkü o zaman özgürlük ülkeye ve yaşayanlara o ılık, huzur veren yüzünü gösterecek ve o anlamsız, yalancı, yaptırımcı otoriteleri önce büyük zararlar görecek, sonra da yerini özgürlük ve demokrasiye bırakacak.

Bu yüzden; hem en tepeden, hem de ulaşabildikleri bütün eşkıya kişilikli kültürsüzler üzerinden gerçek sanatçıların önünü, onları korkutarak kesmeye çalışıyorlar.

Aydınlığa hizmet eden ne varsa; kendi dogmalarını da araya katarak, bunların önüne barajlar kuruyorlar. Gerçek sanatçıyı, aydını ve çağdaş insanı tehdit ediyorlar. "Sen işimize karışma, halka özgürlükçü mesajlar verme yoksa seni tarihe gömeriz!" türünden barbarca ve ilkel telkinlerde bulunuyorlar. Bunu yaparken de kullandıkları tek silah; ne yazık ki cahil ve eğitimsiz kitle üzerinde işleyen 'inanç kavramı ve yalancı halkçılık'...

Halbuki aydınlık karşısında yalanla dolanla halkı kendine bağlamaya çalışmak açıkça 'şeytana hizmet etmek'tir. Yalana başvuran herkes mutlaka ki yanlıştadır, kötüden yanadır.

Nasıl bir göz körlüğüdür ki; bunu planlı olarak yapanlar bir yandan Allah'tan bahsederken, bir yandan da şeytanla kucak kucağa planlarına devam edebiliyorlar!?

Bu rotasız, son hızla uçuruma gidişin umarım bir bitişi de olacaktır. Çünkü aydınlık sadece eylemlerde değil, yükselen ruhların etrafına salgıladığı o çözümleyici enerjinin kendisindedir de!.. Karanlığınsa gün geçtikçe eline yüzüne bulaşan beceriksiz ayarlamaları, entrikaları dünya çapında açığa çıkmaktadır. Buna bir de uyanan insanların artan sayısını eklerseniz; sanırım aydınlık adına umut vaat eden günler yakındır.


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

2 Haziran 2014 Pazartesi

Aydınlanma ve Su

Ruhen aydınlanmayı isteyen her varlık mutlaka ki kendine en yakın metotla buna ulaşır. Kimsenin kimsenin yöntemine, disiplinine veya disiplinsizliğine özenmesine gerek yoktur. Herkesin içinde gizli olan 'açmamış tomurcuk' kimseninkiyle aynı değildir. O tomurcuk açsın diye, onu başkasının suyuyla sularsanız, eninde sonunda hayal kırıklığına uğrarsınız. Çünkü tomurcuğunuz ancak kendi derinliklerinizdeki öz suyunuzla coşacaktır.

Hatta kiminin tomurcuğunun çiçek açması için suya bile gerek olmayabilir. Belki bambaşka bir besin kaynağı sizin tomurcuğunuzu coşturacaktır. Bu yüzden kaynak için mutlaka kendinize bağlanmanız ve özgün olmanız gerekir.

Sonradan pişman olmamak ve yarı yolda kalmamak için başkalarının suyunun peşinde asla koşmayın.


ARIZA ADAM
Ömer

29 Mayıs 2014 Perşembe

Hastasıyım

Limon kolonyasının hastasıyım
zambak kolonyasının hastasıyım
dururlar devamlı masamda
iş arasında
gün ortasında
geldikçe aklıma dökünürüm kelime
yüzüme
ellerime...

Parfümün de taklidini alırım!
hiç çekinmem söylerim
yerse!..
Ne verecem lan orijinaline bilmem kaç lira?!
Yürü git amk!..

Arabeskin de hastasıyım
türkülerin de
sanat müziğinin de
türkçe rapin
bazen rock-metalin
death metalin
hele bir de ambientin!..

Hepsini karıştırırım sevdiklerimin
kendi tadımı çıkartırım ortaya karışık
yaşarım lan ben hayatı etiketlerden uzak!

Ne oldu?
Tarzın mı sarsıldı?!
Havan mı eksildi?!

Umrumda değilsin lan
seni markacı!!!

Çirkin suratlı seksi ayaklı kadının da
memesi küçük, kalçası geniş kadının da
huzur veren her simanın da
heyecanlandıran herşeyin beni
hastasıyım lan!

Var mı bir itirazın?..


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

24 Mayıs 2014 Cumartesi

Sanatçının değeri ne kadar? Kime göre?..

Sanatçılara sponsor olan bazı görgüsüz iş adamlarının hiç sevmediğim bir tavırları vardır. Dikkat edin eğitim-öğretim görmemiş, görgüsü olmayan, sonradan para babası olmuş çoğu iş adamında vardır bu trip...

Denk gelirsiniz, bir yerde, bir yemekte sohbetlersiniz. Adam 'dünyaları ben yarattım' havalarındadır ve bir kaç sanatçının da sponsoru olmuştur belki veya sözde gücünden dolayı çoğuna ulaşabilecek imkandadır.

Laf gelir ve "Feşmekan sanatçı"dan bahsedersiniz. "Yaa ona bayılıyorum, o ne ses abi!?" dersiniz en doğal şekilde.

Karşınızdaki de derebeyi kralı ya; hemen atlar lafa ve der ki:

- Ohooo daha ben onunla geçen hafta onunla bir akşam yemeğinde görüştüm. Bizim masaya ne ilgi ne ilgi! Hem onun "feşmekan otelde", "feşmekan restoranda" da ben aracı oldum çıkmasına. Kolay o yaaaa! Sen söyle bir gün çağıralım bir yerde beraber yemek yeriz. Kolay o yaaa...

Bu arada kendisinin bahsettiği sanatçı yıllardır kimsenin yere göğe koyamadığı, çok düzeyli ve bilgi dolu insanların biridir örneğin, ama onun için fark etmez! Güç var ya onda!.. İnsanın bir an; "Abi bana o zaman haftaya oradan bir kilo Gülben Ergen, yanında da yarım kilo Murat Boz sarıp kargolatsana." diyesi geliyor!

Sanatın ve sanatçılarımızın böyle görgüsüzce gücü elinde bulunduran bazıları tarafından bu kadar basit bir mal veya ürün gibi ele alınması ne kadar iğrendirici!..


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

23 Mayıs 2014 Cuma

Kodamanları kutlarım

Dün Soma'daki madenin boku çıktı. Meğer ne prosedürler, ne emniyet tedbirleri olması gerektiği standartlarda değilmiş. Üçyüz yedi adet vatandaşımızı bir hiç uğruna, daha doğrusu kodamanların çıkarları uğruna sonsuza uğurladık.

Bugün Okmeyda'nında iki vatandaşımız hayatını kaybetti. Daha önceki aylarda olan rezaletleri tekrar tekrar saymamıza gerek yok. Kısacası ülkenin her anlamda boku çıktı. Hala da birileri sanki büyük başarı ve refahın mimarlarıymış gibi, vatandaşımız hayatından çok memnunmuş gibi nağralar atıyorlar!

Gezi Direnişi ile başlayan, demokrasi ve hak arama mücadelesinin halk düzeyinde hayat bulmasından bu yana hemen hemen her ay başka bir rezalet ülke gündemine düşüyor ve yine kodamanlar daha da büyük bir pişkinlikle, hiçbir şeyi üstlenmeyerek, halkı kitlelere bölmeye ve kışkırtmaya devam ediyorlar.

Halkın içinde büyümüş olan isyan hali ve aldatılma gerçeği artık dışa doğru patlamalar yapmaya başladı. Artık bu oluşum kanımca kitleler arası bir siyasi hareketi aşarak, genel bir halk isyanına dönüştü. Ortalık bu kadar depresif ve şiddet içine çekilirken de, doğal olarak araya çeşitli marjinal gruplar karışmaya başladı. Ama kim ne derse desin; artık ortaya toplumsal şiddet ve kaos hakim olmaya başladı ki; korkulacak nokta da buydu. Çünkü insanların her fırsatta provoke olarak, olaylar çıkmasına uygun bir ortam yaratıldı. Kodamanların ülkeye saldıkları nefret dolu nefesleri bu ortamın besin kaynağı oldu ve artık PKK'lısı da, TKB'lisi de, İşçi Partilisi de, CHP'li veya MHP'lisi de 'bütünde olana' karşı durmaya başladı.

Kaos bu kadar beslenip, büyütüldükten sonra, bir noktada artık çıkan olaylarda 'kim nereli, kim neci' diye ayırım yapamazsınız. Karşı çıkan o kadar insan var ki; denizdeki kum tanelerini cımbızla ayıklayıp seçemezsiniz! Denizi en baştan bu kadar bile bile kirletmeyecektiniz! En baştan ülkedeki nefreti, şiddeti ve ayrımcılığı bu kadar beslemeyecektiniz.

Bugün Okmeydanı'ndaki cenaze arabası bile TOMA suyu yedi! İnsanların yakarmalarının arasına polise karşı duyulan nefret de eklendi ve polise molotof kokteyleri atıldı. Polis de düpe düz silahına davrandı!.. Alenen vatandaşla polisin savaşı başladı artık ülke çapında ve onların aralarındaki bu amansız çatışma ruhu her geçen gün ortaya çıkacak yeni rezaletlerle birlikte engelenemez boyutlarda büyüyecek.

Artık kanımca engellenmesi pek de mümkün olmayan bir kimyasal tepkime başlatıldı ve ülkeyi her anlamda kemirip bitiren bu tepkime, ülkeyi yönetenler, halkına karşı yumuşamadığı taktirde katlanarak devam edecektir.

Kendi vatandaşıyla ulu orta savaşır hale getirilmiş polisten başka dayanağı kalmayan kodamanları bu başarılarından dolayı kutlarım!!!


ARIZA ADAM

Demokrasidir ülkeme

İhmal ihmal üstüne
ölen ölene
herkes düşer birbirine de
ağıtlara izin verilmez ülkemde.

Vergiler, faturalar ezmiş
hayatları iki lokmaya bağlanmış
vatandaş umutsuz kalmış da
vampirler kan peşinde ülkemde.

Asil kanımızla sulanmış
vatanım karış karış satılmış
bir de üstüne tokatlanmış
halkımın büyük ahı var ülkemde.

Yüzsüzler şımarıp coşsa da
hakkın yerini haram alsa da
birileri padişah peşinde koşsa da
Ata'mın emaneti demokrasidir ülkeme!


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

20 Mayıs 2014 Salı

Çok da şeyimde


Gizli gözler varmış üzerimde
şaşırırlarmış yazdıklarıma, çizdiklerime
çilelerime layık görürlermiş
dedi bizimki...

dedim ki
çok da şeyimde
denizde kum gözler
devede kulak duyumlar
ve o senin küçük dünyan...

Gönülden gönüle akarken ben
dipte kendini tarttığın kumlar.
aklım hep yukarıda, farklı huzurlarda...
yalnız kul olsam da
çağlayanlar, vadiler, çöller
altımda...

Gizli gözler varmış üzerimde
şaşırırlarmış dile getirdiklerime...
bakmazlarmış nedenine
onlara göre ben paso yerin dibinde
çok da şeyimde!..

Algıların varamadığı o yerde ben
alemlerle kucak kucağa
aşkın sarhoşluğunda
nice şölenlerle bezenmiş gönlüm
eski benden çok uzakta...

Yorumlamışlar ha beni kuş beyinleriyle?
Çok da şeyimde!..


ARIZA ADAM
Ömer Dalman



19 MAYIS KUTLU OLSUN!


19 MAYIS KUTLU OLSUN! paylaşan: arizaadamturkey

19 Mayıs 2014 Pazartesi

Yalnızlık var

Sevenim var
sevdiğim var
oldum olası bir tane sağolsun
ailem de var

bir de kocaman
YALNIZLIK var...

Sığdıramadığım varlığıma
param parça patlatan
evrene toz yapan beni
hayallerim var

kocaman bir teslimiyetim
ve ALLAH'ım var...

Genişlettikçe alemimi
geçmeden önce makamıma
beni yakan, kavuran
benden büyük ÇİLELERİM var...

Büyüttükçe özlemimi O'na
saydıkça günlerimi
sevindikçe çocuklar gibi
daha da çok buraya demirleyen beni
DAYANILMAZ'lıklarım var.

ama iyi ki o YALNIZLIK
hep var...


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

16 Mayıs 2014 Cuma

Anladım

Annemin evinde çokmuş değerim ama
senin elinde üç kuruşmuş, anladım.
Şu çocuk kalbim güçlü sanırdım ama
hiddetine öküz kalbi bile dayanmazmış
anladım...

Güzellikler yaratmak için sanırdım ömür
meğer seninle tüketmek içinmiş
kederleri ekleye ekleye üst üste
kendimden vazgeçmek içinmiş
anladım...

Tek yastıkta gülen iki çift göz
gönül yelleri sıcaklığı
el ele yürünür sanırdım bu yolu ama
her seferinde tökezleyip, düşüp
kalktıkça ayağa yumruğu vurmakmış
anladım...


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

15 Mayıs 2014 Perşembe

Son demlerinde

Hastayım iki gündür
ateşler içinde terledim
alnıma sirkeli bezler
ağrı kesiciler
bir diz ağrısı...

Azarlanarak uyandırıldım sabahında
neden işe gitmiyorum diye!?

Beden zaten yorgun
mücadelede
bir de moral sıfırlandı üstüne.
ve herşeye rağmen yine
oturdum çalıştım eşekler gibi...

Akşamında yine
sorulmadı hatrım.
gönlüm kırık
kalbim bezgin
varlığım son demlerinde...


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

6 Mayıs 2014 Salı

Güzel olmaz mı?

Hep çalışmak
hayatın çarkına kapılmak
harala gürele yaşamak mı hayat?

Biraz muhabbet arada
yaratıldığını hatırlamak
hatırlatmak
mola vermek akışa
güzel olmaz mı?..

Hep yolda sokakta cebelleşmek
amaçların peşinde koşmak
aynaya bakmadan acımasız
sağlam durmak mı hayat?

Bir çift göze öylesine bakmak
pencereden alemlere açılmak
'nereye gidiyoruz' demek
kendini bilmek
güzel olmaz mı?..

Kaybolmuşçasına zamanda
neden direndiğini bilmeden tutunmak
yoldaşını da sürüklemek mi karanlığa hayat?

Biraz akıl
biraz gönül
biraz eritmek kendini Yaratan'da
güzel olmaz mı?..


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Çekilmiyor kardeşim

Fetişistin bakışı

Farkında mısın?

Büyük Gaflet

Çekilmiyor kardeşim

Çalışıyoruz
yapıyoruz işimizi
içiyoruz çayımızı, kahvemizi
akşam kırmızımızı
tütünüm çeşitli, dumanım afili ama
yok ki tadım be kardeşim...

Çekiyoruz videomuzu
anlatıyoruz kafamızdakini binlere
şairlik, yazarlık desen o da öyle ama
biri var ki; dinlemiyor be kardeşim.

Orman yangını kimine fikirlerim
çağlaya çağlaya dinmez
doyulmaz tadıma
kana kana içerler de vazgeçemezler ama
biri var ki; bir bardak bile içmiyor be kardeşim.

Anılmak güzel
acılara deva
muhabbete tellal olmak güzel ama
biri var ki; hiç muhabbete gelmiyor be kardeşim.

Anladı ki Arıza Adam ün güzel, para güzel
zevkine yaşamak bir o kadar ama
görmezse ruh o bir çift gözden sevgili bir bakış
bu hayat yine de çekilmiyor be kardeşim.


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

4 Mayıs 2014 Pazar

Ressamımız Erol Deneç'le bir anım


Henüz İstanbul'a taşınmamıştık. İzmir Konak Belediyesi'nde planlama müdürlüğünde çalıştığım günlerimdeydim. Spritüel camia ile iç içe yaşadığım zamanlardı. Kendim de düzenli meditasyon yapan ve mistik bilgileri inceleyen biriydim. Bu konunun İzmir'deki öne çıkan isimleriyle çok sık görüşürdüm. Sürrealist desen çizimlerimle de uğraşmaktaydım o zamanda.

Birileri vesile oldu ve Erol Deneç isimli sürrealist ressam ile tanışma şansına kavuştum. Kendisi gerek felsefesiyle, gerek inancıyla, gerek ressamlığıyla benle çok örtüşen bir büyüğümdü. Hatırladığım kadarıyla onunla ilk kez Vakko Alsancak'daki sergisi esnasında tanışıp, bir saatten fazla sohbetlemiştik. Daha sonra aramızda küçük bir gönül bağı oluşmuştu ve o kendi evi Üsküdar'a döndükten sonra da, ben İstanbul'a ablamlara bir ziyaret düzenleyerek, onun Üsküdar'daki güzel manzara bahçeli evinde de kendisiyle uzun sohbetler yapmıştım.

Büyüleyici tavrı, sözleri ve kalemini-fırçasını kullanışı, bu kısa süreli paylaşımlarımıza rağmen benliğimden hiç silinmemiştir.

Birgün sergide elinde kurşun kalemiyle yeni bir desen karalıyordu. Önünde model olarak aldığı şey şekilli ve büyükçe bir taştı. Bir bayan yaklaştı ve ona şöyle sordu:

"Erol Bey; bu taşı ne şekilde çizmeyi düşünüyorsunuz?"


Erol Bey şöyle cevap verdi:
"Kendinizi yeterince bırakırsanız; taş size, onu nasıl çizeceğinizi kendisi söyler."


İnsanın kendini akışa teslim ettiğinde; karşısında duran şey ile kendisi arasındaki bağı her iki taraftan da nasıl 'birlik içinde' algılayabileceğine yönelik bu özet açıklaması benliğimden hiç silinmemiştir. Çünkü yaratılan herşey Yaratan'ın eseridir ve herşey O'nda sıfırlanır. Hiçlikte olarak yaratılışla tam bütün olduğunuzda bütün mesajlar ve sohbetler oradadır diye düşünüyorum ben de.

Erol Deneç'i bir kez daha saygı ve sevgiyle anarken; onunla ilgili bazı paylaşımları da buradan yapmak isterim.


ARZ

Ömer Dalman


* * *
Erol Deneç ile söyleşi:
www.yagmurdergisi.com.tr/archives/konu/erol-denec-ile-soylesi

Viyana'da ünlü bir Türk Ressamı:

www.eroldenec.com/5.html

Erol Deneç hakkında video (Hasan Cihat Örter):



    
   

20 Nisan 2014 Pazar

Helal olsun

Beni yeminler üstünden yalnız koyup
kaderimi karalayana
çilelerime çile katana
sevgimi yere çalana helal olsun!

Öksüz kılıp ruhumu
dünyada cehennemi yaşatana
beni bana hapsedene helal olsun!

Kendinden verip
kendini bitirene
beni benden içeri büyütene
Yaratan'a yalvartana helal olsun!

Kader zincirime bakla olup
ruhumu arşa koydurana
benliğimde çiçekler açtırana
ışığı bende parlatana helal olsun!

Almadın çağlayanımdan bir bardak
şükremedin suyuma-toprağıma ama
köprü oldun sonsuzluğuma
yine de
helal olsun...


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

Vaad ettikleri cennet

Ustasın

29 Mart 2014 Cumartesi

Günlük Sohbetler (26.03.2014)



Turkiye'de internetin antidemokratik sekilde sansure ugramasindan sonra sinirlenen Ariza Adam, gunluk sohbetine, seçimlere dort gun kala bu adaletsiz konuyu da hiddetle dahil etti!  


28 Mart 2014 Cuma

Bu akşam

İnadına ayyaş gibi
serserilerin şahı gibi
birilerinin üzerine tükürür gibi
şarap içiyorum bu akşam!

Kafam kıyak ama
ruhum alayına düşman!..

Ara ara tuvalete gidip
üzerlerine işer gibi içiyorum bu akşam!

Nikotin yüklü dumanım bana değil
onların karanlığına zarar!
Benim imanım, vatanım, bu topraklar
puştların hepsine koca bir dert bu akşam!

Şerefsizlerin tarlalarına
ekinlerine, binalarına, günahlarına
işer gibi içiyorum bu akşam!

Ayyaş deyip geçerler ama
biliyorum
eminim!
özgürlük aşkımız hepsini korkutuyor yine
bu akşam!..


ARIZA ADAM
Ömer Dalman
29.03.2014

17 Mart 2014 Pazartesi

Tapıyorum ben

Abazalar gibi
ağzımdan salyalar aka aka
gördüğüm her kadına değil
kadın'ın kendisine tapıyorum artık ben.

Hiç ediciliğine adamı
piç gibi sallayışına hormonlarını
dört bir yandan kuşatışına beynini
alev alev ruhunu yakışına tapıyorum ben.

Tek bir kadının efendiliğinde değil!
tek bir kadının cazibesinde
nazında, niyazında değil...
uğrunda savaşlar çıkarılan
düzenler alt üst edilen
bu dünyayı kendine köpek eden
kadın'ın kendisine tapıyorum ben.

Kaplara, ölçülere sığdırılamam
sizlerden yüksek not almak için çabalamam!
Bu yüzden hep yanlış anlaşıldım zaten.
Bir anda iltifatlarıma kanan o kadınlara değil
kadın'ın kendisine tapıyorum ben.


ARIZA ADAM
Ömer Dalman
17.03.2014

Fişleme çişleme kitleme :)))

15 Mart 2014 Cumartesi

Önemli olan

Her zaman söylemek değildir önemli olan
içindekini umarsızca dışa akıtmak değil...
Anlatabileceğinin anlaşılabileceği zaten belli
biraz da içinde tutmaktır ışığı önemli olan.

Olabildiğin'i kelimelere dökmeler, çırpınışlar
didinişlerin, etrafına ispat için çaban
kapat musluğunu ki arada
sarnıcındaki sana kalsın, biraz içine kapan.

Alkış mı beklersin, onay mı istersin, yapma!
Anlatabileceğinin anlaşılabileceği zaten belli
biraz rahat ol, bekleme fazlasını
O'nu kendinde görebildiğin kadarıdır önemli olan.

ARZ

Paralel Zina


Ulan buldum sonunda sizi! Allah belanızı versin e mi?!

Ben de diyordum "benim karı bana neden onbeş gündür vermiyor ve neden bana karşı bu kadar soğuk!" O kadar saf mı sandınız lan beni yüzüm temiz diye ha!? Zaten ajandasında da iş için bir sürü adamla yazışma ve şifreli notlar seziyordum da; on iki yıldır üstünde hiç durmamıştım! Meğer ben koynumda yılan beslemişim de on iki yıldır anlamamışım be birader!

Artık karımın bana vermemesinin nedeninin, onunla on iki yıldır içli-dışlı olan yapının eseri olduğunu biliyorum! Bal gibi bu bir paralel yapı operasyonudur!

Karım da bir de utanmadan, benim özel hayatıma sızarak, haftasonlarında başka karılarla olan emmeli-gömmeli beraberliklerimi kayda aldırmış! Bak şu hadsize! Adaletsiz şekilde, hukuk dışı şekilde edindiğin bu belgelerle benim zinalarım hakkında muvaffak olabileceğini zannediyorsun!? Bu ülkede adalet denen bir şey var be kadın! Sana ve bütün bu paralel yapının kurmaylarına bunun hesabı en kısa zamanda sorulacaktır! Gücünü paralel yapıdan almışsın da; biz de seni masum kuzu gibi kendi sütümüzle beslemişiz!

Sen benim on iki yıl boyunca istediğim karıyla düşüp kalktığımı bile bile bana bir şey deme; şimdi kalk tam da 17 aralığında bu yılın beni elaleme rezil et! Ner'de kaldı hem benim zina yapma özgürlüğüm?! Ner'de kaldı benim günah işleme özgürlüğüm!? Seni hadsiz hukuksuz seni!!!

İninize ineceğiz sizin ininize!


ARIZA ADAM
Ömer Dalman
16.03.2014

Ülkenin yarısı fişlendi o zaman

Facebook'u, twitter'ı ve ülkemizdeki bütün kurumları keskin gözlerle inceleme altına alıp, bütün vatanseverlerin fişlenmesine gerek yok. "Vatanseverler kimlerdir lannnnnn bu ülkede?!" diye sorun siz hele; zaten ülkenin en az yarısı öne çıkıp, bileklerine fişleme damganızı yapmanız için can atacaktır!

Sabırlar taştı!

SABIRLAR TAŞTI
AÇILDI ARTIK BU KESKİN DİŞLİ
KESKİN DİLLİ AĞIZLAR
İFLAH OLMAYIZ!

PİSLİĞİN KOKUSUNU KİLOMETRELERCE ÖTEDEN ALIR
PEŞİNE TOPYEKUN TAKILIRIZ BİZ!

VAMPİRLERİN PİS NEFESİNİ KENDİMİZDEN ÇOK TANIRIZ!
ONLAR TARAFINDAN ISIRILIP
ONLAR GİBİ OLMAKTANSA
HAKKIMIZA KAVUŞURUZ DA, YİNE YILMAYIZ BİZ!

BİZ BECEREMEZSEK; ÇOCUKLARIMIZ
TORUNLARIMIZ TAKILIR PEŞİNE VAMPİRLERİN DE
ASLA ASİL KANIMIZI YERLERE AKITTIRMAYIZ BİZ!


ARIZA ADAM
Ömer Dalman
15.03.2014

Savcının adını dünyaya meze etti

Zamanında kendisini çeşitli davalarla içeri tıkmaya çalışmış olan ve herşeye rağmen beraat etmiş olan Michael Jackson'ın, sonradan savcının adını, değişik ama benzer şekilde bir şarkıya kahraman ederek, adamın ismini nasıl bütün dünyaya duyurduğunu ve onun annesine bile laflar ettiğini bu şarkıyı her dinleyişimde nasıl zevkleniyorum anlatamam!

https://www.youtube.com/watch?v=yVp6leFQito


Ve şarkının sözlerinin Türkçe çevirisi

Beni ele geçirmek istiyorlar
Ölü ya da diri
Biliyorsun ki o beni gerçekten ele geçirmeye çalıştı
Şans eseri
İddiasına varım ki CIAyle işbirliği yapmıştır
dediğinin yarısını yapmaz

Tom Sneddon soğuk adamın tekidir
Tom Sneddon soğuk adamın tekidir
Tom Sneddon soğuk adamın tekidir
Tom Sneddon soğuk adamın tekidir

Her yolla şoka uğratır
Politik sözünü etmek uğruna hiçbir yerde durmaz
Kendini ılımlı sanıyor çünkü o BTSA
Sosyal yaşamı olduğunuda sanmıyorum zaten.

Sence KKKnın(Ku Klux Klan örgütü) kardeşi mi?
İddiasına varım ki annesi ona doğruyu da hiç öğretmemiştir zaten
Sırf TA kalmak için oylarınızı istiyor
Dediğinin yarısını yapmaz

Tom Sneddon soğuk adamın tekidir
Tom Sneddon soğuk adamın tekidir
Tom Sneddon soğuk adamın tekidir
Tom Sneddon soğuk adamın tekidir

Tom Sneddon soğuk adamın tekidir
Tom Sneddon soğuk adamın tekidir
Tom Sneddon soğuk adamın tekidir
Tom Sneddon soğuk adamın tekidir

FBIa mektup yazar mı?
Ya yapacağını ya da öleceğini söyler mi?

Tom Sneddon soğuk adamın tekidir
Tom Sneddon soğuk adamın tekidir
Tom Sneddon soğuk adamın tekidir
Tom Sneddon soğuk adamın tekidir

Tom Sneddon soğuk adamın tekidir
Tom Sneddon soğuk adamın tekidir
Tom Sneddon soğuk adamın tekidir

Tom Sneddon soğuk adamım tekidir.


Kelimelerin gücüyle adam devirmek

Sanatın, kelimelerin gücünü, kendi içinizdeki zekayı kullanarak ve eğer bağlantı kurabildiyseniz 'sonsuz ışık'ı da ekleyerek bir insanı al aşağı etmemeniz mümkün değildir. Üzerinize çamur bile bulaşmaz.

Bize bu bilgileri öğreten Dünya Ana'ya teşekkürler.

ARZ

Paralelmiş, inmiş, yalan!

İnmiş, min'miş, paralelmiş; yalan! İnlerine ineceklermiş, aklanacaklarmış, paklanacaklarmış! Sallamayın artık koçum! Masumu, mağduru hiç boşuna oynamayın, halkı da hala ayakta uyutmaya devam etmeyin koçum!

'Devlet içine sızmış çeteler' diyorsun; sallama!.. "12 yıl devlet devletliğini bilmedi de, önüne gelen içeri düstursuz girdi, istediğini yaptı." mı diyorsun yani?! Sallama koçum, sallama!

Bir de sanki adaletin, yapılmış hırsızlıkların, yolsuzlukların yargılanmasını da, 12 yıldır uyuttuğunuz halk yapacakmış gibi, "30 Mart'dan sonra bunların hepsinin cevabını vereceğiz!" diyorsunuz!

Bu kadar cehalet, bilgisizlik ve şeytaniyet içinde olabilir bir insan! Seçim sandıkları ne zamandan beri adaletin en üst mercii oldu koçum? Sallama sallama!

O zaman bir zahmet şu 30 mart seçimlerinden sonra benim vergi borçlarım, trafik ceza birikmişlerim filan varsa, onları da sandığa soralım lütfen! Koyunlar isterse belki borçlarımdan da muaf olurum, belli mi olur? Hatta sandık hazretleri uygun bulurlarsa; belki Ali İsmail'in ve Berkin Elvan'ın da katilleri en şerefli şekilde ve üst mevkilere terfi etmiş şekilde hayatlarına devam ederler ha?!

Hey Allah'ım yarabbim! Sen bu ülkedeki düşünen insanlara ve gerçek vatanseverlere sabır, biraz da şans ver!

ARIZA ADAM
Ömer Dalman
15.03.2014

13 Mart 2014 Perşembe

Hayranlarını her zaman savunur

Seven kitlemi asla kimsenin karşısında küçük düşürmem, düşürtmem! Bilmediğiniz zamanlarda bana 'benim kitlemin yeterli kültür düzeyinde olmadığını, yaşlarının küçük sorumsuz gençler olduğunu' açıkça belirten yakınlarım bile oluyor.

Ben bunlara anında gereken cevapları her zaman en sert şekilde veriyorum.

Siz kimsiniz lan benim kitleme, beni yaşama bağlayan bu ruhlara o ucuz dillerinizi uzatıyorsunuz?!

Sizin ederiniz, benim en rezil ve çaresiz hallerim kadar delikanlı olsaydı; zaten bu tür sözlerle karşıma gelmezdiniz! Ben bu yüzden Arıza Adam'ım ve sadece kendi aydınlanmama kavuştum ve kendi yolumu inşa ettim.

Bu gafillerin bilmediği bir şey daha var ayrıca. Benim izleyenlerim arasında her kategoriden insan vardır. Kendileriyle zaman zaman haberleşiyorum. Okumuşu da var, mühendisi de, mimarı da var. Yaşı ileri olanı da var, henüz 18'ine basmamış olanı da var. Benim farkım; sizler yani fosiller gibi ne zihnimi, ne benliğimi, ne de yaşayış şeklimi kategorize etmemiş olmamdır. Ben neysem oyum. Ben çocuğum, ben aydınım, ben bilgeyim, filozofum ve ben halkın kendisiyim. Aynen onun gibi çileden çileşeye koşarım, bana yönelen iş veya özelimdeki haksızlıklara karşı dik dururum.

Ben eğlenmeyi de severim, pis olmayı da severim, çocuklar gibi şen olmayı da, hesap sormayı da!

İşte böyle, benim gibi doğal olmayı ve felsefeli şekilde dolu dolu dibine kadar yaşamayı amaç edinmiş her izleyenim de benim canımdır! Bana gelip de, sizleri eleştiren karım dahi olsa; karşısında anıt gibi dikilirim ve mutlaka tepkimi gösteririm!

Ha!.. Bu mesajımla ilgili olarak, 'Popülerliği artırıp kitlenin kalbine temas amaçlı güzellemeler' diyenler olabilir. Ama öyle değil... Ben aynen bu konuda eşimle kavga eden adamım mesela. diğer sülale elemanlarımla da... Ama tabii ki hislerimi arada kitleye açarak, gönül bağımı kuvvetlendirip, daha çok seven elde etmek istiyorum. Ama takdir edilmek için bazen seslenmem de lazım ki ruhum beslensin.

Beni hayata bağladığınız için, benle eğlendiğiniz, benle düşündüğünüz için size sonsuz kere teşekkür ederim. Allah'ımıza şükürler olsun.


ARIZA ADAM

Rüyalarındaki önemli temasları

Michael Jackson:

Kendisini uzun aralıklarla da olsa yıllarca rüyalarımda gördüm. Toplasanız onbeşi geçmez ama.

Uzun yıllar rüyamda görmeme rağmen o sırada hiç yakınına gidemedim ve temas edemedim. Bu yıl nedense bir fark oluştu bu anlamda ve son birkaç rüyamda ona dokundum, hatta ingilizce iki-üç cümlelik sohbet bile ettim. Çok ilginç bir etkileşimdi. Daha geçenlerde de oldu bu bir kere. Muhteşem bir motivasyon...

Unutmayın; Yaratan bizden sınırları aşmayı ve alemlere ulaşmayı istedi en başta. Bu sırra inananlar çok şeyin mümkün olduğunu zaten bilir.

İnsan resmen bir başka biriyle temas edebiliyor rüyasında ölü veya canlı. Ona dokunmuş ve onunla bir iki cümle konuşabilmiş olmak beni çok pozitif etkiliyor. O gün kalktığımda etkisi üzerimden asla silinmiyor. Hatta hayat boyu sürebiliyor o moral bir köşede saklı olarak.

Unutmayın; benlik sonsuzdur, sınırları yoktur. Beden sınırı sadece çözülmesi gereken zevkli bir şifredir. Edindiğiniz ve varlığınızda ortaya çıkarttığınız bir gizem, o andan itibaren sizin benliğinizde dilediğiniz zaman kullanıma hazır bir mucizedir. Zaman sınırı asla yoktur. Alemlerde zamanın olmağı dini bilgisini de hatırlayın ve inanın.


Zeki Müren:

Kendisini her zaman çok dinlemiş, şarkılarından ilhamlar almış bir insanım. Zeki Müren de bir çok sanatçı gibi benliğindeki bir çok sınırı doğuştan kaldırmış bir ruhtur.

Onu rüyamda bir kere gördüm, ancak konuşamadım kendisiyle. O zaman hayattaydı henüz.

Karanlık bir odada, kapıya arkası döbük şekilde bağdaş kurarak oturmuştu ve Kur-an okuyordu. Sadece ona sakince baktım, biraz onu dinledim ve sonra oradan ayrıldım.


Kenan Doğulu:

Onu asla normal hayatta görmedim. Gittiği barı bilirim, ben de gittim o bara sahibini iyi tanıdığım için, ancak hiç denk gelmedim. Sanırım ben uyurken o ayakta olduğu içindir!..

Rüyamda onunla, Bebek semptimizin sırtlarındaki bir apartmandaki dairesinde epeyce görüştüm. Saçları uzunkenki haliydi. Çok da güzeldi yüzü...

Neşeli ve samimi bir görüşmeydi. Çok ilham aldım o rüyadan da.

Kenan'ın içsel olaylarını bilmem, ama rüyama kadar girdiyse ve bana ilham verdiyse, vardır bir güzelliği diye düşünüyorum.

Unutmayın; ruhsal alemde kimin yakınınız olduğunu yaşayan bedeninizi aşmadan tam anlayamazsınız.


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

10 Mart 2014 Pazartesi

Çok uğraştım

Belasını istiyor herhalde Allah'tan?..
elçi oldum binlerce kere
birarada tutmak için aileyi
dilimi süpürge ettim geceler boyu
yitirmedim umudumu.

burnum kanadı gecelerce
kağıtlara desen düzdüm de
yine sormadı
derdin ne diye?..

alkole düştüm
sigaralarda boğuldu nefesim
sormadı neden diye
öpmedi sabah beni
acıyıp da en azından
yine tutmadı elimi.

Allah'a şükür çilem bol.
sevdiği kuluna verirmiş diye duydum
dert etmedim, sabrettim.

İmana davet ettim
vicdana davet ettim
kızımız var diye
üzülmesin diye
dinletemedim...

Belasını istiyor herhalde Allah'tan?..
başka ne diyeyim?
aklı mı tutulmuş bunun
ruhu mu lanetlenmiş ya da?
anlamadım...

Oysa ki ben
birarada tutmak için aileyi
çok uğraştım.


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

Ne alaka?

Kokuyorsun diyor bana
küfrediyorsun diyor.
Sadece yanlış tarafından bakıyor.

Beslenmedikçe sevgiyle bu ruh
okşanmadıkça başım çocuklar gibi
görmedikçe israrımı en saf haliyle
düşman ilan edersin tabii beni!

Düşmanlığımsa çok serttir
lekem ömür boyu çıkmaz
pis kokum ruhuna siner demiştim
almadın ciddiye...

Şimdi parçalanıyorsun
kenelerim teninde
kesif ceset kokum üzerinde
kalkmaya çalışıyorsun ayağa
ve hala
hala düşmansın bana
koynundaki adama.

Barış peşindeyim en baştan beri
sense hala inatçı bir düşman.
İşler bekliyor
zararlar peşpeşe
düşmanların gıyabında...
ve yardım etmek isterken ben hala
yine oynadın hep yanlış ata.

Kokuyorsun diyorsun
küfretme diyorsun bana?!
Kafayı mı yedin sen?
ne içtin sen?!

Ciddi misin?
ne alaka?..


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

9 Mart 2014 Pazar

Olmadı


Tek istediğim biraz coşku
biraz yaşama sevinci
biraz üretkenlik
biraz iş

akşamları mutlu iki çift göz
tatlı birkaç söz
ve uyanmak için sabah
biraz yaşama sevinciydi.

ama yine olmadı...
olamadı...

yine umudum bir şişe kırmızı şaraba mahkum
dumanım kulübeden ormana yayılıyor
baykuşlar merakta
saklanmış gece hayvanları
sabaha çıkar mıyım
meraktalar.

Yoktu ki kötü bir niyetim...
Ben neden böyleyim?
Biz ne hata ettik de
şişelerle iletişimdeyim
doğrudan kelimeler
güzel bakışlar yerine?

Tek istediğim biraz coşku
biraz muhabbet
ve işlerin tıkır tıkır yürümesiydi.
Haydi mutlu iki çift gözü de geçtim
bu kadar hesapsızca kırılmamaktı.

ama yine olmadı...
olamadı...


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

5 Mart 2014 Çarşamba

Anlamadınız mı?

Anlamadınız mı hala?!
yetmedi mi?!..

İstemiyorlar iyiliğinizi!
amaçları var
düşündüğünüzden de başka...

Birbirinizin boynunda elleriniz
iki lokma bir hırka peşindeyken siz
götürdüklerini, bitirdiklerini
görmediniz mi?!

Anlamadınız mı hala
o kutsal ışık yolunda aldatıldığınızı
ışığınızın karartıldığını?!
çocuğunuza ilaç alamazken siz
babaların-oğulların götürdüklerini?!

Ortaksınız bu günaha
bir vatanın satılışına!
hesap soracak atalarımız
gelmeyecek iki yakanız biraraya
anlamadınız mı hala?!

Düşman edindiğiniz kardeşiniz!
Devirmeye can attığınız cumhuriyetimiz!
Olmazsa adalet, hukuk, özgürlük
nefes bile alamayacaksınız!

Anlamadınız mı hala?!


ARIZA ADAM
Ömer Dalman

Günlük Sohbetler (17.02.2014)



Sonunda internete sansürü de yedik!.. İztanbull Valesi mutlu'dan gelen son tweet! :).. Pazatresi sendromunun görünen etkileri!.. Türkçe Rap'in krallarından Yener Çevik'e güzelllemeler!.. ve daha neler neler! :)))

DİKKAT! BU VİDEO ALKOL VE TÜTÜN ÖĞELERİ İÇERİR! ALKOL VE TÜTÜN ÖĞELERİNİ TÜKETMEK RUHA VE BEDENE ZARARLAR VERİR! ASLA ÖZENMEYİN! İBRET OLARAK İZLEYİN!

Samimi ve aykırı muhabbetler için lütfen sayfamızı beğenin!
https://www.facebook.com/ArizaAdamTurkey

Kutucu'ya berat; Fazıl Say'a ceza!??



Fazıl Say'a 10 ay mahkkumiyet veren mahkeme Süleyman Aslan'ı tahliye edince, Fazıl Say karara tepki gösterdi. Bu haberi gören Arıza Adam'sa yine yerinde duramadı ve "Facebook Özgürce Sayfası"na selam gönderirken; bir yandan da yapılan olayı eleştirdi. :)))

http://www.facebook.com/ArizaAdamTurkey


Vatanını seven her birey; ülke yönetimi, ülke bütünlüğünü etkliyecek büyük hatalara düştüğünde, ifade, düşünce ve birey hakkı dolayısıyla ülke yöneticilerini kendi çapında uyarma ve sesini duyurma hakkına sahiptir! Herşey ülkenin huzuru ve demokrasisi içindir.

Ayrıca bu bir 'mizahî siyasî hicivdir.


Bu bir mizah videosudur ve mizah çoğu zaman gerçek hayat içindeki öğelerden somut örnekler içerir! Arıza Adam özelde hiçbir kişiyi veya kurumu hedef almaz ve onları yıpratmak istemez! Arıza Adam; toplumu yanlış yöne ve sınırlı algıya sevk eden zararlı kişileri ve kavramları, mizah yoluyla eleştirme amaçlı yaratılmış bir mizah tiplemesidir! Arıza Adam; yürütmekte olduğu sert tarzla toplumun yanlış öğelerine ayna olmayı amaçlar! Bizzat kendisi; Allah'a, yani Yaratıcı'ya yüzde yüz inanan bir felsefeyle yaşamaktadır ve gönül gözü ile bakmaya inanır. Toplumdaki iyiyi de, kötüyü de doğal kabul eder. Bireyin iyisini de, kötüsünü de doğal kabul eder!

Facebook ÖZGÜRCE'ye 'özgürce' hediye!



Arıza Adam'ın kendi evi dışında ikinci evi saydığı Özgürce Grubuna yine içinden gelen bir hediye! :))) Kendi sayfası haricinde en sık ziyaret ettiği ve mutlu olduğu tek grup; Özgürce...

Muhabbetin en samimisi, ayarsızı ve güldüreni için lütfen sayfamızı beğenin! :)
http://www.facebook.com/ArizaAdamTurkey

Bu bir mizah videosudur ve mizah çoğu zaman gerçek hayat içindeki öğelerden somut örnekler içerir! Arıza Adam özelde hiçbir kişiyi veya kurumu hedef almaz ve onları yıpratmak istemez! Arıza Adam; toplumu yanlış yöne ve sınırlı algıya sevk eden zararlı kişileri ve kavramları, mizah yoluyla eleştirme amaçlı yaratılmış bir mizah tiplemesidir! Arıza Adam; yürütmekte olduğu sert tarzla toplumun yanlış öğelerine ayna olmayı amaçlar! Bizzat kendisi; Allah'a, yani Yaratıcı'ya yüzde yüz inanan bir felsefeyle yaşamaktadır ve gönül gözü ile bakmaya inanır. Toplumdaki iyiyi de, kötüyü de doğal kabul eder. Bireyin iyisini de, kötüsünü de doğal kabul eder!